Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12608 E. 2023/4287 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12608
KARAR NO : 2023/4287
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2457 E., 2022/1630 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/1367 E., 2022/568 K.

Taraflar arasındaki tahliye emrinin iptali şikayetinden davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi 3.kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine, hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi 3. kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; taraflarına gönderilen Örnek 2 tahliye emrini 03.12.2021 tarihinde tebellüğ ettiklerini, yasal süresi içerisinde takibe itiraz ettiklerini, tahliye konusu taşınmazın aynına ve mülkiyetine ilişkin olarak … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/169 Esas sayılı dosysasından dava açtıklarını, söz konusu davanın derdest olduğunu, tahliye konusu taşınmaz üzerinde davalıdır şerhi bulunduğunu, mülkiyet hakkının kendilerine ait olduğunu, bu nedenlerle tahliye emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı banka cevap dilekçesinde; icra dosyasından yapılan işlemler neticesinde dava konusu taşınmaz alacağa mahsuben bankaya ihale ve akabinde tescil edildiğini, taşınmazda davacı …’ın işgalci olduğu tespit edilerek tahliye emri gönderildiğini, şikayet dilekçesinde belirttikleri … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/169 Esas sayılı dava dosyası söz konusu taşınmaz ile ilgili olsa dahi davacıların söz konusu dava dosyasını takip etmediklerini ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu ipotekli taşınmazlardan birisi olan borçlu… adına kayıtlı … İli Bağlar İlçesi ….., Mahallesi 4497 Ada 1 Parsel de kayıtlı B/Blok Kat:4 No:16 sayılı taşınmazın 30.05.2019 tarihinde yapılan açık arttırmada alacaklı bankaya ihale edildiği, ihalenin kesinleştiği, taşınmazın ihale alıcısı banka adına tescil işlemlerinin yapıldığı, ardından ihale alıcısı alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğü tarafından taşınmaza gidilerek taşınmazdaki işgalcilerin tespitine yönelik tutanak tanzim edildiği, dosyamız şikayetçisi …’ın icra müdürlüğü tarafından taşınmazda işgalci konumunda bulunduğunun tespit edilmesi üzerine şikayetçi … adına düzenlenen 18.11.2021 tarihli tahliye emrinin 03.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçinin açtığını bildirdiği … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/2268 Esas sayılı dosyasında davacı taraf olarak yer almadığı, tahliye emrinin düzenlendiği tarihte taşınmazın ihale alıcısı adına kayıtlı olduğu, şikayetçi tarafından İİK’nun 135/2 maddesi kapsamında bir belge ibraz edilmediği ve her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceğinden … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/2268 Esas sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılamayacağı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları uyarınca ipotek tarihinden evvelki tarihte resmi bir belge ile taşınmazı işgal ettiğini ispat edemediği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi 3. kişi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi 3. kişi istinaf dilekçesinde; tahliyeye konu taşınmazın … … Ltd. Şti. adına kayıtlı olup şirket müdürü… tarafından kötü niyetli ve muvazaalı bir şekilde temsil ve ilzam yetkisini aşarak Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.’ya ipotek ettirildiğini, 6098 sayılı TBK m. 548 hükmü uyarınca ticari temsilcinin taşınmazları devretmesi veya bir hak ile sınırlaması için açıkça yetkilendirilmesi gerektiğini, 4721 sayılı TMK m. 1024 hükmünde tanımlanan yolsuz tescil durumunun söz konusu olduğunu, Türk hukuk sisteminde illilik prensibinin esas olduğundan cebri icra satışının kesinleşmiş olmasının yolsuz tescil nedenini ortadan kaldırmayacağını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçinin yasada aranan resmî nitelikte bir delile dayanmadığı anlaşıldığından, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları uyarınca ipotek tarihinden evvelki tarihte resmi bir belge ile oturduğunu ispat edemeyen davacının tahliye emrinin iptali talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi; tahliye emrinin düzenlendiği tarihte taşınmazın alacaklı-ihale alıcısı adına kayıtlı olduğunun, ilke olarak her davanın, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanması gerektiğinin ve genel mahkemede açılıp davacının tarafı olmadığı tapu iptali davasının sonucunun davacının hukukî durumuna bir etkisi bulunmayacağı, söz konusu davanın bekletici mesele yapılmasında da zorunluluk bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, hükmedilmiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi 3. kişi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi 3. kişi temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık İİK’nın 135/2 maddesinden kaynaklanan tahliye emrinin iptali şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16 ve 135/2 maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikaşetçinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.