YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12773
KARAR NO : 2023/760
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince, istemin reddine karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. TALEP
Alacaklı İcra Mahkemesine başvurusunda; taraflar arasında imzalanan tek sözleşmenin 01.8.2012 tarihli kira sözleşmesi olduğunu, borçlunun 2014 tarihli bir kira sözleşmesine dayanarak aylık kiranın 500,00 TL olduğunu ileri sürmesinin kötü niyetli olduğunu ve alacaklının bu sözleşmeyi kabul etmediğini, borçlu tarafından sunulan 2014 tarihli sözleşmeye göre dahi borçlunun borcu bulunduğunu ve itirazında borca itiraz etmediğini, borçlu tarafından icra müdürlüğüne yapılan itirazda takip dayanağı kira sözleşmesindeki imzaya itiraz edilmediğini, sözleşmede belirlenen aylık kiraya yapılan TÜFE oranındaki artışlar sonucu oluşan 2021 ve 2022 yıllarına ait eksik kiraların takip konusu yapıldığını ileri sürerek, borçlunun itirazının kaldırılması ile en az %20 oranında tazminata hükmedilmesini ve borçlunun taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Borçlu cevap dilekçesinde; takip konusu kira sözleşmesinde aylık kiranın gerçekte 500,00 TL, yıllık kiranın da 6.000,00 TL olmasına rağmen alacaklı tarafından sözleşmede tahrifat yapılarak aylık kiranın 2.500,00 TL, yıllık kiranın da 30.000,00 TL haline getirildiğini, 2014’te yenilenmek suretiyle yeniden düzenlenen kira sözleşmesinde aylık kiranın 500,00 TL olması karşısında daha eski tarihli olan 2012’de düzenlenen sözleşmede aylık kiranın 2.500,00 TL olmasının mümkün olmadığını, 2014 tarihli sözleşmenin borçlu tarafından doldurulduğuna dair iddianın dinlenemeyeceğini, 2021’e kadar aylık kiranın aylık 500,00 TL olarak ödenmesinin alacaklı tarafından neden kabul edildiğinin açıklanması gerektiğini ve aidat bedellerinin söz konusu takiple istenemeyeceğini ileri sürerek, istemin reddi ile takibin iptalini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; borçlu tarafından takip konusu kira sözleşmesinde tahrifat yapıldığı, kira bedelinin farklı bir tutar olduğu belirtilmek suretiyle sözleşmenin kabul edilmediğinden bahisle bu hususların dar yetkili İcra Mahkemesince incelemeyeceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; İcra Mahkemesine başvurusunda ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte, taraflar arasındaki ilk kira sözleşmesinin 10.03.2008 tarihli olup aylık kiranın da 2.250,00 TL olarak düzenlendiğini, İlk Derece Mahkemesince takip konusu kira sözleşmesinin aslı ve savcılık dosyası istenip incelenmeden karar verildiğini, aylık kiranın borçlunun iddia ettiği gibi 500,00 TL olması halinde dahi borçlunun borcu olup en azından tahliye yönünden istemin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, borçlu şirket yetkilisinin savcılık ifadesinde tüm kira sözleşmelerinin borçlu şirket yetkilisi tarafından doldurulduğunun ikrar edildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun takip konusu kira sözleşmesinde aylık ve yıllık kira tutarlarında değişiklik yapıldığı iddiası olup bunlarda paraf bulunmadığından ve borçlu tarafından sözleşmedeki yazılar kabul edilmediğinden, İİK’nın 269/b maddesi gereğince adi yazılı kira sözleşmesi ile itirazın kaldırılması ve tahliye talep edilemeyeceği ve uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçeleri ile, alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte, alacaklının kira sözleşmesinde yazılı kira bedelinde tahrifat yapmak için bir nedeni olmadığını, zira uyarlama davası açarak kira tutarını her zaman yükseltebileceğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibinde itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 62., 269., 269/a.,269/b.,269/c.,
3. Değerlendirme
İİK’nın 269/2. maddesi gereğince ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini aynı Yasanın 62. maddesi hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmez ise, akdi kabul etmiş sayılır. İİK’nın 269/c maddesine göre borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş ise, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile ispat etmeye mecburdur.
Somut uyuşmazlıkta; alacaklı, 01.8.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak, 10.02.2022 tarihinde başlattığı adi kiraya ve hasılat kiralarına dair ilamsız icra takibi ile Şubat 2021 ile Şubat 2022 arasındaki bakiye kira alacakları ve faizlerini talep ederek toplam 75.448,58 TL alacağının tahsilini istemiş, borçlu icra müdürlüğüne süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile, asıl kira sözleşmesinin 2014 tarihli olup, kiranın aylık 500,00 TL, yıllık 6.000,00 TL olarak düzenlendiğini, alacaklı tarafından takibe dayanak yapılan 2012 tarihli kira sözleşmesinde gerçeğe aykırı düzenleme yapılarak farklı tutarlar yazıldığını ileri sürerek borcun tamamına, her türlü ferilerine ve kira sözleşmesine itiraz ettiğini belirterek takibin durdurulmasını istemiş, müdürlükçe takip durdurulmuştur.
Takip dayanağı 01.8.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde aylık kira 2.500,00 TL, yıllık kira ise 30.000,00 TL olarak kararlaştırılmış olup, borçlu itirazında, takibe dayanak yazılı kira sözleşmesinin varlığına ve sözleşmedeki imzaya itiraz etmemiş, ancak itiraz ekinde sunduğu 10.3.2014 başlangıç tarihli sözleşmede kira bedelinin daha düşük olmasına rağmen alacaklı tarafından sunulan daha eski tarihli sözleşmede kiranın daha yüksek tutarda olamayacağını, bu suretle alacaklı tarafından sözlemede aylık ve yıllık kira tutarlarında anlaşmaya aykırı düzenleme yapıldığını ileri sürmüştür.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi ya tarafların karşılıklı anlaşmaları ile ya mahkeme kararı ile ya da kiralananın yok olması ile sona erer. Borçlu tarafından ibraz edilen 10.3.2014 başlangıç tarihli düşük kira bedelli ikinci kira sözleşmesinde ilk sözleşmenin feshedildiği ya da sona erdirildiği yönünde bir şerh bulunmadığı gibi, ilk sözleşmenin yapılmasından sonra aylık kira parasının 2.500,00 TL’den 500,00 TL’ye indirilmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunun kabulü gerekmekle birlikte, alacaklı tarafından itirazın kaldırılması talebinin incelenmesi aşamasında sunulan ve takip dayanağı kira sözleşmesinden daha önceki tarihte yapılan, aylık kiranın 2.250,00 TL olarak düzenlendiği 10.3.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi de bu hususu doğrular niteliktedir.
Öte yandan; dosyada mübrez … Ticaret Sicil Müdürlüğünün 17.02.2022 tarihli yazısına göre borçlu şirket yetkilisinin… olduğu anlaşılmakta olup, adı geçenin … Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 30.5.2022 tarihli ifadesinde, borçlunun alacaklının taşınmazında 2008 yılından itibaren kiracı olarak oturduğunu, resmi olarak kira sözleşmesine aylık 500,00 TL yazılmış ise de, artış yapılan tutarın alacaklıya elden ödendiğini, aylık kira bedelinin 2.500,00 TL olduğunun doğru olduğunu beyan etmesi karşısında, bu beyanda aylık kiranın 2.500,00 TL olduğu kabul edildiğine göre bu kabul beyanı kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğurucu mahiyette olup dikkate alınması zorunludur. Tüm bu anlatılanlara göre, borçlunun dayandığı 10.3.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin, kira bedelini belirlemenin dışında başka bir nedenle düzenlendiği anlaşılmıştır.
O halde İlk Derece Mahkemesince; tarafların iradesini yansıtan takibe dayanak 01.8.2012 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi dikkate alınmak suretiyle itirazın kaldırılması talebinin esası incelenerek oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 28.9.2022 tarih ve 2022/2111 E. – 2022/2147 K. sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, … 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 13.5.2022 tarih ve 2022/174 E. – 2022/282 K. sayılı kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.