YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12636
KARAR NO : 2023/1070
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulü, kısmen reddi ile borçlunun imzaya itirazlarının reddine, alacağın ferisi olan işlemiş faiz 101.798,72 USD yönünden takibin iptaline, 71.625,93 USD işlemiş faiz olarak (efektif satış kuru 6.8384 USD/TL kuruna göre karşılığı 489.806,76 TL) takibin devamına, fazlaya ilişkin asıl alacak ve feriler yönünden itirazların reddine, yasal şartları oluşmadığından tarafların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın muteriz borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı muteriz borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Muteriz borçlu; takibe dayanak bonodaki imzanın sahte olduğunu, sahte imza kullanılmak suretiyle hakkında çok yüksek meblağlı takip başlatıldığını, senedin alacak miktarını gösteren bölümünde tahrifat yapıldığını, 75.000 USD yazılı meblağın ilk iki rakamı olan (75) rakamlarında tahrifat yapıldığını, alacak miktarının yazıyla yazıldığı yerde de yine tahrifat yapıldığını, alacaklıyı tanımadığını, ticaretle uğraşmadığı gibi bu kadar yüksek meblağda borçlanmasını gerektiren hiçbir hukuki ilişkiye de girmediğini, hiçbir zaman kambiyo senedi de imzalamadığını, protokolden dönüştürülen senet nedeniyle alacaklıyı ve … isimli şahsı savcılığa şikayet ettiğini, soruşturma dosyasındaki ifadeleri ekte sunduklarını, 30 yılı aşkın süredir doktor olarak görev yaptığını ve halen hekim olduğunu, alacaklının ise herhangi bir … yapmayan ve birçok icra dosyasında alacaklı görünen bir şahıs olduğunu, alacaklı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan çok sayıda şikayet olduğunu, davaya konu sahte senet nedeniyle de alacaklı hakkında 09.07.2020 günü 2020/1214 soruşturma sayılı dosyasıyla … Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunulduğunu, hukuka aykırı şekilde faiz talep edildiğini, dövize dayalı takiplerde ya takip tarihindeki döviz kuru esas kabul edilerek takip tarihinden sonra faiz işletilmesi veya vade tarihindeki döviz kuru esas alınarak TL’ye çevrilerek vade tarihinden takip tarihine kadar faiz işletilmesi ve takip tarihinden sonra faiz işletilmesi gerektiğini, hem takip tarihindeki yüksek döviz kuru üzerinden hesap yapılması hem de vade tarihinden takip tarihine kadar da 173.424,65 USD tutarında faiz hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile imzaya, borca ve fer’ilerine itirazlarının kabulüne, alacaklının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kötü niyetle açılan davanın reddi gerektiğini, borçlu tarafından yapılmış olan tüm şikayetler hakkında takipsizlik kararı verilmiş olduğunu, borçlu tarafın tanzim tarihinde alacaklıyı tanımadığını iddia ettiğini ancak borçlu ve alacaklı arasında 2011/613 Esas sayılı dosya ile borç alacak ilişkileri olduğunu, davaya konu alacağın 2011 yılında taraflar arasındaki parsel alış verişinden kaynaklandığını, taşınmazın devri için anlaştıkları halde tapuda devir yapılacakken borçlunun bahane bularak tapudan kaçması üzerine devir yapılamadığını, senedin bu sebeple verildiğini, borçlunun alacağı sürüncemede bırakmak adına muvazaalı bir şekilde borçlanarak tüm mal varlığını yeğenine haczettirdiğini, takibe konu senet üzerinde her hangi bir tahrifat bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine, borçlu aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile %10 oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; … Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden ve itiraz üzerine 3 kişilik grafoloji uzmanı bilirkişi heyetinden imza itirazına yönelik raporlar alındığı, alınan tüm raporlar, davalı tarafça ibraz edilen uzman görüş raporu ve dosya kapsamında yer alan belgeler değerlendirildiğinde imzanın davacı borçluya ait olduğu, senet üzerinde her hangi bir tahrifat bulunmadığı, senedin katlanarak muhafaza edilmesi nedeni ile izlerin bulunduğu, bu izlerin itiraz üzerine alınan bilirkişi raporu ve uzman görüş raporu ile tahrifat olarak değerlendirilemeyeceğinin anlaşıldığı, borçlunun, alınan raporlara toplanan imza örneklerinin senet tanzim tarihinden sonraya ilişkin olduğuna yönelik itirazları mevcut ise de tanzim tarihinden önceye ait yeteri kadar imza örneğinin bulunmadığı, alınan imza örneklerinin incelemeye elveriş olduğu, borçlunun imzaya itirazlarının yerinde bulunmaması nedeni ile dava dilekçesinde bahsi geçen borcun ferisi olan faize yönelik yapılan inceleme ile hesap bilirkişisinden alınan raporlar doğrultusunda karar verildiği, tarafların kötüniyet tazminatı ve para cezası taleplerinin yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile şikayetin kısmen kabulü, kısmen reddi ile borçlunun imzaya itirazlarının reddine, alacağın ferisi olan işlemiş faiz 101.798,72 USD yönünden takibin iptaline, 71.625,93 USD işlemiş faiz olarak (efektif satış kuru 6.8384 USD/TL kuruna göre karşılığı 489.806,76 TL) takibin devamına, fazlaya ilişkin asıl alacak ve feriler yönünden itirazların reddine, yasal şartları oluşmadığından tarafların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu; dosya kapsamında bulunan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi’nin 05.05.2021 tarihli raporunda “İnceleme konusu senedin imzalardan faydalanılarak sahte olarak oluşturulmuş olduğu” tespit edildiği halde hukuki hükmü mevcut bir senet varmışçasına imzaya itirazın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, borçlanma iradesi ile atılmayan imzalar nedeniyle borçlunun sorumlu tutulamayacağını ve takibe konu senedin geçerli sayılamayacağını, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nca aldırılan Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği’nin 06.08.2020 tarihli Uzmanlık Raporunda senet üzerinde kesi ve yapıştırıcı izlerinin olduğu, bir bölümü pencere şeklinde kesilmiş bir belgenin inceleme konusu senedin imza bölümüne denk gelecek şekilde yapıştırılıp yerleştirilerek söz konusu boşluk kısmından mevcut imzaların (sahtecilik yöntemi ile) attırılmasına müteakip üst kısımda bulunan belgenin sökülerek mevcut el yazılarının sonradan senet üzerine yazılması suretiyle tahrifat yapılmış olabileceğinin değerlendirildiğini, dolayısıyla sahte senede dayanarak kambiyo hukukuna dayalı icra takibi yapılması mümkün olmadığı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken imzaya itirazın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, itirazları üzerine 20.01.2022 tarihli oturumun (3) nolu ara kararı ile takip konusu senedin tanzim tarihinden önceki tarihe ait imza asıllarının toplanmasına karar verildiği halde imza asılları toplanmadan ve bu konuda tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılmadan tanzim tarihinden sonraki tarihlere ait imza örnekleri ile yapılan hukuka aykırı mukayese belgeler ile aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, faiz yönünden eksik incelemeye dayalı hesap bilirkişisine itibar edilerek hüküm kurulduğunu ve dava dilekçesindeki hususları da tekrar ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mukayeseye konu 25 adet belgenin toplandığı ve bilirkişilerce mukayese için yeterli görülerek rapor tanzim edildiği, bilirkişi raporlarının Hukuk Genel Kurulu kararında belirtilen şekilde konunun uzmanınca optik aletler ve incelemenin gerektirdiği teknik cihazlar kullanılarak hazırlandığı, incelemeye konu senetler ve karşılaştırmaya esas belgelerdeki imzaların karakteri, şekillendirilişi gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin değerlendirildiği ve fotoğraf görüntüsü ile desteklediği dikkate alındığında tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir rapor olduğu, yeniden bilirkişi incelemesini gerektirecek bir durum söz konusu olmadığının sabit olduğu, raporların kesin kanaat içerdiği, aralarında çelişki bulunmadığı, imza itirazı dışındaki senedin imzalardan faydalanılarak sahte olarak oluşturulduğuna ilişkin sahtelik iddiası yargılamayı gerektirdiğinden dar yetkili icra mahkemesinde incelenmesinin mümkün olmadığı, rapora esas alınan azami faiz oranlarının 29.01.2022 tarihinde Uyap’tan … faiz oranları entegrasyondan sorgulanarak dosyaya kaydedildiği, bilirkişinin bu faizlerden en yüksek olanı esas alarak vade tarihi ile takip tarihi arasında işleyecek faizi hesapladığı, alacaklının talep edebileceği işlemiş faizin 71.625,93 USD olduğunu tespit ettiği, raporun faiz ve hesaplama yönünden yerinde olduğu, mahkemenin işlemiş faiz yönünden verdiği hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ile birlikte eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, faiz alacağının doğru hesaplanmadığını, doğru faiz oranları ile hesap yapıldığında faiz alacağının 69.520,95 USD olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 68/a, 168/1-4, 169, 169/a, 170, 170/3 maddeleri, 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup muteriz borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
İHÖ/S.A.
Dr. …’in Karşı Oy Yazısı:
Şikayetçi borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte takibe konu 08.09.2012 tanzim, 08.03.2018 vadeli 750.000 USD miktarlı bono altında keşidece sıfatı ile kendisine atfen atılı bulunan imzanın sahte olduğunu sahte senet nedeniyle … Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğunu 750.000 USD yazılı miktarın (75) rakamlarınında da tahrifat olduğun, alacak miktarının yazı ile yazılan kısmında da tahrifat olduğunu, bu güne kadar hiç kambiyo senedi imzalamadığını, bonoda lehtar olarak gözüken takipte alacaklı konumundaki … ile hiçbir hukuki ilişkiye girmediğini, protokolden dönüştürülen senet nedeniyle … ve …’i Cumhuriyet Savcılığına şikayet ettiğini, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasının faiz oranın ve miktarına borca itirazlarının kabulüne, kötüniyetli alacaklı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı alınarak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İcra mahkemesince talep edilmesi üzerine … Bakanlığı Adli Tıp Kurumunun 05.05.2021 tarihli raporunda bono altındaki imzanın borçlu … eli ürünü olduğu inceleme konusu senette … … yazısı ve atılı imzaların üst, sol ve sağ bölümünde söz konusu yazıları ve imzaları sınırlayan spot ışık altında ve IR bölgede belgenin diğer yüzey bölümünde, farklı optik tepki veren, doğal olmayan doğrusal ve birbirlerini kesen hatlar bulunduğu saptandığından inceleme konusu senedin imzalardan faydalanılarak sahte olarak oluşturulmuş olduğu, inceme konusu senedin rakam ve yazıyla miktar belirten bölümlerde tahrifat yapıldığına, dair bulgu saptanmadığı hususlarını bildirir kanaat açıklaması bulunmaktadır.
İcra mahkemesince bilirkişi heyetince yapılan inceleme sonucunda verilen 07.10.2021 havale tarihli raporda imzanın borçlu Mehmet eli ürünü olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Anılan raporda “inceleme konusu senette her hangi bir fotoshop, nakil ve ekleme bulunmadığı, senedin uzun süre katlı şekilde saklandığından saklama koşullarına bağlı olarak katlama yerlerinde izler bulunduğu senedin matbu senet olduğu açıklamasına yer verilmiştir.
İcra mahkemesinin imza itirazının reddi kararını borçlunun istinaf ettiği, bölge adliye mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
Borçlu vekili … Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan 09.08.2020 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar amirliği uzmanlık raporunda inceleme konusu senedin ödeyecek hanesinde atılı bulunan imzaların ve … 393733908308 ibareli el yazılarının (imzaların üst kısmında) bulunduğu bölümde imza ve yazıları içine alacak şekilde oluşturulan (3,9*4)+(0,05)cm ebatlarında çerçeve izi olduğu, çerçeve izi çizgi hattı çevresinde yapıştırıcı lekesi olduğu değerlendirilen lekeler ile bu lekelerin bulunduğu bölümlerde kağıt liflerinde deformasyonlar bulunduğu, ayrıca çerçeve izinin sağ üst köşesinin de kesi izi ve arkasında yapıştırıcı lekesinin olduğu değerlendirilen leke bulunduğu tespit edilmiştir. Anılan raporda bir bölümü pencere şeklinde kesilmiş bir belgenin inceleme konusu senedin imza bölümüne denk gelecek şekilde yapıştırılıp yerleştirilerek söz konusu boşluk kısmından mevcut imzaların (sahtecilik yöntemi) ile attırılmasının müteakip üst kısmında bulunan belgenin sökülerek mevcut el yazılarının sonradan senet üzerine yazılması suretiyle tahrifat yapılmış olabileceği değerlendirilmiştir.
Bu raporun gerek ilk derece mahkemesinde gerekse bölge adliye mahkemesinde değerlendirilmediği görülmektedir.
Borçlu senet altındaki imzaya itiraz ile birlikte bono imzalama iradesi bulunmadığını bononun sahte olarak oluşturulduğunu ileri sürerek borca da itiraz etmiştir. Gerek Adli Tıp raporuna gerekse Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan raporda imza borçluya ait olmakla birlikte başka amaçlarla atılmış bulunan imzalardan faydalanılarak sahte olarak oluşturulduğunu senet üzerindeki olan bulgulara dayanılarak ayrıntılı bir şekilde açıklanmaktadır.
İİK 170/a maddesinini ikinci fıkrasına göre “icra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet ve itiraz dolayısı ile usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenedi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir” hükmünü içermektedir.
Kambiyo senedi olan bononun unsurlarından biri de TTK 688/2 maddesinde belirtilen kayıtsız şartsız bir bedel ödeme kanadidir. Borçlanma iradesi olmaksızın başka amaçla atılı imzanın üzerinin sonradan doldurularak bono haline getirilmesi olayında borçlunun kayıtsız şartsız borçlanma iradesi söz konusu olmayacağından senedin hükümsüzlüğüne ilişkin defi kapsamında olup icra mahkemesince kendiliğinden dikkate alınır. Bu halde 170a/2 maddesi uyarınca borçlunun borçlu olmadığını 169 maddede sayılan belgelerle ispat etmesine gerek olmaksızın takibin iptaline karar verilmesi gerekir. Senedin yazı kısmındaki sahtelik iddiası da tıpkı imza sahteliği itirazı gibi ancak bilirkişi raporu ile ispatı mümkündür. İcra mahkemesinin İİK’nın 169 maddesi kapsamında ancak belirli belgelerle borca itirazı inceleme yetkisine sahip olması gerekçe yapılarak yazıda sahtecilik konusunda verilen raporun dikkate alınmayacağı ileri sürülemez.
HGK’nun 08.06.2016 tarih ve 2014/12-1128 E., 2016/774 esas sayılı içtihadında da borçlunun iradesi olmaksızın sahte olarak başka belgelerden faydalanılarak oluşturulduğu iddiasının icra mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Yargıtay kambiyo senetlerinde rakamla veya yazı ile yazılan bedel kısımlarından bilirkişi incelemesi yoluna gitmekte, tahrifat ile senet artırılmış ise tahrifat öncesi bedel üzerindeki alacak kısmının iptaline karar vermektedir.
Takibe konu borcun sahte olarak oluşturulduğu konusunda bir bilirkişi rapor mevcut ise ispat yükü alacaklıda olup yukarıda belirtilen şekilde rapor verilmesi durumunda alacağın varlığı yargılamaya muhtaç hale geldiğinden genel hükümlere göre dava açmak ve alacağın miktarını kanıtlayıp hüküm aldırmak yükümlülüğü alacaklıya aittir. Yargıtay HGK’nun 27.06.2001 tarih 2001/12-245 E., 2001/548 K. sayılı kararı bu yöndedir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle takibe konu bonoda imza borçluya ait olmakla birlikte borçlanma iradesi olmaksızın sahtecilik yoluyla oluşturulduğu bilirkişi raporları ile anlaşılmakla İİK 170/a-2 maddesi gereğince bononun kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi unsuru taşımadığından takibin iptaline karar verilmesi gerekirken icra mahkemesinin dar yetkili olduğu ve sahtecilik iddiasının yargılamayı gerektiği gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmesi isabetsiz olup bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak icra mahkemesi kararının bozulması görüşünde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılamıyorum.