Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12879 E. 2023/4836 K. 11.09.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 18:23


YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12879
KARAR NO : 2023/4836
KARAR TARİHİ : 11.09.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti, imzaya ve borca itiraz davasından dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile; ödeme emri ıttıla tarihinin 12.10.2020 olarak düzeltilmesine, borçlunun borca, imzaya, faize ve ferilerine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu icra mahkemesine başvurusunda; ödeme emrinin usulsüz olarak tebliğ edildiği, annesinin aynı konutta oturmadığı, tebliğ tarihinde Jandarma Er olarak Antalya'da bulunduğu, imzaya faize ve tüm ferilerine ilişkin itiraz ettiğini belirtilerek şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
1. Jandarma Genel Komutanlığına müzekkere yazıldığı, gelen cevabi yazıda tebliğ tarihinde davacının Kaş Merkez Jandarma Komutanlığında çalıştığı ve kışlada ikamet ettiğinin bildirildiği, bu kapsamda davacıya yapılan tebligatın usulsüz olduğu belirtilerek davacının usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne tebliğ tarihinin bildirdiği tarih olan 12.10.2020 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
2. Mahkemece borçlunun imza asılları üzerinde yapılan incelemede takibe dayanak senetler altındaki imzanın davacı asilin eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, alınan raporun denetime ve hükme elveriş olduğu belirtilerek davacının bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir.
3.Borçlu borca itiraz etmişse de borcunun olmadığına dair İİK. madde 169/a'da sayılan belgelerden birini sunmadığı, dolayısıyla borcu olmadığını ispatlayamadığı belirtilerek davacının borca itirazının reddine karar verilmiştir. Takip geçici olarak durmadığından davacı aleyhine para cezasına ve tazminata hükmedilmemiştir.

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Borçlu istinafa başvurusunda; bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, raporun teknik ve hukuki yönden karar vermeye elverişli olmadığı, usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne ilişkin karara ilişkin olarak yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti konularında müvekkili davacı lehine hükmolunması gerekir iken; davalının yargılamaya sebep olunmadığından bahisle bu hükme yer verilmemesinin Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Alacaklı istinaf başvurusunda; davacının itirazının sadece usulsuz tebligata yönelik olmayıp imzaya, faize ve tüm ferilere ilişkin olduğu, inkar tazminata ilişkin hükmün kurulmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1.Alacaklının istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede, İİK 169/a-6 maddesi gereği davalı (alacaklı) lehine tazminata hükmedilmesi için takibin muvakkaten durdurulmuş olması gerektiği, somut olayda İDM tarafından davacı vekilinin icra takibinin geçici olarak durdurulması talebinin 28.10.2020 tarihli tensip tutanağının 8. maddesi gereğince reddine karar verildiği, yasal şartları oluşmadığından tazminata ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına dair İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğu, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
2.Borçlunun istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede, bilirkişi raporunun kesin kanaat içerdiği, bu kapsamda alınan raporun denetime ve hükme elverişli olduğu, borcunun olmadığına dair İİK madde 169/a'da sayılan belgelerden birini sunmadığı, borçlunun faize itirazına ilişkin dosyanın yerel mahkemece bilirkişiye tevdii edildiği, 08.11.2021 tarihli raporda takipte 11.972,61 TL’nin talep edildiği, borçludan 14.089,04 TL talep edebileceğinin tespit edildiği, raporun denetiminde hükme ve denetime elverişli olduğu belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık borçlunun ödeme emri tebligatının usulsüzlüğü şikayetine ,borca ve imzaya itirazına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK' nun 16. maddesi,169/a,170/ 3, Tebligat Kanununun 21. maddesi,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,


Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

HK/KH