YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12733
KARAR NO : 2023/798
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/305 E., 2022/410 K.
DAVALILAR : …, Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.
DAVA TARİHİ : 11.08.2021
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 07.06.2022 tarihli ve 2022/6106 Esas, 2022/6885 Karar sayılı kararı ile para cezasına hasren bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak şikayetin reddine, ihale bedelinin %10′ u oranında para cezasının davacıdan alınmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmiş, İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ek kararı ile borçlu vekiline temyiz harç ve masraflarının tamamlanması için 28.09.2022 tarihli muhtıra gönderildiği,muhtıranın 03.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, muhtırada verilen kesin süreye rağmen 400 TL gider avansı ve 80,70 TL temyiz karar harcı (maktu) yatırılmış ise de, 397,80 TL temyiz karar harcının yatırılmadığı gerekçesi ile temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ek kararı şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; sair fesih sebepleri ile birlikte, satış ilanının borçlu şirkete usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ihalenin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 7.10.2021 tarihli ve 2021/335 Esas, 2021/585 Karar sayılı kararı ile satış ilanının usulüne uygun tebliğ edildiği, yasal sürede kıymet taktirine itiraz edilmediği, re’sen nazara alınması gereken ihalenin feshi sebebi de bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.3.2022 tarihli ve 2022/209 Esas, 2022/771 Karar sayılı kararıyla; re’sen gözetilmesi gereken hususlarda eksiklik bulunmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 7.06.2022 tarihli ve 2022/6106 Esas, 2022/6885Karar Sayılı kararı ile,
“…
Temyiz itirazları yerinde değil ise de;…
… Somut olayda, şikayetçi ipotekli taşınmaz malikinin İİK’nun 134/2. fıkrası gereğince ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olduğu, taşınmazın muhammen bedeli 650.000,00 TL iken 535.000,00 TL’ye ihale edildiği, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunduğu; mahkemece işin esasına girilmek suretiyle gerek satış ilanı tebligatı usulsüzlüğü ve gerekse sair tüm ihalenin feshi sebeplerinin incelendiği ve yine kamu düzenine ilişkin olarak da esastan inceleme yapılarak ve ihalenin feshi isteminin esastan reddine karar verildiği açıktır.
O halde; ihalenin feshi isteminin esası incelenmesine rağmen esasa girilmediği gerekçesi ile para cezasına hükmedilmemesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış ilanının usulüne uygun tebliğ edildiği, yasal sürede kıymet taktirine itiraz edilmediği, resen nazara alınması gereken ihalenin feshi sebebi de bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine, ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının davacıdan alınmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili temyiz dilekçesinde; satış ilanının borçlu şirkete usulsüz tebliğ edildiğini, taşınmazın düşük bedelle ihale edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Mahkeme Ek Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ek kararı ile, şikayetçi borçlu vekiline temyiz harç ve masraflarının tamamlanması için 28.09.2022 tarihli muhtıra gönderildiği, 03.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, muhtırada verilen kesin süreye rağmen 400 TL gider avansı ve 80,70 TL temyiz karar harcı (maktu) yatırılmış ise de, 397,80 TL temyiz karar harcının yatırılmadığı gerekçesi ile temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili temyiz dilekçesinde; süresinde temyiz karar harcı ve gider avansının yatırıldığını, gider avansı olarak yapılan ödemenin lehine temyiz karar harcı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca temyiz karar harcının da yatırıldığını, yapılan ödemeler değerlendirilmeden mahkemeye erişim hakkının engellendiğini ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
İİK 364/2, 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 7343 sayılı Kanun md. 27, 33 üncü madde.
3. Değerlendirme
1. Şikayetçi borçlu vekiline temyiz harcının tamamlatılması hakkında çıkan muhtırada “mahkeme veznesine” ibaresi yerine “dosyamıza” yatırılması gerektiğinin yazıldığı ve böylelikle gönderilen muhtıranın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır (HGK 2014/9-1743 E. 2017/372 K.). Bu nedenle, muhtıra tebliğine rağmen harcın süresinde tamamlanmadığı gerekçesi ile temyiz kanun yolu başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 27.10.2022 tarihli ve 2022/305 E. 2022/410 K. sayılı ek kararı hatalı olup, ek kararın kaldırılmasına oybirliği ile karar verildikten sonra şikayetçi borçlunun esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçi borçlunun ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Şikayetçi borçlu aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;
İİK’nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;
“İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı
ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder.” hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hem de temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
“134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi borçlu aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10’u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 08.09.2022 tarih ve 2022/305 E. 2022/410 K sayılı kararının, hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin 2. bendinde yer alan “%10’u” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “%5’i” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.