YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12479
KARAR NO : 2023/134
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, esasa girilmediğinden davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı/borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı/asıl kredi borçlusu vekili dava dilekçesinde; taşınmaz satış ilanının usulüne uygun yapılmadığını, kıymet takdirinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ihaleye esas değerin taşınmazın esas değerinin çok altında olduğunu, satış ilanı ve şartnamede taşınmazın önemli vasıflarına yer verilmediğini, satış ilanının ulusal gazetede ilan edilmemesinin katılımı azalttığını, çevre sakinlerinin ihale katılmamasının ihaleye fesat karıştırıldığı yönünde soruları akıllara getirdiğini ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı ve ihale alıcısı vekilleri ihalenin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihaleye konu taşınmazın kesinleşen muhammen bedelinin 2.165.000 TL olduğu, taşınmazın 2.701.000 TL’ye ihale edildiği, taşınmaz muhammen bedellerinin üzerinde ihale edildiğinden zarar unsurunun gerçekleşmediği, şikayetçinin İİK’nın 134. maddesi kapsamında kendi menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, esasa girilmediğinden davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı/borçlu vekili; taşınmaz satış ilanının usulüne uygun yapılmadığını, kıymet takdirinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ihaleye esas değerin taşınmazın esas değerinin çok altında olduğunu, satış ilanı ve şartnamede taşınmazın önemli vasıflarına yer verilmediğini, satış ilanının ulusal gazetede ilan edilmemesinin katılımı azalttığını, çevre sakinlerinin ihale katılmamasının ihaleye fesat karıştırıldığı yönünde soruları akıllara getirdiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kıymet takdir raporunun davacı/borçlu vekiline UETS aracılığıyla 02.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği, takip borçlularından (taşınmaz maliki) Aliye Yüksel tarafından kıymet takdir raporuna itiraz edildiği, İstanbul … 25. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 17.06.2021 tarih, 2020/469 E. 2021/317 K. sayılı kararı ile “dava konusu taşınmazın fiili haciz tarihi olan 17.09.2020 tarihi itibariyle değerinin 2.165.000 TL olduğunun tespitine” karar verildiği, taşınmazın kesinleşen değer üzerinden satışa çıkartıldığı, satış ilanının da davacı borçlu vekiline 22.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacının diğer ilgililere yapılan tebligatın usulsüzlüğünü ileri sürmesinin mümkün olmadığı, satış ilanının basın ilan kurumundan gelen yazı cevabından da anlaşıldığı üzere tirajı 50.000’in üzerinde Aydınlık gazetesinde yayınlandığı, 2.165.000 TL değer takdir edilen taşınmazın değerinin üstünde 2.701.000 TL bedelle ihale edildiği, ihaleye fesat karıştırıldığı yönünde bir iddianın söz konusu olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/borçlu vekili
temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı/asıl kredi borçlusu vekili; taşınmaz satış ilanının usulüne uygun yapılmadığını, kıymet takdirinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ihaleye esas değerin taşınmazın esas değerinin çok altında olduğunu, satış ilanı ve şartnamede taşınmazın önemli vasıflarına yer verilmediğini, satış ilanının ulusal gazetede ilan edilmemesinin katılımı azalttığını, çevre sakinlerinin ihale katılmamasının ihaleye fesat karıştırıldığı yönünde soruları akıllara getirdiğini, bu nedenle ihalenin feshine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl kredi borçlusunun kendisine ait taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.