Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13025 E. 2023/615 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13025
KARAR NO : 2023/615
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2108 E., 2022/2032 K.
DAVA TARİHİ : 21.10.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/681 E., 2022/367 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet bulunmadığından usulden reddine, para cezası hükmetmeye yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetçinin maliki olmadığı taşınmazların ihalesi yönünden İİK’nin 134/2. maddesi uyarınca ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olmadığı, ilk derece mahkemesince ihalenin feshi isteminin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile şikayetçi/borçlunun istinaf talebinin HMK’nun 353-(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tüm tebligatların usulsüz yapıldığını ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; aktif husumeti bulunmadığını, tebligatların usulüne uygun tebliğ edildiğini, aynı gayrimenkullere yönelik birebir aynı dilekçe ile 20.10.2021 tarihinde Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/656 Esas sayılı dosyasından ihalenin feshi davası açıldığını, bu davanın derdestlik nedeniyle reddine, ihalenin feshi davasının esastan reddini istemiştir.

Davalı-ihale alıcıları vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın derdestlik, menfaat yokluğu ve aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tevzi formunda yazılı ihaleler yönünden davanın açıldığına dair davacı tarafından beyanda bulunulduğu, ipotek maliklerinin kendi taşınmazları için ihalenin feshi talebinde bulunabileceği dikkate alındığında, taşınmazların mülkiyetinin davacıya ait olmadığı, davacının davayı açmakta ehliyetli olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine, para cezası hükmetmeye yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Aktif husumet ehliyeti bulunduğunu, şikayet konusu taşınmazların maliki değil ise de takip konusu borca müşterek müteselsil kefil olduğunu, toplu rehinin söz konusu olduğunu, tüm tebligatların usulsüz yapıldığını, takip kesinleşmeden ve kıymet taktirleri kesinleşmeden ihale yapıldığını, ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar şikayet eden ipotek borçlusu tarafından tevzi formunda belirtilen ihalelerin feshi talep edilmiş ise de, şikayet eden ipotek borçlusu, ihalesi 15.10.2021 günü saat 13.45-13.50 arasında yapılan 3351 ada 1 parsel B Blok 23 numaralı bağımsız bölümün maliki olup tevzi formunda bu taşınmazın ihale bilgileri belirtilmediği, İcra dosyasında iki ayrı icra emri bulunmakta ve bu icra emirlerinden birinde davacı borçlu olarak görülmekte ise de, dosya içerisinde mevcut takibe dayanak kredi sözleşmeleri incelendiğinde, davacının asıl borçlu lehine kredi sözleşmesinin kefili ve ipotek maliki olduğu, buna göre şikayetçi ipotek borçlusunun kendi maliki olduğu taşınmazın ihalesinin feshini talep etmemiş kendisine ait olmayan bazı taşınmazların ihalesinin feshini talep etmiş olduğu, şikayetçinin maliki olmadığı taşınmazların ihalesi yönünden İİK’nın 134/2. maddesi uyarınca ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olmadığı, ilk derece mahkemesince ihalenin feshi isteminin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile şikayetçi/borçlunun istinaf talebinin HMK’nun 353-(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebeplerin aynen tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK134 üncü ve devamı madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Üye …’in Karşı Oy Yazısı :

Şikayetçi, ipoteğin parayı çevrilmesi yolu ile takipte, ipotek veren üçüncü kişi konumunda olup, feshi istenen ihaleye konu taşınmazın kendine ait olmadığı için aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, bu karararın temyiz konusu olduğu görülmektedir.
İİK’nın 134/2. maddesinde ihalenin feshi davası açabilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Bu kişiler ihalenin feshinde menfatı olduğunu ıspatlamakla da yükümlüdür. İİK’nın 134/2. maddesine göre satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinden ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilir, bu maddede borçlu da sayılmıştır. İhalenin feshini isteyen takip talebinde borçlu kısmında yer almaktadır. İpotek veren üçüncü kişi takibe konu alacaktan şahsen sorumlu değil ise de ipotekli taşınmaz ile borçlu, takip borçlusu olup, asıl borçlu ile birlikte mecburi takip arkadaşı olarak takip talebinde gösterilerek İİK’nın 149. maddesi uyarınca ipatek veren üçüncü kişiye de icra emri gönderilmesi zorunludur. Aynı borç için diğer ipotek verenlerin taşınmazının değerinde satılmasında şikayetçinin hukuki yararı da bulunmaktadır.
Şikayetçi takip talebinde toplu rehin söz konusu olduğunu takip konusu borca müşterek mütselsil kefil olduğunu beyan etmektedir.
O halde takip borçlusu olma sıfatıyla İİK’nın 134/2. maddesinde yazılı ilgililerden olan ipotek veren üçüncü kişinin takipte yazılı diğer ipotekli taşınmazın ihalesinin feshinde ayrıca hukuki yararı da bulunduğundan işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken şikayetin usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İcra Mahkemesi kararının bozulması yönünde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.06.02.2023

İHÖ/KH