YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12839
KARAR NO : 2023/524
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddi ile işin esasına girilmemiş olduğundan davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; satış ilanında satış bedeli 800.000 TL olarak belirtilmesine rağmen ihale bedeli en düşük 910.000 TL olarak başlatıldığını, gerekçe olarak alacaklı bankanın ipotek bedeli ve satış masraflarının 910.000 TL olduğunun belirtildiğini ancak bu durumun satış ilanında belirtilmediğini, bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihalenin yapılacağı yerde görevli memur ihalenin başladığını, ihaleye katılacak olanların duyacağı bir şekilde seslenmediğini, Covid-19 salgını sebebiyle ihale salonuna ihaleye girmek isteyen herkesin alınmadığını ileri sürerek 20.08.2021 tarihinde yapılan ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ihalenin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ihale alıcısı vekili cevap dilekçesinde; ihalenin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı dava dilekçesinde taşınmazın değerine itiraz etmiş, ihaleden önce kıymet takdirinin tebliğinden itibaren süresinde taşınmazın değerine de itiraz ettiği ve … 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/82 Esas, 2021/75 Karar sayılı kararı ile taşınmazın değerinin 800.000,00 TL olarak belirlendiği göz önüne alınarak taşınmazda yeniden kıymet takdiri yapılmasına karar verildiği, mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna göre taşınmazın değerinin 800.000,00 TL olduğu, bu bedelin ihalede esas alınan muhammen bedel ile aynı olduğu ve zarar şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddi ile işin esasına girilmemiş olduğundan davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili ve davalı ihale alıcısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili; dava dilekçesini tekrarla mahkeme kararının kaldırılması ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ihale alıcısı vekili; müvekkil oldukça kalabalık ve hatta biraz da karışık bir ortam olması nedeniyle tam olarak kim veya kimler tarafından söylendiğini tam olarak hatırlayamamakla birlikte, satış bedelini ihalenin kesinleşmesinden sonra yatırılacağını ifade edildiğini, bu nedenle ihale feshi davası açıldığını duyduğunda kalan satış bedelin yatırmadığını, yatırmak için ihalenin kesinleşmesini beklediğini, daha sonra taşınmazın tekrar satışa çıkarıldığını öğrendiğini, hak kaybına yaşadığını İki ihale arasında çok kısa süre olmasına rağmen ihale bedelleri arasında izahı mümkün olmayan fark oluşmuştur. İki ihale bedeli arasında fahiş sayılabilecek fiyat farkı müvekkilin katıldığı ilk ihalede yaşanan olumsuzlukların sonucu olduğu düşünülmektedir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın muhammen bedelin üzerinde satılması nedeni ile olayda zarar unsurunun gerçekleşmediği, her ne kadar davacı tarafından taşınmazın değerinin düşük belirlendiği ileri sürülmüş ve mahkemece kıymet takdiri yönünden keşif yapılarak hüküm kurulmuş ise de, davacı tarafından süresinde kıymet takdirine itiraz edildiği, … 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/82 Esas sayılı dosyası ile kıymet takdirinin 800.000 TL olarak belirlenmiş olduğu, mahkemece yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda isabetsizlik bulunmadığı, bu sebeple eldeki dosyada İlk Derece Mahkemesince yeniden keşif yapılmasına gerek bulunmadığı gibi usulünce yapılıp kesinleşen kıymet takdirinden sonra davacının kıymet takdirine itirazının artık ihalenin feshi aşamasında incelenmesinin mümkün olmadığı, covit nedeniyle ihaleye katılımın az olmasının fesada ilişin bir iddia olmadığı gibi, İİK 134/2 maddesinde sayılan sebeplerden olmaması nedeniyle ihalenin feshi davasında incelenmesinin mümkün olmadığı, gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun HMK’nın 353-(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili; istinaf dilekçesini tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, … 1li, Konyaaltı liçesi, 3782 Ada, 2 Parsel, Arapsuyu Mahallesi 1.Kat 6 Numaralı Bağımsız Bölüm sayılı taşınmazın 20.08.2021 tarihli ihalesinin feshi isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 134 vd madde hükümleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.