Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12578 E. 2023/262 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12578
KARAR NO : 2023/262
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/343 E., 2014/205 K.

DAVA TARİHİ : 02.07.2013
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasında istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nce kararın onanması ve karar düzeltme isteminin reddi üzerine karar kesinleşmiştir. Kararın kesinleşmesi üzerine davacı vekilinin teminatın iadesi talebi, ek karar ile reddedilmiştir.

Ek karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı üçüncü kişi vekili dava dilekçesinde; rehin sözleşmesine konu olan menkullerin haczedildiğini açıklayarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu şirketin iflasına karar verilmesiyle konusu kalmadığından istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararın davalı … ve Kredi Bankası vekili, davalı … vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 16.10.2017 tarih, 2017/13008 Esas, 2017/12962 karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiştir. Davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı … Kredi Bankası A.Ş vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 19.06.2019 tarih, 2018/11398 Esas, 2019/6199 karar sayılı kararı ile, karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

2.Kararın kesinleşmesi üzerine davacı vekili tarafından dosyaya yatırılan bakiye yabancılık teminatının iadesi talep edilmiştir. Mahkemece yeni tarihli vekaletname sunulması kaydıyla ödeme yapılacağına yönelik olarak davacı vekiline muhtıra gönderildiği, davacı vekilinin 14.10.2020 tarihli dilekçesi ile 22.09.2020 tarihli ihtardan dönülerek teminatın iadesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemenin 21.10.2020 tarihli ek kararı ile davacı vekillerine verilen alt vekille ilgili vekaletnamenin 03.08.2006 düzenlenme tarihi yine asıl vekaletnamenin verildiği 01.08.2006 tarihi ile yabancılık teminatından kalan miktarın talep edildiği 22.09.2020 tarihi arasında 14 yıldan fazla zaman geçmiş olduğu, verilen kararın kesinleşmesine bağlı olarak vekalet ilişkisine esas yargılama faaliyetinin son bulduğu, idari iş niteliği kazanan dosyadaki teminatın iadesi açısından yeni vekaletname sunulmasının zorunlu olduğu,davacı vekiline ait alt vekil yetkisinin, bu yöndeki yetkiyi kullanan asıl vekilin vekaletnamesinde tanınmış olan yetkilerden daha dar kapsamlı olup,ahzu kabz yetkisinin (bedeli tahsil etme) tanındığının açıklanmadığı gerekçesi ile kesinleşen ilam sonrasında yargılama faaliyeti sona erdiğinden davacılar vekillerince teminat iadesi ile ilgili kendilerinden yeni vekaletname istenmesiyle ilgili ihtarda bulunulmasına ilişkin karardan dönülmesine yönelik taleplerinin reddine karar verilmiştir.

3.Davacı vekili 30.10.2020 tarihli dilekçesi ile ek kararın nihai karar niteliği taşımaması nedeniyle 21.10.2020 tarihli ek kararın kaldırılarak bakiye teminatın iade edilmesi talep edilmiştir. Mahkemece 2.11.2020 tarihli ek kararı ile talebinin reddine karar verilmiştir.

4. Davacı vekili, 21.10.2020 ve 02.11.2020 tarihli ek kararlarına karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 01.12.2020 tarih, 2020/4281 Esas, 2020/7723 karar sayılı kararı ile, İİK’nin 363. maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunduğu, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 01.06.2021 tarih, 2021/1767 Esas, 2021/4585 karar sayılı ilamıyla; davacı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.

5.Davacı 17.05.2022 tarihli dilekçesi ile bakiye yabancılık teminatının iadesi talep edilmiş, mahkemenin 2.8.2022 tarihli ek kararı ile davacı vekili her ne kedar bakiye teminatın iadesini kendilerine ödenmesini talep etmiş ise de, aynı taleplere ilişkin olarak Mahkememizin 21.10.2020 tarih ve 02.11.2020 tarihli ek kararlarda teminatla ilgili iade edilme konusunun ayrıntılı olarak değerlendirilerek yasa yolu asıl hükme bağlı olarak temyiz başvurusu olarak belirtilmek suretiyle hükme bağlandığı, ek kararlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı gerekçesi ile kesinleşen ilam sonrasında yargılama faaliyeti sona erdiğinden davacılar vekilinin bakiye teminatın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin 2.8.2022 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı üçüncü kişi vekili, kesinleşen Mahkeme ilamında teminatın iadesine hükmedilmişken ek karar ile hükme aykırı davranıldığını, vekaletnamede süre olmadığını, teminatın iade talebinin dosya taraflarına tebliğ edildiğini ve karşı çıkan olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilamda hüküm altına alınan bakiye yabancılık teminat bedelinin iadesine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
HMK 73, 84, 86 ve 89. maddeleri, Türk Borçlar Kanunu’nun 502, 504 ve 514. maddeleri

3. Değerlendirme
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının 4. bendinde; ”…Davacının Yabancı tüzel kişiliğe sahip olmasından dolayı başlangıçta alınan 210.959,00 USD (Amerikan Doları) teminattan, davacı tarafın yargılama gideri ile vekalet ücreti ödeme sorumluluğuna giren yükümlülüğünü gözetilmek suretiyle 80.000,00 USD (Amerikan Doları) miktarındaki teminat kısmının davacıya iadesine,..” şeklinde hüküm kurulduğu görülmektedir. Bu durumda, davacı vekilinin bakiye yabancılık teminatının iadesine ilişkin talebinin karara bağlanmış ilam hükmü olduğu ve infazı gerektiği, Mahkemenin teminatın iadesi talebinin reddine ilişkin ek kararları ilam mahiyetinde olmadığından Yargıtay’ın temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararının HMK kapsamına kesin hüküm oluşturmayacağı, dosyaya sunulan vekaletname genel vekaletname mahiyetinde olup ahz-u kabz yetkisi içerdiği, vekaletnamede herhangi bir süre sınırlaması bulunmadığı, dosya kapsamında yer alan 6.02.2008 tarihli yetki belgesinde 1.08.2006 tarihli vekaletname zikredilmek suretiyle “Ahzu-kabz yetkisi de dahil olmak üzere ilgili vekaletnamede geçen tüm yetkiler ” denilmek suretiyle Av. Beykan Askan ve Av. Dr. …’a yetki verildiği, yetki belgesinin de süreli olmadığı,bakiye bedelin iadesinin yetki belgesi ile yetkilendirilen vekillerce talep edildiği, vekaletin sona erme sebepleri kanunda belirlenmiş olup bu hususların gerçekleştiği iddia edilmediği gibi vekaletname tarihlerinin eski olması nedeniyle vekalet ilişkisinin de son bulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilam hükmü nedeniyle bakiye yabancılık teminatının iadesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 02.08.2022 tarihli ek kararın BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

18.01.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.