YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12530
KARAR NO : 2023/205
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki meskeniyet şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayet eden 3. kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet eden tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; eşi aleyhine … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2020/9747 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve … İli … İlçesi … Mahallesi 695 ada 7 numaralı taşınmazın haczedildiğini, ancak taşınmazın borçlunun haline münasip evi olduğunu, … 2. İcra Dairesine yaptıkları meskeniyet ve haczedilmezlik itirazının İcra Müdürlüğü tarafından 10.06.2022 tarihli yazısı ile reddedildiğinden bahisle şikayetin kabulü ile taşınma üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Yargıtay’a göre icra takibinde meskeniyet savında (haczedilmezlik şikayetinde) bulunma hakkının yalnızca tapu maliki borçluya ait olduğu, bu hakkın borçlunun kişiliğine bağlı bir hak olduğu, borçlu dışındaki kişilerin bu hakkı bulunmadığı, borçlunun eşi üçüncü kişi durumunda olduğundan meskeniyet şikayetinde bulunamayacağı, yalnızca istihkak iddiasında bulunabileceği, eşlerden birinin borcundan dolayı aile konutunun haczedilemeyeceğine ilişkin olarak diğer eş tarafından yapılan şikayetin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerektiği kabul edildiğinden, somut olayda aile konutu olduğu gerekçesiyle meskeniyet iddiasında bulunan kişinin icra takip dosyasındaki borçlunun eşi olduğu anlaşılmakla” gerekçesiyle şikayetin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden 3. kişi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Anayasa Mahkemesi’nin emsal kararları doğrultusunda borçlunun eşinin aile konutuna ilişkin güvenceden yaralanarak meskeniyet şikayetinde bulunabileceğinden bahisle yerel mahkeme kararının kaldırılarak şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “somut olayda, meskeniyet şikayetinde bulunan kişi takip borçlusu…’ın eşidir. Hacze konu taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Anayasa Mahkemesinin anılan hak ihlali kararının somut uyuşmazlıkta uygulanamaz. Şikayet tarihi itibarı ile hacze konu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunmadığından ve şikayetçi takibin borçlusu olmadığından, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde .şikayet eden 3. kişi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarla, Anayasa mahkemesinin 12.12.2019 tarihli 2016/10454 sayılı kararına göre borçlunun eşi, aile konutuna ilişkin güvencelerden yararlanarak meskeniyet şikayetinde bulunabileceğinden bahisle yerel mahkemece Anayasa Mahkemesinin emsal kararını göz önünde bulundurarak mahallinde keşif yapıp ilgili taşınmazın aile konutu olup olmadığına ilişkin araştırma yaptıktan sonra hüküm kurulması gerektiğini, aksi uygulamaların anayasada güvence altına alınan aile yaşamına saygı hakkının ihlali teşkil edeceğinden bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meskeniyet şikayeti nedeniyle taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.