Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13004 E. 2023/648 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13004
KARAR NO : 2023/648
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2845 E., 2022/2787 K.
DAVALILAR : …, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.
DAVA TARİHİ : 16.02.2022
HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararı Kaldırılarak Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 9. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/81 E., 2022/204 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, davacının ihale bedelinin %1’ine tekabül eden 7.030,00 TL para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi/borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi ilamının ortadan kaldırılmasına, davacının hukuki yarar yokluğundan reddine, davacı hakkında para cezası takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi/borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu ihalenin usule uygun olmadığını, satış ilanının müvekkiline usule aykırı tebliğ edildiğini, bunun açıkça ihalenin feshi nedeni olacağını, satış talebinden sonra 3 ay içinde taşınmazın satılması gerektiğini ancak bu hükme de uyulmadığını, dava konusu olayda bir ve ikinci arttırmanın yapılacağı yerin satış ilanında ayrı ayrı belirtilmediğini, sadece ikinci satış yönünün altında, satış yeri denilmek suretiyle belirtildiğini, oysa kanun hükmü gereğince hem birinci hemde ikinci artırmanın yapılacağı yerin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiğini ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; satış ilanı tebliğinin usulüne uygun tebliğ edildiğini, ihalenin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket vekili Av.Fikret Koral Kaplan’a 12.12.2021 tarihinde e-tebliğ yolu ile tebliğ olunduğu, herhangi bir tebligat usulsüzlüğüne rastlanmamıştır. Satış ilanında satış yerinin belirtildiği görülmekte olup kanunun lafzından ayrı ayrı belirtilmesi gerekliliği anlaşılmamaktadır. İİK’nın 128/a-2 maddesi gereğince kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıllık süre dolmadan 10.02.2022 tarihinde ihalenin gerçekleştirildiği, satış ilanının tebliğ edilmediği iddiasının yerinde olmadığı ve dosya kapsamına göre yukarıda belirtildiği şekilde taşınmazın değerini önemli ölçüde etkileyecek bir durum olmadığı, düzenlenen kıymet taktir raporuna göre ihalenin yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, İİK’nın 129. maddeye aykırılık bulunmadığı, resen incelenecek durumlarda da yasaya aykırı bir halin bulunmadığı anlaşılmakla, davacının şikayetinin reddine ve şikayet konusu yapılan her bir taşınmaz yönünden ihale bedelinin %1’i oranında para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili; satış ilanının bir örneğinin borçluya tebliğinin gerektiğini, ihale dosyasında müvekkili adına yapılan satış ilanının usule aykırı tebliğ edildiğini, ayrıca artırmanın yapılacağı yerinde satış ilanında ayrı ayrı gösterilmediğini, kaldı ki taşınmazın muammen bedelin üzerinde satılması halinde para cezasına hükmedilmeyeceğini, zarar unsurunun gerçekleştirilmediğini belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

2.İhale alıcısı da katılma yoluyla süresinde verdiği istinaf dilekçesinde; kararda aleyhe husus olmadığından süre tutum dilekçesi sunmadıklarını, ancak gerekçeli kararda tarafları lehine ücreti vekalete hükmedilmediğini, ancak ihale alıcısınında vekil ile temsil edildiğini belirterek gerekçeli karar yazılırken eksik kalan hususun düzeltilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış ilanının vekil ile temsil edildiği anlaşılan borçlunun vekiline elektronik ortamda tebliğ edildiği sabit olup, bu husus mahkeme gerekçesiyle de teyit edilmektedir. Bilindiği üzere vekil ile takip edilen işlerde HMK’nın 73. ve TK’nın 11. madde gereğince tüm tebligatların vekile yapılması esas olup satış ilanınında borçlunun vekiline gönderilmesi yasal mevzuata uygundur. Ayrıca davacı artırmanın yapılacağı yerin satış ilanında gösterilmediğini belirtmiş ise de, şartname tutanağı incelendiğinde satış yerinin gün ve saatinin belirtildiği görülmüştür. Hal böyle olunca davacının dava dilekçesine konu fesih sebeplerinin somut olayda gerçekleşmediği tartışmasızdır. Öte yandan davacı taşınmazın muammen bedeli üzerinden satıldığını, dolayısıyla para cezasına hükmedilmemesi gerektiğini de bir istinaf sebebi olarak dile getirmektedir. Taşınmazın muhammen bedelin çok üzerinde satıldığı açıktır. İİK’nın 134/8 maddesinde şikayet yolu ile ihalenin feshini isteyen ilgilinin kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ayrıca ispat etmeye mecburdur düzenlemesi yer almaktadır.Yerleşik Yargıtay uygulamaları satış bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmeyeceğine işaret etmektedir. Somut olayda ihale konusu taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde satıldığı, davacının İİK’nın 134/8 maddesi kapasında kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispatlayamadığı, dolayısı ile hukuki yararının bulunmadığı açıktır. Hükme yönelik davacının İİK’nın 134/8. madde kapsamında yaptığı istinafların kabulü ile hükmün tümden ortadan kaldırılmasına, şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine, davacı hakkında para cezası takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, vekil ile temsil edilen her iki davalı yararına da ücreti vekalet takdirine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrarla mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.