Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12541 E. 2023/4848 K. 11.09.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 19:58
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12541
KARAR NO : 2023/4848
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi-borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-borçlu vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işbu takipten 13.10.2021 tarihinde iş yerine gelen haciz memurlarından öğrenerek ilamsız takibe aynı gün itirazda bulunduğunu, müvekkiline gönderilen ilk ödeme emri tebligatının icra müdürlüğüne iade döndüğünü, ilk tebligatta muhatabın tanınmadığının posta memuru tarafından şerh edildiğini, ancak bu bilginin kimden alındığının yazılmadığını, adreste olup olmadığı, oturup oturmadığı komşularından, kapıcıdan vb. mukim kimseden sorulmadan doğrudan TK'nun 21/2 maddesi uyarınca tebligat yapılamayacağını, somut olayda tebligatın doğrudan muhtara bırakıldığından usulsüz olduğunu belirterek şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin 13.10.2021 olarak düzeltilmesi ve müvekkili tarafından süresinde ilamsız takibe itiraz etmiş bulunduğundan takibin durdurulmasına karar verilerek, usulsüz tebligat ile kesinleşen takipte müvekkilinin haczedilen malları üzerindeki tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dosya üzeri karar verildiğinden cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra müdürlüğünce borçlu adına "..." adresine gönderilen tebligatın tanınmadığından bahisle iade edildiği, bunun üzerine mernis adresi olan aynı adrese TK'nun 21/2 maddesi uyarınca şerhli olarak tebligat çıkartıldığı ve tebligatın TK'nun 21/2 maddesine göre usulünce yapıldığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi-borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayet dilekçesini tekrarla, İlk Derece Mahkemesince şikayetlerine dair hiçbir inceleme yapılmadığını, icra dosyasında müvekkile yapılan tebligatın usulsüz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, borçlunun bilinen adresine çıkarılan tebligatın iade edildiği, ardından alacaklı vekilinin talebi üzerine TK'nın 21/2. maddesine uygun şerhi içeren tebligatın mernis adresinde tebliğ edildiği, davacı borçlunun bu adrese yönelik bir itirazının bulunmadığı, tebligatın komşulardan gerekli araştırma yapılmadan tamamlanması nedeni ile usulsüz olduğunu ileri sürdüğü, ancak 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için muhatabın nerede bulunduğu hususunun komşulardan araştırılmasına gerek olmadığı, borçluya yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunun kabulü gerektiği, HMK.355 mad. gereğince kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususun bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayeti ile haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TK'nun 21/2. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi-borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.