Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12679 E. 2023/1292 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12679
KARAR NO : 2023/1292
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi ipotek veren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi ipotek veren vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi ipotek veren vekili dava dilekçesinde; ödeme emri, kıymet takdir raporu ve satış ilanının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, dosyadan 30.09.2020 tarihinde haberlerinin olduğunu, talimat dosyasından davacıya satış ilanın iki kez tebliğe çıkarıldığını, birincisinde UETS adresine tebligat gönderildiğini, avukatlık mesleğini icra etiğini, elektronik tebligat adresini sadece vekil sıfatı ile kendisine gönderilen tebligatlar için kullandığını, müvekkilinin rehin veren olduğundan adresinin ipotek sözleşmesinde yazılı olduğunu, bu şekilde çıkarılan tebligatın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline gönderilen ikinci tebligatın ise, imzadan imtina eden… isimli şahsın beyanı ile çarşıda olduğundan bahisle muhtara teslim edildiğini, bu isimde bir komşusunun olmadığını, davacının büyük bir apartmanda oturduğunu, tevziat saatlerinde çarşıda olduğunun bilinmesinin olanaksız olduğunu, davacının dosyaya rehin veren sıfatında olduğunu, ancak tüm yazışmaların borçlu sıfatı ile görüldüğünü, bu durumun başlı başına bir hata olup ihalenin feshi için yeterli olduğunu, ayrıca taşınmazın ihalesini kazanan şahsın … Bakanlığı personeli olduğunu, bu hususun birtakım şüpheler doğurduğunu, anılan şahsın ihaleye katılan veya katılmak isteyenleri etkilemesi, ihaleyi gerçekleştiren memur ve çalışanları tanıyıp yönlendirmesinin mümkün olduğunu, tarafsız bir ihaleden bahsetmenin mümkün olmadığını belirterek, ihalenin feshine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek Tebligat Kanunu’nda gerekse Yönetmelikte avukatlara şahsi işlerinde elektronik yolla tebligat yapılamayacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, takipte borçlu sıfatı ile gösterilmesinin tek başına ihalenin feshi sebebi olmadığı, ihale alıcısının … Bakanlığı çalışanı olmasının tek başına ihalenin feshi sebebi olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine ve şikayetçinin ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına çarptırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi ipotek veren vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayet dilekçesindeki sebeplerin aynen tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçinin satış ilanı tebliğ tarihi itibari ile elektronik tebligat adresinin olduğu, TK’nın 7/a maddesi gereğince tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu kılındığı, bu nedenle satış ilanının tebliğinin usulüne uygun olduğu, şikayetçinin borçlu sıfatı ile gösterilmesinin maddi hata olduğu, ölçülülük ilkesi de dikkate alındığında şikayetçi aleyhine ihale bedelinin takdiren %5’i oranında para cezasına karar verilmesi gerekirken %10’u oranında para cezasına karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesi ile kamu düzeninden yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine ve ihale bedelinin %5’i oranında para cezasının şikayetçiden alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayeti ipotek veren vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğini ve takip dosyasında borçlu olarak yer almasının hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi ipotek veren vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.