Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12870 E. 2023/731 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12870
KARAR NO : 2023/731
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1644 E., 2022/1768 K.
DAVA TARİHİ : 27.06.2022
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 7. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/329 E., 2022/472 K.

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tahliyeye karar verilmiştir.

Kararın davalı borçlu kiracı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı kiralayan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklı kiralayan vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu kiracının taşınmazı 01.09.2014 tarihli sözleşmesiyle kiraladığını, davalının şirketle 01.01.2018 ve 01.01.2020 tarihinde yine sözleşmelerle kira ilişkisinin devam ettiği, son yapılan sözleşme süresinin iki yıl olarak belirlendiği, bu durumda sözleşmenin süresinin 31.12.2021 tarihinde sona erdiği, 01.01.2020 tarihli sözleşmenin 11.6 ıncı maddesindeki “İşbu Kira Sözleşmesi’nin sona ermesine rağmen, Kiracı’nın Kiralanan’ı tamamen terk ve tahliye etmemesi durumunda …” ifadesiyle davalı kiracı, sözleşmenin sona erme tarihi olan 31.12.2021 tarihinde kiralananı tahliye edeceğini kabul ve taahhüt ettiğinden bahisle örnek 14 icra takibi başlatıldığı, davalı kiracının icra dosyasına haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı tarafça geçerli bir tahliye taahhüdü olmadığından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı ile davalı arasındaki kira sözleşmesinin 11. maddesinin 6. Bendinin bu haliyle kira süresinin sonunda kiralananın tahliye edilmesini amaçlayan ve kiracıyı tahliyeye zorlayan tahliye taahhütnamesi niteliğinde olduğu, kira sözleşmesinin başlangıcında alınmadığını ve daha sonradan düzenlendiği sabit olmakla geçerli bir tahliye taahhütnamesi niteliğinde kabul edilerek kiracı tarafından tarihe ve imzaya itiraz edilmediği ve sözleşmenin de uzatıldığına dair aynı nitelikte yazılı bir belge de sunulmadığı gerekçesiyle, itirazın kaldırılmasına ve davalının taşınmazdan tahliyesine karar verildiği görülmüştür.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu kiracıvekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı borçlu kiracı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; geçerli bir taahhütname olmadığı ve tahliye edilecek tarihin net bir şekilde belirtilmediğinden bahisle mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davalı borçlu kiracı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde; 01.01.2018 ve 01.01.2020 başlangıç tarihli kira sözleşmelerinde devam eden kira ilişkisine bir atıf bulunmadığı, kiracının taşınmazı fiilen kullandığı sırada ve kira süresinin uzadığı dönemde 01.01.2020 tarihli sözleşmenin imzaladığı konusunda ihtilafın olmadığı, 01.01.2020 başlangıç tarihli sözleşmesinin 11.6. maddesinde geçen ibarelerin belirli bir tarih içermediği gibi; bu ibarelerde kira sürenin sonunda taşınmazın boşaltarak kiraya verene kayıtsız şartsız teslim edileceğine dair her hangi bir tahliye taahhüdünün yer almadığının görüldüğü, diğer yandan, Borçlar Kanunu’nun adi kira hükümlerine tabi kira sözleşmelerinde kira süresinin taraflarca tayin edilmesi halinde sözleşmenin sona erme hali sözleşmedeki sürenin bitimini takip eden bir ay içinde kiralayan icra dairesinden tahliye isteyebileceği gibi dilerse mahkemeden de tahliye isteminde bulunabileceği, TBK. nun 347. maddesi gereğince konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça, kira sözleşmesi aynı koşullarla bir yıl uzatılmış sayılacağı, kiralanan taşınmazın 01.09.2014, 01.01.2018 ve 01.01.2020 başlangıç tarihli tarihli kira sözleşmelerinde belirtildiği üzere idari binalı depo niteliğinde iş yeri olduğu, bu nedenle kiralananın genel hükümlere tabi olmadığı; konut ve çatılı işyeri kiraları hükümlerine tabi bulunduğu anlaşılmış olduğu gerekçesiyle konut ve çatılı işyeri kiralarına tabi taşınmazlarda ise tahliye davası açılabilecek haller sınırlı sayıda olup, bu tür yerlerde kural olarak kiralayana süre bitimi nedeniyle tahliyeyi isteme hakkı tanınmadığından davacının kira süresinin bitimi nedeniyle tahliye talep edemeyeceği kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı kiralayan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı kiralayan vekili; dava dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın kaldırılması ve tahliye talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 272. maddesi, Türk Borçlar Kanunu 327, 347, 352. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı alacaklı kiralayan vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.