Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12831 E. 2023/283 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12831
KARAR NO : 2023/283
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2377 E., 2022/2193 K.
DAVA TARİHİ : 04.03.2022
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/152 E., 2022/396 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine, para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili; ihale ile ilgili gerek hazırlık ve ilan aşamasında, gerekse tebligat aşamasında ihalenin feshini gerektiren usulsüzlük ve kanuna aykırılıklar olduğunu, satış ilanının tebliğ edilmemesinin ya da usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi nedeni olduğunu, ödeme emrinin TK 21/1. maddesine göre tebliğ edildiğini ancak kimin bilgisine başvurulduğu ve kime haber verildiği hususlarının belirsiz kaldığını, taşınmazın yapılan ihalesinin başlı başına usule, yasaya, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek ihalesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1) Şikayet olunan alacaklı vekili; satış ilanın davacıya bizzat tebliğ edildiğini, ayrıca satış ilanı tebliği usulsüz olsa bile borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığını, taşınmazın muhammen bedelin üzerinde ihale edildiğini ileri sürerek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2) Şikayet olunan ihale alıcısı; ihalenin usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu, şikayet dilekçesinde de açık bir şekilde kıymet takdiri tebliğ işlemine ve ihaleye konu taşınmazın kıymetine usulünce yapılmış bir şikayetin/itirazın da bulunmadığı, satış ilanının davacı borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği iddia edilmekte ise de Uyap evrak işlem kütüğünün incelenmesinde davacı borçlu tarafından vatandaş portal üzerinden satış ilanının 21.02.2022 günü saat 11:39’da okunduğu ve buna göre davacının satış ilanından ihalenin yapıldığı 28.02.2022 tarihinden önce haberdar olduğu, satış bedelinin, muhammen bedelin üstünde olması halinde zarar unsuru oluşmayacağı, anılan taşınmaza ilişkin davada hukuki yarar koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği, zarar unsuru gerçekleşmediğinden davacı borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı olmadığı gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, davanın esasına girilmeyip usulden ret kararı verilmiş olmasından dolayı şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayet eden borçlu vekili; ödeme emri ve satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle ihalenin feshine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yerleşik Yargıtay uygulamasına göre ihale bedelinin en az muhammen bedel kadar olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği, somut olayda şikayet eden borçlunun kıymet takdirine yönelik bir iddiası bulunmadığı da gözetildiğinde muhammen bedeli 400.000,00 TL olan taşınmaz 498.000,00 TL’ye satıldığından zarar unsuru gerçekleşmemiş olup şikayetçinin ödeme emri ve satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesine dayalı olarak ihalenin feshini istemekte hukuki yararı olmadığı, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisinde isabetsizlik bulunmadığı ve ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili; şikayet ve istinaf dilekçesindeki iddialarını tekrar etmekle birlikte, ek olarak tebligatların usulsüz olmasından dolayı kıymet takdirine itiraz edilemediği, satışa müdahale edilemediği, zarar unsuru oluştuğunu, kıymet takdiri raporunun da usulsüz tebliğ edilmesinden dolayı kıymet takdirine itiraz edemeyerek düşük bedelle satılmasına müdahale de edilemediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 134. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve şikayet dilekçesi ile istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyeceğinin tabii bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.