YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12942
KARAR NO : 2023/748
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; asıl dosya yönünden şikayetin aktif husumet yokluğundan reddine ve para cezasına yer olmadığına, birleşen dosya yönünden ise şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine ihale bedeli üzerinden % 10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen dosya şikayetçileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; asıl dosya şikayetçisinin istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen dosya şikayetçisinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, asıl dosya yönünden şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve para cezasına yer olmadığına, birleşen dosya yönünden ise şikayetin zarar unsuru bulunmadığından usulden reddine ve para cezasına yer olmadığına hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dosya şikayetçileri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Asıl dosya şikayetçisi 3. kişi icra mahkemesine başvurusunda; takip borçlusu ile anlaşmalı olarak boşandıklarını ve boşanma ilamının kesinleşmesinden itibaren üç gün içerisinde ihaleye konu taşınmazın şikayetçiye devrinin kararlaştırıldığını, bu suretle Aile Mahkemesinin boşanma ilamı ile birlikte taşınmazın maliki haline geldiğini, satıştan ihaleden sonra haberdar olduğunu, bu satışın şikayetçinin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, tapu iptal ve tescile ilişkin açılan davanın derdest olduğunu ileri sürerek, tapunun 6 parselinde kayıtlı 17 bağımsız bölüm numaralı taşınmaza ilişkin ihalenin feshini talep etmiştir.
Birleşen dosya şikayetçisi borçlu icra mahkemesine başvurusunda; satışa kadar yapılan hiç bir icra işleminden haberdar olmadığını ve ihaleye 16.8.2021 tarihinde muttali olduğunu, borçluya yapılan tüm tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tapunun 6 parselinde kayıtlı 17 bağımsız bölüm numaralı taşınmaza ilişkin ihalenin feshini istemiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; asıl dosya şikayetçisinin ihalenin feshini isteyecek kişilerden olmadığını ve şikayetin 7 günlük süre içerisinde yapılmadığını ileri sürerek şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine ihale bedelinin % 10’u oranında para cezasına, alacaklı lehine de ihale bedelinin % 20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 134. maddesinde düzenlenen ihalenin feshini isteyecek ilgililer kavramına tapu siciline tescil edilmemiş mülkiyet ya da sınırlı ayni hak sahiplerinin girmeyeceği ve ilgililerin icra müdürlüğünün satış kararı tarihi itibariyle belirleneceği tabi olup, bu tarihten sonra tapuya tescil edilenlerin ilgili sıfatı kazanırlarsa da, bu kişilere satış ilanı tebliğinin gerekmeyeceği, boşanma ilamıyla hükmedilen tapu iptal ve tescil kararı fiilen uygulanmadığından satış kararı ve ihale tarihi itibariyle asıl dosya şikayetçisi 3. kişinin ihalenin feshini istemekte aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, satış ilanının birleşen dosya şikayetçisi borçluya Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, kıymet takdir raporu tebliğ işleminin de süresi içinde şikayet olarak ileri sürülmediğinden fesih nedeni yapılamayacağı gerekçeleriyle, asıl dosya yönünden şikayetin aktif husumet yokluğundan reddine ve para cezasına yer olmadığına, birleşen dosya yönünden ise şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine ihale bedeli üzerinden % 10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosya şikayetçileri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl dosya şikayetçisi 3. kişi istinaf dilekçesinde; TMK’nın 705/2. maddesi gereğince taşınmaz mülkiyetinin mahkeme kararı ile tescilden önce kazanıldığını ve bu nedenle tapuya yapılacak tescilin kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğunu belirterek, şikayette aktif husumet ehliyeti bulunduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Birleşen dosya şikayetçisi borçlu istinaf dilekçesinde; ihalenin usulüne aykırı yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; asıl dosya şikayetçisinin gerekçeli istinaf dilekçesinin süresi içerisinde olmadığı belirtildikten sonra kamu düzeni ile sınırlı yapılan incelemede de ihalenin feshini gerektirir bir neden bulunmadığı gerekçesiyle asıl dosya şikayetçisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, birleşen dosya şikayetçisi yönünden ise kıymet takdir raporuna itiraz ya da ihaleye fesat karıştırıldığına dair bir iddia bulunmadığından ihalede zarar unsuru olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, asıl dosya yönünden şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve para cezasına yer olmadığına, birleşen dosya yönünden ise şikayetin zarar unsuru yokluğu nedeniyle usulden reddine ve para cezasına yer olmadığına hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosya şikayetçileri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl dosya şikayetçisi 3. kişi temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte, istinaf süre tutum dilekçesinden sonra gerekçeli istinaf dilekçesinin sunulması için Yasada bir süre düzenlemesi bulunmadığını ileri sürerek, istinaf nedenlerinin incelenmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Birleşen dosya şikayetçisi borçlu temyiz dilekçesinde; şikayet ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerlerle temyiz talebinde bulunduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 134/2., 363/1., HMK 355.,
3. Değerlendirme
1-Asıl dosya şikayetçisi 3. kişi …’in temyiz isteminin incelenmesinde;
Yasal 10 günlük sürede istinaf süre tutum dilekçesi sunulmasına rağmen, gerekçeli karar tebliğinden itibaren 10 günlük yasal sürede gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığından, istinaf süre tutum dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyeceğinin ve kamu düzeni nedeniyle resen incelenen hususlarda da bir eksiklik bulunmadığının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yasal süresinden sonra sunulan gerekçeli istinaf dilekçesine değer verilmeyerek süresi içinde sunulan süre tutum istinaf dilekçesi gereğince HMK’nın 355. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden incelenmesi gerektiği tabii olmakla, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının yerinde olmadığının anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Birleşen dosya şikayetçisi borçlu …’nın temyiz isteminin incelenmesinde;
02.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile değişik İİK’nın 363/1. maddesine göre istinaf yoluna başvuru süresi tefhim veya tebliğden itibaren on gündür.
Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesi kararı, istinaf yoluna başvuran borçlu vekilinin yüzüne karşı 27.10.2021 tarihinde tefhim edildiği halde, istinaf dilekçesinin yasal 10 günlük süre geçirildikten sonra, 09.11.2021 tarihinde verildiği görülmekle, istinaf başvuru süresinin kanun gereği tefhimden itibaren başlayacağı gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince, İİK’nın 365/3. maddesi gereğince istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği halde, esasının incelenmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre asıl dosya şikayetçisi 3. kişi …’in yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 22.9.2022 tarih ve 2021/3457 E. – 2022/2210 K. sayılı kararının yukarıda (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi