Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12775 E. 2023/783 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12775
KARAR NO : 2023/783
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1901 E., 2022/1942 K.
DAVA TARİHİ : 27.12.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/1424 E., 2022/318 K.

Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte şikayet ve borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince süresinde açılmayan davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davacı-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine başlatılan kambiyo senedine özgü takipte yasal faiz uygulanması gerektiğinden bahisle faiz oranına itiraz ettiğini, ticari alım satıma dayalı veya her iki tarafın tacir sıfatını kullandığına ilişkin bir belge sunulmadığını, ayrıca dayanak kambiyo senedinde tahrifatın yapıldığını ve çift vadenin yazıldığını, bu nedenle kambiyo senedi vasfını yitirdiğini ve dayanak bononun ödeme günün sadece sayı ile yazıldığını, yazı ile yazılmadığını, ödeme gününün son sayısının daha sonradan tahrif edilerek “1” eklendiğini belirterek davanın kabulü ile ödeme emrinin iptaline ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;
1) Faiz itirazı yönünden; takip konusunun bono olup, TTK’da yer alan işlerden olduğundan tarafların tacir olup olmadığı gözetilmeksizin sıfatları önem arzetmeden ticari iş sayılması gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin kararlarında TTK’nın ilgili maddelerinin faiz konusu ile ilgili özel hüküm niteliğinde olduğunu, bu sebeple 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca faiz uygulaması gerektiğini kabul ettiğini ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin kararlarında kambiyo senedi düzenleme işinin TTK’da yer alması sebebi ile ticari iş niteliğinde olduğunu, bu nedenle temerrüt durumunda reeskont faizi uygulanacağını belirttiğini,
2)Bonoda tahrifat yapılması ve çift vade yazılması şikayeti yönünden; tahrifat iddiasını kabul etmediklerini, çift vade tarihi hususunda ise Yargıtay’ın görüşü; Türk Ticaret Kanunu’nun 703. maddesindeki çift vadeli düzenlenen senetlerin, bono vasfında sayılamayacağına ilişkin kurala karşın, ikinci vade olarak nitelenen ikinci tarihi, düzenlenme tarihinin tekrarı olarak yorumlamış ve aksi durumu “aşırı şekilcilik” olarak niteleyerek hak kaybı olabileceğine işaret ettiğini belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dosyasından ödeme emrinin davacıya 17.12.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, yapılan tebliğ işleminin usulsüzlüğü yönünde bir iddia ileri sürülmediğini, açılan davanın yasal 5 günlük süreden sonra 27.12.2021 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İİK’nın 170/a/II maddesi uyarınca bir borç ikrarı söz konusu değil ve imza inkarı itirazı geri alınmamış ise, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip çerçevesinde bir dosya önüne gelen icra mahkemesinin tarafların talebi olmada da, takip dayanağı senedin kambiyo senedi niteliğini haiz olmadığını re’sen inceleyebilmesi ve takibi iptal edebilmesinin mümkün olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacı-borçluya ödeme emrinin 17.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun yasal 5 günlük itiraz ve şikayet süresi geçtikten sonra 27.12.2021 tarihinde icra mahkemesine müracaatla ödeme emrinin iptalini ve takibini durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği, borçlunun tebligat usulsüzlüğüne yönelik bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmakla davacı-borçlunun icra mahkemesine müracaatının yasal süresinde olmadığı, mahkemesine süresinde yapılmış bir başvuru olmadığından 2004 sayılı İİK’nın 170/a maddesi kapsamında inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, bu haliyle mahkemece süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarla kararın bozularak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte faiz oranına itiraz ile senette tahrifat yapıldığı ve çifte vade bulunduğundan bahisle kambiyo senedi vasfında olmadığına dair şikayet olup, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İcra İflas Kanunu’nun 168’inci maddesi.

2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.