Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12876 E. 2023/1025 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12876
KARAR NO : 2023/1025
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye talebi nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne takibin devamına, birleşen 2016/71 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, birleşen 2016/7 Esas sayılı davanın reddine tahliye hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı/borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-Alacaklı vekili asıl dava ve birleşen dava dilekçelerinde; davalı ile aralarında yapılan kira sözleşmesine ilişkin olarak davalının bazı aylara ilişkin kiraları ödememesi nedeniyle Pazar İcra Müdürlüğü’nün 2015/1965, 2015/1304 ve 2016/1426 Esas sayılı dosyalarında kira alacağı ve tahliye talepli takip başlatıldığını, davalının icra dosyasına kısmi ödeme yaptığını ancak tüm kira alacağının ödemediğini ve takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini beyan ederek davalının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, mecurdan tahliyesine ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-Borçlu vekili cevap dilekçesinde; müvekkile gönderilen ödeme emrinde ne aylık kira miktarının ne de borçlu olunduğu iddia edilen ayların gösterilmediği, müvekkilin davacının banka hesabına kiralara ilişkin ödeme yaptığı, kiralananın kullanıma elverişli olmaması nedeniyle otelin işletilmesinin kısıtlandığı, ayıpların giderilmesi taleplerinin davacı tarafından yerine getirilmediği, müvekkilinin ayıplar nedeniyle yaptığı masrafları kira bedelinden mahsup etmesinin yasal olduğu ileri sürülerek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı borçlunun asıl ve birleşen dosyalara ilişkin takiplerde icra müdürlüğüne vermiş olduğu borca itiraz dilekçelerinde kiracılık ilişkisine itiraz etmediği, sözleşmeye karşı çıkmadığı nedenle İİK’nın 269/2. maddesi gereğince taraflar arasındaki kiracılık ilişkisinin kesinleştiği, itirazın kaldırılması yönünden ise bilirkişi marifetiyle hesaplama yaptırıldığı, bilirkişi raporunda asıl birleşen davalar dolayısıyla takip dosyaları yönünden ayrı ayrı hesaplama yaptırıldığı, bu hesaplamalar neticesinde asıl davanın kabulüne takibin devamına, birleşen 2016/71 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, birleşen 2016/7 Esas sayılı davanın reddine, tahliye yönünden ise davacı vekilinin mecurun tahliye edildiğine ilişkin beyanları karşısında konusuz kalan bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı-Borçlunun; yerel mahkeme gerekçesinin yetersiz olduğu, mahkeme gerekçesinde hangi bilirkişi raporunun dayanak alındığı belirtilmezken, rakamlara bakıldığında 05.09.2018 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığının anlaşıldığı, bu bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların değerlendirilmediği, hangi aylara ilişkin kira alacağının talep edildiği belirtilmeden takip başlatılmasının usul yasaya aykırı olduğu, ödenmiş olan kira bedellerinin de istenildiği, mahkemece tahliye isteminin reddine karar verildiği ancak red kararı yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediği, davaya konu takipte istemin açık bir şekilde belirtilmemesi nedeniyle aleyhlerine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, mahkemece kurulan hükmün açık olmadığı ve işlemiş faize yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararın kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu itirazında takibe dayanak kira sözleşmesindeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmez ise İİK’nın 269 maddesinin 2. fıkrası uyarınca kira sözleşmesinin varlığı ve içeriği ile sözleşmede belirlenen kira alacağının takip hukuku bakımından kesinleşeceği, eldeki dosyada davalı borçlunun, icra dosyalarına sunduğu itiraz dilekçeleri ile kira akdini reddetmediği, borçlunun iddiasının borcun kiralanana yapılan tadilatlarla ödendiği yönünde olduğu, bu savunmaya itibar edilemeyeceği, kira akdi ve kira borcunun kesinleştiği, borçlunun iddialarını İİK’nın 269/c bendinde belirtildiği üzere noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile ispat etmek zorunda olduğu, borçlunun sunduğu ödeme belgelerinde takipte talep edilen döneme ilişkin kira borcunun ödendiğine ilişkin bir ibarenin bulunmadığı, bu haliyle davalı borçlunun ödeme iddiasını İİK’nın 269/c hükmünde düzenlenen belgelerle ispatlayamadığı, itirazın kaldırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesini tekrarlamakla mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi kiraya ve hasılat kiralarına ait örnek 13 ilamsız takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 269/2 maddesi, İİK’nın 269/c maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.