Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12498 E. 2023/4846 K. 11.09.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 21:25


YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12498
KARAR NO : 2023/4846
KARAR TARİHİ : 11.09.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi


Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte borca itiraz ile zaman aşımı itirazından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı-borçlu asiller tarafından ayrı ayrı istinafı üzerine, İlk Derece Mahkemesince davacı ... süresinde istinaf dilekçesi vermediğinden istinaf dilekçesinin reddine karar verildiği, davacı ... tarafından ek kararın da istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ...'in ek karara yönelik istinaf talebinin süre yönünden usulden reddine, davacı ...'nin başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı ... yönünden şikayetin kabulü ile, ... İcra Müdürlüğünün 2019/49586 esas sayılı takip dosyasında takibin davacı ... yönünden İİK.nın 169/a maddesi gereğince durdurulmasına, yasal şartları oluşmadığından davalı aleyhine tazminata hükmolunmasına yer olmadığına, davacı borçlu ... tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-borçlu asillerin dava dilekçesinde;takibe konu senetlerin iş karşılığında teminat olarak verildiğini, senetlerin borç senedi olmadığını, gerek senet metninden gerekse ekli sözleşmeden senetlerin teminat olarak verildiğinin görüleceğini, öte yandan bir senedin kambiyo senedi niteliği taşıması için gerekli olan 3 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile takibin iptalini, davalı-alacaklının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu senedin kambiyo vasfına haiz olduğunu, bononun bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olduğunu, davacıların borçlu olduklarını ikrar ettiklerini, 30.12.2016 vade tarihli senedin 26.12.2019 tarihinde takibe konu edildiğini ve haliyle zamanaşımı süresinin de dolmadığını, bir senedin teminat senedi olabilmesi için gereken unsurların, işbu davaya konu takibe dayanak senette mevcut olmadığını, bu nedenlerle davanın reddi ile davacı-borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak senedin yasal unsurları taşıdığı, davacıların takibe konu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin itirazının değerlendirilmesinde; takibe konu senedin keşide ve düzenlenme tarihleri farklı olup, davacılar tarafından ibraz edilen adi yazılı protokolde senetlerin tanzim ve vade tarihlerine ilişkin olarak açık bir şekilde açıklama yapılmadığı, bu sebeple takibe konu senedin teminat senedi olarak verildiğinin mahkemece kabul görmediğini, davacıların takibe konu bononun zaman aşımına uğradığına ilişkin itirazının değerlendirilmesinde; icra takibine konu bononun vade tarihinin 30.12.2016 olduğu, takibe konu bononun vade tarihinden itibaren 3 yıllık zaman aşımı olduğu ve takip konusu bononun zaman aşımının 30.12.2019 tarihinde dolacağı, icra takibinin ise 27.12.2019 tarihinde harç yatırmak suretiyle açılmış olduğu görülmekle itiraza konu bononun 3 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan takip başlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu asiller ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
-Davacı ... Asker istinaf dilekçesinde özetle; takibine konu senedin teminat senedi olduğunu, bedeli, tarafları, miktarı ve vade tarihinin açık olduğunu ve bahse konu protokolde bu hususun belirtildiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

-Davacı ... istinaf dilekçesi ve ek karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; takibine konu senedin teminat senedi olduğunu, bedeli, tarafları, miktarı ve vade tarihinin açık olduğunu ve bahse konu protokolde bu hususun belirtildiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...'ın istinaf talebi yönünden; HMK'nın 346/2. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinin reddi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması gerekmekte olup, somut olayda, kısa kararın davacı asile 18.11.2020 tarihinde tefhim edildiği, davacının 01.02.2021 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurduğu, mahkemenin 07.07.2021 tarihli ek kararı ile istinaf dilekçesinin reddine karar verildiği, iş bu kararın davacı vekiline 21.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, her ne kadar davacı vekili Av. ... tarafından dosyaya 26.04.2021 tarihinde vekillikten çekilme dilekçesi ibraz edilmiş ise de söz konusu dilekçenin davacı asile 04.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, vekilin görevinin asile tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süreyle devam ettiği, davacı asilin ek karara karşı yasal süre geçtikten sonra 11.01.2022 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurduğunun anlaşıldığı, davacı ...'ın istinaf talebi yönünden; satış sözleşmesi ve ek protokol birlikte değerlendirildiğinde; protokol içeriğindeki taraflar, miktar ve vade tarihi takibe konu bono ile aynı olup, bahse konu bononun taraflar arasındaki ilişkinin teminatı olarak verildiği, anılan maddelerde belirtildiği şekilde kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermediğinin anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince, protokolde yazılı tarihin keşide tarihi mi vade tarihi mi olup olmadığının anlaşılamadığından teminat senedi olarak kabul edilemeyeceği yönünde hüküm tesis edilmiş ise de protokolde yazılı senet tarihi ile takibe dayanak gösterilen bononun tediye tarihinin aynı olduğu, bu sebeple itirazın reddi yönünde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı ...'in ek karara yönelik istinaf talebinin süre yönünden usulden reddine, davacı ...'nin başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı ... yönünden şikayetin kabulü ile, ... İcra Müdürlüğünün 2019/49586 esas sayılı takip dosyasında takibin davacı ... yönünden İİK.nın 169/a maddesi gereğince durdurulmasına, yasal şartları oluşmadığından davalı aleyhine tazminata hükmolunmasına yer olmadığına, davacı borçlu ... tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ...’ye karar 21.01.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 10 günlük istinaf süresi 31.01.2021 tarihi ile sona ermiş bulunmakla davacı ...’nin istinaf istemi süresinde olmadığından istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca dava konusu senedin teminat senedi değil, borç senedi olduğundan bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte takibe dayanak senedin teminat senedi olduğundan bahisle borca itiraz ile takibin kesinleşmesinden önce zamanaşımı itirazına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,İİK'nın 168/3., 169/a-3. maddeleri, TTK'nun 661 ve 662. maddeleri, YHGK'nun 14.03.2001 tarih 2001/12-233 ve 20.06.2001 tarih 2001/12-496 sayılı kararları.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,


Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.