YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12573
KARAR NO : 2023/703
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3477 E., 2022/2313 K.
DAVA TARİHİ : 17.11.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/424 E., 2021/548 K.
Taraflar arasındaki genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine vaki itirazın kaldırılması isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda; icra takibinin “Kuyucak Yolu Kümeevler No:217/2A Kemalpaşa/ …” adresinde bulunan soğuk hava deposu odalarının kiralanmasına ilişkin 01.04.2017 tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesine dayandığını, 2020 yılının Mart ve Ağustos ayları arası döneme ilişkin 6 aylık kira bedelinin talep edildiğini, borçlunun taşınmazdan Kemalpaşa İcra Dairesi’nin 2019/1879 Esas sayılı dosyası ile 26.08.2020 tarihinde icra dairesi aracılığıyla tahliye edildiğinden ağustos ayına ilişkin kira bedelinin bu tahliye tarihi esas alınarak hesaplandığını ve talep edildiğini, kira sözleşmesinin varlığına, kira miktarına ve imzaya itiraz edilmediğini, kira akdinin 26.03.2019 tarihinde gönderilen ihtarname ile sona erdiğini iddia edilmiş ise de yasada belirlenen şartlar dışında kira ilişkisinin kiraya veren tarafından tek taraflı bildirim ile sona erdirilemeyeceğini, taşınmazın 14.08.2019 tarihide tahliye edeceğine ilişkin noterde taahhütname verildiğini, kiralananın kullandırılmadığı iddialarının doğru olmadığını, kiralananda bulunan bir adet taşınır makine üzerinde hapis hakkı kurulmasının ne kiralanın kullandırılmaması anlamına geldiğini ne de kira bedelinin ödenmemesi için geçerli bir neden oluşturduğunu, borçlunun da kendilerinden alacaklı olduğu iddiasının davanın konusu olmadığını ileri sürerek itirazın kaldırılmasını ve borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı, kira sözleşmesiyle ilgili olarak taraflar arasında herhangi bir çekişme bulunmadığını, noterden verilen tahliye taahhüdüne dayalı olarak Kemalpaşa İcra Dairesi’nin 2019/1879 Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibi sonrası taşınmazın tahliye edilmesine kiralayanın engel olduğunu, bunun da kiralayanın kira parası isteminden vazgeçtiği anlamına geldiğini, takibin kesinleşmesi ile kira ilişkisinin sona erdiğini, kira sözleşmesinin 4 (b) maddesinde belirlenen alanların kiracıya zamanında tahsis edememesi nedeniyle 263.011,66 TL zarar gördüklerini, yapılan delil tespitinde kiralayanın taşınmazı başkasına kiraladığının anlaşıldığını ileri sürerek itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Borçlunun 17.09.2019 tarihli itirazında kira sözleşmesine ve kira miktarına yönelik bir itirazı bulunmadığından kira tutarının kesinleştiği, kiracı-kiralayan ilişkisinin son bulduğunu iddia edilmiş ise de, taşınmazın boşaltıldığı ve anahtarın alacaklıya teslim edildiğinin kanıtlanamadığı, kira borcunun ödendiği veya istenemeyeceğinin İİK’nın 269/c maddesinde nitelikleri belirtilen türde belgelerle ispat edilemediği, hüküm kurmaya elverişli olan 15.10.2021 tarihli rapora göre takipte talep edilen asıl alacak ve işlemiş faiz tutarının istenebilecek tutarlardan fazla olmadığı anlaşıldığından itirazın kaldırılmasına, 68.100 TL tazminatın borçludan alınarak alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
B.1.Borçlu
Borçlu, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü’nün 2019/1879 Esas sayılı tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan takip dosyası, alacaklı olduğunu ileri süren şirketin borçlu şirkete gönderdiğini Uşak 3. Noterliğinin 26.03.2019 tarihli, 3941 yevmiye nolu ihtarnamesi, Uşak 3. Noterliğinin 14.05.2019 tarihli, 6307 yevmiye nolu tahliye taahhütnamesine dayalı takipte kira sözleşmesinin sona erdiğine dair ihtarnameler celp edilmeden eksik delille hüküm kurulduğunu, alacaklı tarafından Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2019/1879 esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibi kesinleştiğinden, kiralananı boşaltmak için gittiklerinde kiralayan şirket yetkililerinin kiralananın boşaltılmasına izin vermediklerini, takip kesinleştiğinden kiracı – kiralayan ilişkisinin sona erdiğini, kiralayanın kiracıya ait kiraz işleme boylama ve paketleme makineleri üzerinde hapis hakkı kullandığını, makinenin bir kişiye yediemin olarak bırakıldığını bildirdiğine göre ancak bu kişiden işgaliye adı altında bir bedel talep edebileceğini, bunun muhatabının kiracı şirket olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla borçlu şirketin alacaklı şirket aleyhine açtığı Uşak 3. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi’nin 2021/125 Esas sayılı dosyasının (takas mahsubu gereken alacakları olduğunu iddia ederek) bekletici mesele yapılması talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kiralayanın kiracıya ait makineyi işlevsiz hale getirmesi nedeniyle davalının gelir kaybına neden olduğunu, bu konuda Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/3608 soruşturma dosyası ile şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/86 D.iş sayılı dosyası ile mevcut bu durumun tespit edildiğini, her ne kadar soruşturma sonucu takipsizlik kararı verilmiş, bu karara yönelik itirazları reddedilmiş ise de, kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan istemin sonucunun beklenmesi gerektiğini, delilleri toplanmadan bilirkişiden ek rapor alınması talebinin reddine karar verildiğini, Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/14 D.iş sayılı dosyası ile yaptırılan delil tespitinde alacaklının kira sözleşmesi ile kiracıya tahsis etmiş olduğu kiralanan bölümde başka kişi ve kuruluşlara ait mal ve emtiayı depoladığının tespit edildiğini ve ihtarname gönderilerek kendilerinin uyarıldığını ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve istemin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Borçlunun kira sözleşmesine, kira miktarına yönelik bir itirazda bulunmadığı, kira miktarının kesinleştiği, borçlu tarafça bir başka icra takip dosyasında hakkında tahliye taahhüdüne dayalı olarak takip başlatıldığını ve takibin kesinleşmesi üzerine kiralananı tahliye için gittiklerinde alacaklının tahliyeye müsaade etmediğini, fuzuli şagil durumunda olduğunu, kira akdinin feshedildiğini, kira borcu bulunmadığını iddia etmiş ise de, fiili olarak anahtar teslimine dair bir belge sunulmadığı, devam eden aylara ilişkin kira borcunun işlemeye devam edeceği, bir başka dosyada akdin feshine karar verilmesinin sonuca etkisinin olmadığı, borçlu tarafından kira borcunun ödendiği veya istenemeyeceğinin İİK’nın 269/c maddesinde belirtilen nitelikte belgelerle ispat edilemediği, icra mahkemelerinin dar yetkili olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu gerekçesi ile kamu düzenine aykırılık bulunmayan karara yönelik istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b(1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu; istinaf sebepleri başlığındaki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine vaki itirazın kaldırılmasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 269/c maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179, 90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.