Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12470 E. 2023/4560 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12470
KARAR NO : 2023/4560
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ilama aykırılık şikayeti dolaysıyla yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yerine şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; icra emrinin ilama aykırı olduğunu, icra emrinde muhtelif bedellerde çok sayıda alacak kalemi belirtildiğini ancak bu alacak kalemlerinin hangi alacaklılara ait olduğu, alacakların türü, nevi (maddi/manevi tazminat, yargılama gideri, faiz..) ayrı ayrı belirtilmediğini, hangi faiz tutarının hangi alacaklı için istenildiği, hangi alacak kalemine hasredildiği, hangi tarihten itibaren faiz talep edildiğinin icra emrinde belli olmadığını, işlemiş ve işleyecek faiz yönünden açıklama yapılmadığını,takip talebi ve icra emri dayanak mahkeme ilamına uygun olmadığını ve bu haliyle denetime elverişli olmadığını ileri sürerek icra takibinin ve/veya icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklılar cevap dilekçesinde; icra takibi ve icra emrinin usul ve yasaya uygun olduğunu, mahkeme ilamına, alacak kalemlerine, miktarlarına, türlerine, faiz oranlarına, faiz başlangıç tarihlerine ve borçluların sorumluluk miktarlarına herhangi bir aykırılık teşkil etmediğini, UYAP sistemi üzerinden açılan icra takiplerinde ilam bilgisi ve alacak kalemlerinin sırasının belli bir düzen içerisinde girilemediğini, bunun uyap sistemden kaynaklı bir durum olduğunu ve kendilerine bir kusur atfedilemeyeceğini, takip talebinde görünen her bir alacağın ilamdaki kalemler ile birebir aynı olduğunu, ilam ile icra emri yan yana konulduğunda hangi tutarın hangi alacak kalemine ve kime ait olduğunun kolaylıkla anlaşıldığını, şikayetin kötüniyetli yapıldığını belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilamda hükmedilen alacak kalemleri ve faiz hesabı için alınan bilirkişi raporuna göre takip talebinde ve icra emrinde istenilen alacak miktarlarının aynı olduğu, fazla talepte bulunulmadığı, her bir alacak kaleminin ve bu alacaklara ilişkin faiz miktarının ayrı ayrı istendiği, toplu olarak talep edilmediği, sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın da takip talebinde ve icra emrinde ayrıca belirtilerek yazıldığı, sigorta şirketi tarafından da bu hususta yapılmış bir itirazın olmadığı, sigorta şirketince sorumluluk miktarının da icra dosyasına ödendiği, icra emrinin ilama uygun olarak düzenlendiği ve icra emrinin iptali veya düzeltilmesi gereken bir hususun bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesi içeriğini tekrar ederek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak ilamın incelenmesinde; (ilamda yer alan) her bir davacı için ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat ile vekalet ücretine hükmedildiği, yargılama giderlerinin ise tüm davacılar yönünden ortak olarak tesis edildiği gibi işleyecek faiz tutarlarının (ilamda yer alan) davalılar için ayrı ayrı gösterildiği, takip ve icra emrinde ise; (ilamda yer alan davacı) alacaklıların adının yazıldığı olduğu ancak ilamda hükmedilen alacak kalemlerine göre takipte istenen alacak kalemlerinin ne olduğu ve hangi alacaklı için istenildiğinin belirtilmediği, işlemiş faizin ise hangi alacak kalemi için olduğunun da belirtilmediği, İİK’nın 41. maddesi delaleti ile aynı kanunun 58. maddesinde takip talebinde bulunması gereken unsurların neler olduğu düzenlendiği, İİK’nun 58. maddesine göre, takipte “alacağın”, “faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün”ün gösterilmesi gerektiğinin düzenlendiği, somut olayda, her bir alacaklı için istenen alacak tutarının ayrı ayrı ve açıkça ne kadar olduğu gösterilmediği gibi, istenen alacak tutarının ilamda hükmedilen hangi alacağa yönelik olduğu, her bir alacak kalemi yönünden alacak kalemleri ile ilişkinlendirilmek suretiyle istenen faizin ne kadar olduğu ve faizin başladığı günün icra emrinde gösterilmediği, dolayısıyla, bu durum (yukarıda anılan) yasal düzenlemeye aykırı olduğu gibi takip borçlularının, ilamda yer alan hükümlerin takipte usulünce talep edilip edilmediğinin denetimini (ve buna yönelik itiraz ve şikayet hakkını) kısıtlar mahiyette olduğu gerekçesiyle şikayetçi borçlu tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yerine şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklılar temyiz dilekçesinde, cevap dilekçesi içeriğini tekrar ederek, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile de haklı olduklarının anlaşıldığını, icra emrinde ilama aykırılık saptanmadığını, alacaklı asillerin mağduriyetine mağduriyet eklendiğini belirterek kararın bozulmasına ve şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilama aykırılık şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16 maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.