Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12789 E. 2023/4926 K. 13.09.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 21:48


YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12789
KARAR NO : 2023/4926
KARAR TARİHİ : 13.09.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi


Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar/borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine başlatılan ilamlı takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, alacaklı tarafından “asıl ve birleşen davanın kabulüne” ilişkin Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2019 tarih ve 2017/241 E.-2019/520 K. sayılı kararına dayanılarak şikayetçi borçlular aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu ilamın taraflarınca temyiz edildiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 23.03.2021 tarih ve 2020/8211 E.-2021/3028 K. sayılı kararı ile icra takibine konu ilamın sadece asıl dava yönünden onandığını, birleşen dava yönünden ise bozulduğunu, ancak icra müdürlüğünce tesis edilerek müvekkillerine tebliğ edilen şikayete konu 12.07.2021 tarihli muhtıra ile birleşen davayla ilgili ilamdan kaynaklanan 23.309.382,18 TL tutarındaki borcun 7 gün içinde ödenmesinin istendiği belirtilerek İİK'nın 16. maddesi gereğince Yargıtay bozma ilamına aykırı olarak düzenlenen 12.07.2021 tarihli muhtıranın iptaline karar verilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile muhtıranın iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, “... şikayete konu muhtıraya ise onanan asıl dava dosyasında hüküm altına alınan asıl alacak ile birleşen dosyada 606 parsel yönünden yapılan inceleme sonucunda hükmedilen asıl alacak toplamının konu edildiği, her ne kadar birleşen dosyanın henüz kesinleşmediği görülmekle birlikte son bozma ilamında 606 parsel dışında diğer 5 parsel de davanın konusu olup bu parseller yönünden hüküm kurulmadığı gerekçesiyle birleşen dosya ilamının bozulduğu, dolayısıyla alacaklının birleşen dosyada hükmedilen alacaktan daha fazla alacağının bulunduğu, 606 parsel yönünden alacağının ise subuta erdiği, bu durumda onanan asıl dosyadaki asıl alacak ile birleşen dosyadaki 606 parsel yönünden hükmedilen asıl alacağa ilişkin muhtıra çıkarılmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediği...” gerekesiyle alacaklının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda; Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2019 tarih ve 2017/241 E.-2019/520 K. sayılı kararı ile “asıl davada davacının davasının kabulüne ve 20.000 USD’nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dosya yönünden ise davanın kısmen kabulüne ve 2.488.413,75 USD’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” karar verildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 23.03.2021 tarih ve 2020/8211 E.-2021/3028 K. sayılı kararı ile “asıl dava yönünden hükmün onanmasına,

birleşen dosya yönünden ise kararın bozulduğu, bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği” şeklinde karar verildiği, birleşen dosya yönünden davalıların (şikayetçi borçluların) temyiz itirazlarının reddedilmediği, temyiz aşamasında bozma nedenine göre incelenmediği, sonuç olarak hüküm davacı (alacaklı) lehine bozulmuş ise de kısmen onanan bir hükmün var olmadığı, hükmün tamamen bozulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince dayanak ilama ve bozma ilamına ilişkin yorum yapılarak “birleşen dosyada hükmedilen alacaktan daha fazla alacağının bulunduğu” şeklindeki tespitin yerinde olmadığı, ilamların infaz edilecek kısmının hüküm kısmı olup, bozularak tamamen ortadan kaldırılan bir karara dayanarak muhtıra gönderilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
O halde, İlk Derece Mahkemesinin kararı yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:
Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 13.10.2022 tarih ve 2021/2056 E. - 2022/1992 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.