YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12757
KARAR NO : 2023/311
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/899 E., 2022/1287 K.
DAVA TARİHİ : 12.11.2019
HÜKÜM/KARAR : İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, istemin reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/872 E., 2022/239 K.
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ile ihale bedelinin %10’u olan (12.100,00-TL) para cezasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihalenin feshi isteminin reddi ile İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince 121.000,00-TL ihale bedelinin %5’i oranında hesaplanan 6.050,00-TL para cezasının borçludan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine 26.10.2018 tarihinde ilamsız takip yapıldığını, takibin kesinleştirilmesi için “Misket Mahallesi 632. Sok. No:8/19 Mamak ANKARA” adresine tebligat çıkartıldığını, alacaklı …’ın borçlu müvekkili Durdu’nun eski eşi olduğunu ve 8 yıl önce boşandıklarını, ödeme emrinin Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre 15.11.2018 tarihinde müvekkilin (önceki tebligatta tanınmadığı belirtilen) aynı adrese tebliğ edildiğini, müvekkil ile alacaklı eski eşinin, evlilik birliği devam ederken bir müddet tebligat adresinde birlikte yaşadıklarını fakat müvekkil alacaklının ölüm tehditleri nedeni ile bu adresten ayrıldığını, alacaklının ise aynı adreste müvekkilin muvafakati bulunmadığından işgalci olarak yaşamaya devam ettiğini, alacaklının müvekkilin akrabalarının yanına Kayseri’ye gittiğini bilmesine rağmen, müvekkilin adına olan gayrımenkulün satışını sağlayabilmek amacıyla ilamsız takibi kesinleştirebilmek için kendi yaşadığı ve fakat müvekkilin artık yaşamadığı adrese tebliğ ettirmiş olduğunu, takibin usulsüz kesinleştirildiğinin satış aşamasına gelinmesinden sonra öğrendiğini, icra müdürlüğünün taşınmazı alacağa mahsuben alan ihale alıcısına alacağının üzerinde kalan bakiye ihale bedeline zaman dosyaya ödeyeceğini ve bu bedelin kaç gün içerisinde ödeneceğini açık arttırma tutanağına yazmadığından açık artırma tutanağının eksik olduğundan bahisle davanın kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; şikayetin sürede yapılmadığını, dosyadaki tüm tebligatların şikayetçi borçlunun nüfus müdürlüğüne bildirdiği mernis adresine gönderildiğini ve tebliğ işleminin yapıldığını, takip kesinleştikten çok sonra 22.08.2019 tarihinde adresini değiştirdiğini, dosyaya 27.08.2019 tarihli dilekçe sunarak fotokopi aldığını, bu tarihte takipten haberdar olduğunu, 09.09.2018 tarihinde borçlu vekilinin itirazlarını dosyaya sunduğunu, borca itirazın süresinde olmadığını, bakiye ihale bedelinin İİK’nın 130. maddesi gereğince on günlük süre içinde 12.11.2019 tarihinde yatırıldığını, ihalenin usulüne uygun gerçekleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış ilanının usulüne uygun tebliğ edildiği, bu tarihten sonra yasal yedi günlük sürede takip usulü işlemlerine ilişkin itirazlarını ve şikayetlerini ileri sürmediğinden ihalenin feshi yargılamasında bu hususların dinlenemeyeceği, satış ilanı ve şartnamede taşınmazın özelliklerinin doğru, ayrıntılı ve dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu, satış bedelinin mevzuata uygun olduğu, satış bedelinin mevzuata uygun olduğunu ve diğer iddiaların ispatlanamadığından bahisle şikayetin reddine ve ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili, Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/230 Esas sayılı dosyası üzerinden açtıkları menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlandığı, ihale konusu taşınmazın haczine ilişkin borcun olmadığı yönünde hukuk mahkemesince verilen bir karar bulunduğu, menfi tespite ilişkin kararın sunulmuş olmasına rağmen mahkemece dikkate alınmadığı, usule ilişkin şikayet gerekçelerinin kararda tartışılmadığı, alacağa mahsuben alan ihale alıcısına bakiye ihale bedelinin ne zaman dosyaya ödeneceğinin açık artırma tutanağına yazılmadığı, bu usulü eksikliğe rağmen şikayetin reddine karar verildiğindenden bahisle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu tarafından açılan menfi tespit kararının ihale tarihinden sonra olduğundan ihalenin feshi sebebi olarak değerlendirilemeyeceğini, borçlunun açmış olduğu usulsüz tebliğ şikayetine dair kararında süreden reddine karar verildiğinden İİK’nın 363/4 maddesinin uygulanma koşullarını sağlamadığını, ihale bedelini ödemesi için alacaklıya süre verilmemesi hususunun ihalenin feshi nedeni olmadığını ihalenin feshi nedenleri, ihale bedeli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak diğer istinaf sebeplerinin yerinde görülmediğini ancak para cezası yönünden borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihalenin feshi isteminin reddi ile İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince 121.000,00 TL ihale bedelinin %5’i oranında hesaplanan 6.050,00 TL para cezasının (davacı) borçludan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK 112, 118, 134 üncü ve devamı madde hükümleri
7343 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 17 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.