YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12927
KARAR NO : 2023/253
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bozma gereğine ve usule uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 17.01.2023 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
Üye Dr. …’in Karşı Oy Yazısı:
İİK 134/II maddesine göre ihalenin feshi yalnız şikayet yolu ile icra mahkemesinden istenebilir. Satışa (paraya çevirmeye) hazırlık işlemleri öncesinde ve arttırmaya hazırlık işlemlerinde veya arttırma sırasında yapılmış usulsüzlük ya da kanuna aykırılıklar nedeniyle ihalenin feshi istenir.
Şikayet hakkının kullanılmasının birinci şartı şikayet ehliyeti ise de, ikinci şartı şikayette hukuki yarardır. İhalenin feshi talebinde bulunacak kimsenin somut bir olayda ihalenin feshini isteyebilmesi için bunda hukuki yararının bulunması gerekir. Fesih isteyen kişi belirgin bir fesih sebebine dayanmalı ve bu yanlış işlem nedeniyle hukukça korunan menfaati ihlal edilmiş olmalıdır.
İcra ve İflas Kanununda 134. maddenin 8. fıkrasında bu husus açıkça belirtilmiştir.
Kanun hukuki yarar şartını “İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.” şeklinde düzenlenmiştir.
Satılan malın muhammen bedelin üstünde bir bedelle satılmış olması halinde kural olarak hukuki yarar yoktur. ( Kuru, Baki İcra İflas Hukuku El Kitabı/Ankara 2013 s.714-715 )
Şikayetçinin ihalenin feshini istemede hukuki yararı yok ise icra mahkemesi esası girmeksizin şikayeti usulden reddeder. Bu halde işin esasına girilmediği için İİK’nın 134/II maddesinde yazılı para cezasına hükmedilemez.
İhalenin feshi sebepleri arasında gösterilmese dahi icra mahkemesi kamu yararının söz konusu olduğu hallerde kendiliğinden inceleme yapar.
Örneğin satış istemi süresine uyulmamasına rağmen (İİK m. 106 ve 110 maddeleri ) satışa hazırlık işlemlerine geçilmesi süresiz şikayet konusu olup haciz kalktığı halde ihale yapılması kamu düzeni ile ilgili olduğundan ihalenin feshi gerekir. Bu halde ihalenin feshini isteyen borçlunun şikayet dilekçesinde süresinde satış istememesi nedeniyle haczin düştüğünü ileri sürmesine gerek olmayıp bu husus icra mahkemesince kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle, şikayetçinin haczin düştüğünü ileri sürmesi halinde şikayetin esasının incelenmiş olacağı sonucuna varılamaz. İcra mahkemesi, ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olması durumunda, ihalenin feshi için kendiliğinden gözetilecek sebeplerinin bulunmaması ve şikayetçinin hukuki yararı olduğunu ispatlayamaması halinde şikayeti usulden reddetmesi gereklidir.
Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince de kabul edildiği üzere ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu süresinde satış istendiği için haczin düşmediği ve borçlunun da ihalenin feshinde hukuki yararı bulunduğunu ispatlayamadığından şikayetin usulden reddedilmesi ve şikayetçi borçlu aleyhine para cezası verilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan hükmün bozulması yerine onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum.17.01.2023