YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12812
KARAR NO : 2023/95
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince açılan ihalenin feshi davasının esastan reddi ile ihale bedelinin %10’u olan 63.100 TL para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
Kararın davacı/borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine ve ihale bedelinin takdiren %5’i oranında hesaplanan 31.550,00 TL para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
1. İhale konusu taşınmazın 1 yıl içerisinde satışının talep edilmesinin gerektiği, aksi halde HMK 110.maddesi uyarınca mal üzerindeki haczin kalkacağı fakat süresinde satış talebinde bulunulmadığı,
2. Borçlu Yücel’e yapılan tebligatın okul müdürüne tebliğ edildiği anılan tebligatta borçlunun adresinin olmamasının geçersizlik nedeni olduğu şikayetleri ile anılan ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … Uyruklu vekili cevap dilekçesinde özetle;
İhale edilen taşınmazın satış talebinin İİK.106 vd.maddelerine uygun olduğu ve süresinde olduğu,
Satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini istemek hakkının sadece kendisine tebligat yapılmayan ilgilisine şikayet hakkı verdiği, fakat davacının kendisi haricindeki bir kısım ilgililere satış ilanını tebliğ edilmediği/usulsüz tebliğ edildiği iddiası ile fesih talebinin dinlenilmesinin mümkün olmadığı iddiaları ile davanın reddi ile davacının ihale bedelinin yüzde onu olan 63.100,00 TL para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesi ile özetle;
Yapılan ihalenin usul ve esas itibariyle hukuka uygun olduğunu,
Borçlunun ihalenin feshi davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı,
Dikili İcra Hukuk Makemesi’nin 2020/14 Esas sayılı dosyasıyla kıymet takdirine itiraz davası açıldığı, belirlenen satış sürecini uzattığı ve davacının haczin düştüğü ve satış talebinin süresinde olmadığına ilişkin iddialarının gerçeğe aykırı olduğu iddiaları ile gelerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan ihalenin feshi davasının esastan reddi ile ihale bedelinin %10 u olan 63.100 TL para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
Anılan mahkeme gerekçesinde özetle;
İhalenin feshini isteyen şikayetçinin, kendisi dışındaki ilgililere satış ilanının tebliğ edilmediği hususunu ileri süremeyeceği dolayısı ile feshi talep eden vekilinin, borçlu Yücel’e tebliğin usulsüz yapıldığı iddiası bakımından bu itirazın kendisine tebliğ yapılmayan ilgili tarafından şikayette bulunulabilceğinden bu yöndeki fesih talebinin reddi gerektiği,
Alacaklının 01/07/2015 yılında son haciz işlemini yaptırdığı, borçlunun 22/02/2016 tarihinde meskeniyet iddialı dava açtığı, Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2016/38 E. 2017/232 Karar Sayılı dosyada takibin veya satışın durdurulmasına dair bir karar bulunmadığı, 04/10/2017 tarihli kararla şikayetin reddine karar verilerek kararın istinaf incelemesinden geçerek 21/10/2019 tarihinde kesinleştiği, satışın ise 07/10/2021 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla meskeniyet şikayetinin satışa bir etkisinin bulunmadığının anlaşıldığı,
Alacaklının 24/06/2016 tarihinde satış talebinde bulunduğu, satış masrafını 23/06/2016 yılında “1.500,00 TL masraf avansı satış avansı” başlıklı 38157152 Sıra Nolu makbuz ile satış avansı yatırıldığı, bu haliyle de davacı tarafça fesih sebebi yapılan bu şikayet de yerinde görülmeyerek anılan hükmün oluşturulduğu ifade edilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı/Borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Satışın süresinde istenmemesi sebebi ile haczin düştüğü, ilk derece mahkemesi kararında belirtildiği şekilde 23/06/2016 tarihinde 1.500,00 TL satış avansı açıklamasıyla yatırılmış olsa dahi, bu avansa binaen satış işlemlerinin tamamlanmadığı, satış avansının 2021 yılında yatırıldığı, düşen bir hacze binaen ihale işlemlerinin yapıldığı,
Haciz olan alacaklılardan … Vergi Dairesi Müdürlüğü, … ve …’e satış ilanı tebliğ edilmediği,
Anayasa Mahkemesinin 22/11/2018 Tarih, 2015/18872 nolu kararında da belirtildiği üzere aleyhe para cezasına karar verilmesinin mahkemeye erişim hakkını engellediği ve hükmedilen para cezasının kaldırılması gerektiği beyanıyla, istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, aksi kanaatte olunması halinde aleyhe hükmedilen para cezasının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonu
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile şikayetin reddine ve ihale bedelinin takdiren %5’i oranında hesaplanan 31.550,00 TL para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydınakarar verilmiştir.
Mahkemece verilen kararda özetle;
Somut durumda taşınmaz 400.000,00 TL muhammen bedel ile ihaleye çıkmış olup 631.000,00 TL bedel ile ihale edildiği, açılan davada fesat iddiasında bulunulmadığı ve kıymet takdirine itiraz edilmediği fakat haczin düştüğü iddiasında bulunulduğu, somut olayda, ihaleye konu taşınmaz kaydına son haciz şerhi 01/07/2015 tarihindekonulduğu, alacaklı vekilince yasal bir yıllık sürede 24/06/2016 tarihinde satış talep edildiği ve 23/06/2016 tarihinde satış avansı açıklaması ile 1.500,00 TL yatırıldığı, icra müdürlüğünce 12/03/2021 tarihinde 6.000,00 TL ek satış avansı alınmasına karar verildiği, bu miktar avansın da 15/03/2021 tarihinde karşılandığı, bu kez talimat icra müdürlüğünce henüz satış avansının talimat icra müdürlüğüne gönderilmediği aşamada satış talimatı üzerine 8.000,00 TL satış avansına karar verildiği, esas icra müdürlüğünce 6.500,00 TL avans talimat icrasına 13/07/2021 tarihinde gönderildiği, kalan 1.500,00 TL nin yatırılması yönünden 13/07/2021 tarihli karar alındığı, bu karar üzerine de alacaklı vekilince aynı tarihte bakiye 1.500,00 TL avans karşılandığı, bu durumda satış talebinin bir yıllık yasal sürede olduğu ve haczin düşmediğinin kabulü gerekeceği mahkemenin davanın reddi yönündeki kararının yerinde olduğu,
Fakat 30/11/2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7343 Sayılı Kanunun geçici 18/son maddesi gereği, anılan karar tarihi itibariyle yürürlükte olan anılan kanun değişikliği dikkate alınarak, ilk derece mahkemesince takdir hakkı kullanıldığı, ihale bedelinin %10’una kadar para cezası verilmesi gerekirken, %10 oranında para cezasına hükmedilmesi doğru olmadığı, İİK’nın 134/5. maddesi uyarınca dosya kapsamı, ileri sürülen fesih nedenleri ve Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi dikkate alınarak, ihale bedelinin takdiren %5’i oranında para cezasına hükmedilmesinin gerekeceği ve davacı vekilinin para cezasına yönelik istinaf talebinin çoğu isteyenin azı da isteyeceği ilkesinden hareket ile kabulü gerekeceği,
3. Diğer taraftan mahkemece karar başlığında takibin diğer borçlusu …’e davalı olarak yer verilmiş ise de, davacı borçlu aleyhine yapılan takip kambiyo senetlerine mahsus takip olduğundan ve borçlular arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunmadığından ve bu anlamda …’in davada taraf olarak yer almaması gerektiğinden karar başlığından adının çıkarılması ve uyaptan kaydının silinmesi gerekeceği ifade olunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/ borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin de tekrarı ile gelerek; 23.06.2016 tarihinde yatırılan satış avansı ile satış işlemlerinin tamamlanmadığı, satış avanslarının 2021 yılında yatırıldığı, bu sebeple de düşen bir hacze binaen ihale işlemlerinin tamamlandığı, ayrıca aleyhe hükmedilen para cezasının yasal koşullarının oluşmadığı iddiasını getirerek anılan kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 27. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında ifade olunan tüm gerekçe ve işbu gerekçede ayrıca ifade olunduğu üzere; her ne kadar anılan taşınmazın ihale bedeli muhammen bedelin üzerinde ise de, zarar unsurunun gerçekleşmediği durumunun istisnaları ihaleye fesat karıştırılması, kıymet takdir raporunun usulsüz tebliği iddiası ile kıymet takdirine itiraz edilmesi (ya da kıymet takdirine itiraz edilmiş ise kesin olarak verilen karara ilişkin yeniden kıymet takdirine itirazın ihalenin feshi davasında iddia edilmesi) ipotek ve rehin takiplerinde İİK 150/e maddesine dayalı takibin düştüğü ve haciz yolu ile takiplerde ise İİK 106. ve 110. maddelerine dayalı haczin düştüğü iddiasında bulunulması olup bu iddialardan biri ile ihalenin feshi davası açılması halinde zarar unsuru gerçekleşmemiş olsa bile esastan inceleme yapılması gerektiği, ayrıca 30/11/2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7343 Sayılı Kanunun geçici 18/son maddesi gereği, anılan karar tarihi itibariyle yürürlükte olan anılan kanun değişikliği dikkate alınarak hüküm oluşturulmasına yönelik Bölge Adliye Mahkeme kararı usul ve kanuna uygun olup davacı/borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.