Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12659 E. 2023/4843 K. 11.09.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 10:56
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12659
KARAR NO : 2023/4843
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte imza, borca itiraz ve şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davacılar aleyhine yapılan takibin iptaline, davacıların kötüniyet tazminatı ve para cezası talebinin reddine, karar verilmiştir.
Kararın davacı-borçlular vekili ile davalı-alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-borçlular vekili dava dilekçesinde; takibe konu senedin sahte olarak düzenlendiğini, senet altındaki imzanın müvekkillerinin murisi Mehmet Aral'a ait olmadığını, senedin tanzim tarihinde müvekkillerinin murisinin alzheimer ve depresyon rahatsızlığı bulunan, hukuki ve fiili ehliyeti olmayan ve okuma yazma bilmeyen birisi olduğunu, bu nedenle hukuki işlemin en başından itibaren yok hükmünde sayılacağını, dolandırıcılık nedeniyle ... ...’na şikayette bulunulduğunu, senedin keşide tarihinin murisin hayatta olduğu tarihe, vade tarihinin ise ölümünden sonraki bir tarihe denk getirildiğini, 5 yıl sonrasına dair bir vadenin zaten hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, takibe konu senedin geçerli bir borç ilişkisi nedeniyle düzenlenmediğini beyan ederek icra takibinin iptaline ve takip alacaklısının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile %10 para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraftan senet borçlusu Mehmet Aral'ın imza örneklerinin bildirilmesinin istenmesi ve senet altında bulunan imzanın borçlu Mehmet Aral'a ait olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, iddia edilen hususların hiç birinin icra hukuk mahkemesinin görevine girmediğini, davacı tarafın senedin sahte olarak düzenlendiğini iddiasını ispatlamak için kıymetli evrakın iptalini isteyen bir dava açmaları gerektiğini, imzaların istiklali kuralının bono üzerindeki her bir imzanın imza edeni ilzam ettiği hususu olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hukuki işlemlerde tarafların fiil ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğini, mahkemece takibe konu bononun düzenleme tarihinde muris Mehmet Aral'ın hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin tespitin yapılması amacıyla, murisin tedavi evrakları celp edilmek suretiyle dosyanın kül halinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderildiğini, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen 14.09.2020 tarihli rapora göre, muris ...'ın 20.09.2010 tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığının tespit edildiği, muris ...'ın takibe konu senedin tanzim edildiği tarihte fiili ehliyetinin bulunmadığının uzman bilirkişi raporuyla sabit olması karşısında TMK'nın 15. maddesine göre ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki bir sonuç doğurmayacağından muris ...'ın fiili ehliyetinin bulunmadığı dönemde alacaklı ile düzenlemiş olduğu bononun geçersiz olup, hukuki bir sonuç doğurmayacağı, bu bonoya dayalı olarak borçlu murisin mirasçıları hakkında takip yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacılar aleyhine yapılan takibin iptaline, davacıların kötüniyet tazminatı ve para cezası talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlular vekili ile davalı-alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-borçlular vekili istinaf dilekçesinde özetle;alacaklının %20’den aşağı olmamak koşulu ile inkar tazminatı ile takip alacaklısının %10 para cezasına mahkum edilmesinin talep edildiğini ancak yerel mahkemece sadece fiili ehliyeti konusunda araştırma yapıldığını, imzanın sahte olduğuna dair inceleme yapılmadığını beyan ederek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı-alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra hukuk mahkemesince takip hukukuna ilişkin incelenecek tek hususun, bono altındaki borçlu imzasının Mehmet Aral'a ait olup olmadığı olduğunu, davacıların senedin sahte düzenlendiğini, senet borçlusu Mehmet Aral'ın Ergin Çelik isimli kişiyi tanımadığını, okuma yazma bilmediğini iddia ettiklerini, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını; Ergin Çelik'in senet borçlusu Mehmet Aral'ın avukatı olduğunu, okuma yazma bilmediği iddia edilen Mehmet Aral'ın; hem vekaletnamede hem de resmi makamlara verdiği dilekçelerin altında imzalarının bulunduğunu, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/344 E. sayılı dosyasına bizzat giderek taşınmaz üzerindeki tedbirin kaldırılması için dilekçe verdiğini, akli melekelerinin olmadığı iddia edilen Mehmet Aral'ın; Yüreğir Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğüne başvurarak 27.05.2011 tarihinde ödeme taahhüdü vererek borcunu yapılandırdığını, muris Mehmet Aral hakkında 12.06.2012 tarih ve 5894 rapor numaralı T.C. Sağlık Bakanlığı ... Devlet Hastanesi'nden alınan Sağlık Kurulu Raporu'nda "akli dengesi yerindedir." denildiğini, davacıların murisi Mehmet Aral'ın ... 6. Noterliği'nin 12.06.2012 tarih ve 16288 Yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletname ile kızı Aynur Aral'a ... ilinde mevcut taşınmazını satmak ve bununla ilgili tüm işlemlerini yapmak için vekil tayin ettiğini, davacıların kötüniyetli olarak murislerini borç altına soktuklarını ve bu borçtan kurtulmaya çalıştıklarını, yerel mahkemenin delilleri yeterince incelemeden karar verdiğini, Adli Tıp raporunu veren bazı kişilerin görevlerinden alındığını, senedin düzenlenme tarihi itibariyle murisin akli melekelerinin yerinde olduğunu ve vasisinin bile olmadığını beyan ederek, yerel mahkemenin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusu bakımından yapılan incelemede; davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra hukuk mahkemesince sadece imzaya itirazın incelenebileceği diğer dava sebeplerinin incelenemeyeceği ileri sürülmüş ise de, fiil ehliyeti kamu düzenine ilişkin olduğundan icra hukuk mahkemesince de incelenebileceğinden anılan istinaf sebebine itibar edilmediğini, ... Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin 12.11.2012 tarih 120015129 yevmiye numaralı raporu, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun 11.12.2013 tarih ve 4589 sayılı raporu, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun 14.09.2020 tarih ve 4740 karar sayılı raporu ve güçlü delil niteliğinde olan ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/1069 E. 2014/504 K. sayılı kararı dikkate alındığında 12.06.2012 tarih ve 5894 rapor numaralı ... Devlet Hastanesinden alınan sağlık kurulu raporuna üstünlük tanınamayacağı, vekalet vermenin, ödeme taahhüdünde bulunmanın fiil ehliyetinin varlığını göstermeyeceği anlaşıldığından anılan istinaf sebeplerine itibar edilmediğini, davalı vekili tarafından delillerinin yeterli incelenmediği zira Adli Tıp raporunu veren bazı kişilerin görevden alındığı, murisin vasisinin bile bulunmadığı beyan edilmiş ise de, yerel mahkemenin hükme esas aldığı Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun 14.09.2020 tarih ve 4740 karar sayılı raporu, ... Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin 12.11.2012 tarih 120015129 yevmiye numaralı raporu ile desteklendiğinden söz konusu istinaf sebeplerine de itibar edilmediğini, davalı vekili tarafından imza örneklerinin toplanmadığı beyan edilmiş ise de; fiil ehliyetinin öncelikli olarak incelenmesi gerektiğinden söz konusu istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davacılar vekilinin istinaf başvurusu bakımından yapılan incelemede; davacılar vekili; fiil ehliyeti konusunda araştırma yapıldığını ancak imzaya itiraz bakımından imzanın sahte olduğuna dair inceleme yapılmadığını, inceleme yapılsaydı müvekkilleri lehine tazminata ve para cezasına hükmedileceğini beyan etmiş ise de; kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle fiil ehliyeti tüm sebeplerden önce inceleneceğinden ve fiil ehliyetinin yokluğu nedeniyle takip iptal edildiğinden imza incelemesine gerek görülmediği, yüz yüzelik unsuru da bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Önceki beyanlarını ve istinaf dilekçesini tekrarla, istinaf sebeplerinin değerlendirilmediği ve araştırılmadığını, istinaf mahkemesi tarafından murisin fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının öncelikle incelendiği belirtilerek Adli Tıp Kurumu raporu hükme esas alınmış ve bu rapora üstünlük tanınarak diğer sağlık raporuna ve delillendirilen hukuki işlemlerdeki yeterlilik iddialarına itibar edilmediğini, davacıların kötü niyetli olarak murislerinin borcundan kurtulma amacıyla işbu davayı açtıklarını, bu durumun hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini, müvekkilinin alacağına kavuşmak iddiası ile dolandırıldığını, soruşturma dosya numarası 2018/58451-97 olup, bu dosyanın da celbini talep ettiklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte imza,borca itiraz ile keşideci murisin kambiyo senedi düzenleme ehliyeti olmadığı, okuma yazma bilmediğine dair şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371. maddeleri, 6102 sayılı TTK'nın 670. maddesi, 4721 sayılı TMK'nın 9. maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının İİK'nın 364/2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.