YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12551
KARAR NO : 2023/34
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazların muhammen bedelin üzerinde satıldığından bahisle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili, dava dilekçesinde, satışa konu 5 adet taşınmaza ilişkin kıymet takdirinin 31.01.2020 tarihinde yapıldığını, kıymet takdirine itirazda bulunduklarını, raporun üzerinden 1 yıl 11 ay geçtiğini ve bu süreçte taşınmazların değerinin günümüz koşullarından uzak kaldığını, satış isteme sürelerine riayet edilmediğini, ilanda 2. sırada, 4. sırada ve 5. sırada yer alan bağımsız bölümlerin içine girilmeden kıymet takdiri yapıldığını, buna göre hazırlanan kıymet takdiri ve satış ilanının eksik olduğunu, ihaleye katılım ve rekabet ortamını da engellediğini, ilanda 3. sırada ve 6. sırada yer alan bağımsız bölümlerin önemli unsurlarına ilanda yer verilmediğini, değerinin düşük takdir edildiğini ileri sürerek satış ilanındaki 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu taşınmazlar yönünden 31.12.2021 tarihli ihalelerin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde, kıymet takdir tarihinden itibaren 2 yıllık süre geçmeden satış yapıldığını, borçlunun iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ihaleden önceki sebeplerin ihalenin feshi davasında ileri sürülemeyeceğini, davacı borçlunun kıymet takdirine itiraz ettiğini ancak avans yatırmadığından kıymet takdirine itiraz davasının reddedildiğinden taşınmazların kıymetine dair hususlarla ihalenin feshinin talep edilemeyeceğinden bahisle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ihalede taşınmazın satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğunu, bu durumda, zarar unsurunun gerçekleşmemesi karşısında davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili, kıymet takdirinin 31.01.2020 tarihinde yapıldığını, kıymet takdirine itirazda bulunduklarını, raporun üzerinden 1 yıl 11 ay geçtiğini ve bu süreçte taşınmazların değerinin günümüz koşullarından uzak kaldığını, satış isteme sürelerine riayet edilmediğini, ilanda 2. sırada, 4. sırada ve 5. sırada yer alan bağımsız bölümlerin içine girilmeden kıymet takdiri yapıldığını, buna göre hazırlanan kıymet takdiri ve satış ilanının eksik olduğunu, ihaleye katılım ve rekabet ortamını da engellediğini, ilanda 3. sırada ve 6. sırada yer alan bağımsız bölümlerin önemli unsurlarına ilanda yer verilmediğini, değerinin düşük takdir edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayet konusu taşınmazların tamamının muhammen bedellerinin üzerinde satılmış olduğundan, kıymet takdirine ilişkin şikayeti usulden reddedilen ve buna dair herhangi bir şikayet nedeni bulunmayan borçlunun bu aşamada kıymet takdirine itirazının incelenemeyeceği anlaşılmakla zarar unsuru yokluğu nedeni ile şikayetin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili,kıymet takdirinin 31.01.2020 tarihinde yapıldığını, kıymet takdirine itirazda bulunduklarını, raporun üzerinden 1 yıl 11 ay geçtiğini ve bu süreçte taşınmazların değerinin günümüz koşullarından uzak kaldığını, satış isteme sürelerine riayet edilmediğini, ilanda 2. sırada, 4. sırada ve 5. sırada yer alan bağımsız bölümlerin içine girilmeden kıymet takdiri yapıldığını, buna göre hazırlanan kıymet takdiri ve satış ilanının eksik olduğunu, ihaleye katılım ve rekabet ortamını da engellediğini, ilanda 3. sırada ve 6. sırada yer alan bağımsız bölümlerin önemli unsurlarına ilanda yer verilmediğini, değerinin düşük takdir edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK 112, 118, 134 üncü ve devamı madde hükümleri
7343 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 17. maddesi .
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.