Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13094 E. 2023/4958 K. 13.09.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 21:39


YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13094
KARAR NO : 2023/4958
KARAR TARİHİ : 13.09.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi


Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde yetkiye ve borca itiraz ile hacizlerin kaldırılması şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yetkiye ve borca itirazın reddine karar verilmiştir.

Kararın itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı itiraz eden borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu vekili itiraz dilekçesinde; İstanbul ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/7184 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, 29.03.2021 tarihinde takipten haberdar olunduğunu, takip dayanağı bonolarda yetkili yer İstanbul olarak kararlaştırıldığından yetki itirazında bulunulduğunu, bonoların şirket yetkilisi tarafından düzenlenmediğini, şirketin çift imza ile temsil edildiğini, şirket kayıtlarında bonolara ilişkin kayıt bulunmadığını, bonoların Mesut Geniş tarafından hileli bir şekilde düzenlenerek şirketin zarara uğratılmak istenildiğini, İİK'nın 257. maddesindeki şartların oluşmaması sebebiyle borçlu şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, itiraz edilerek kesinleşmeyen ihtiyati haciz kararına dayalı olarak, mahkemece verilen kararda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin talep edilemeyeceğini ileri sürerek yetkiye, borca ve ferilerine itirazla takibin durdurulmasını ve hacizlerin fekkini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlu Şirket adresinin Ataşehir olması sebebiyle takibin yetkili yerde başlatıldığını, borca itirazın asılsız olduğunu beyan ederek talebin reddini istemiştir.


III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/7184 Esas sayılı dosyasında itiraz eden borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından süresinde itirazda bulunularak mahkemeye başvurulduğu, borçlu şirket merkezinin Ataşehir/İstanbul olması sebebiyle yetki itirazının yerinde olmadığı, borçlunun borca itirazını İİK'nın 169/a maddesinde yazılı olan belgelerden biriyle ispatlayamadığı, celbedilen ticaret sicil kayıtlarına göre bonoların keşide tarihleri itibariyle şirketin tek ortak ile temsil edildiği, alacaklının ödeme tarihlerinden itibaren bonolara avans faizi işlettiği, ihtiyati hacizle ilgili itirazların İİK'nın 265. maddesi uyarınca mahkemenin inceleme konusu olmayacağı gerekçesiyle, davacının yetkiye ve borca itirazının ayrı ayrı reddine, takibin geçici olarak durdurulmasına karar verilmediğinden, koşulları oluşmayan davalı yanın tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde itiraz eden borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili, şikayet dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK' nın 17. maddesi uyarınca yetki sözleşmesinin tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında yapılabileceği, takip konusu bonolarda alacaklı gerçek kişi olduğu için İİK'nın 50. maddesi uyarınca borçlunun ikametgahının bulunduğu yerde takip başlatılmasının yetki kurallarına aykırı bir durum oluşturmadığı, borçlunun borcu bulunmadığı iddiasını İİK'nın 169/a maddesinde yazılı olan belgelerden biriyle ispatlayamadığı, borçlunun diğer iddialarının da yargılamayı gerektirmesi sebebiyle, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde itiraz eden borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili, istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde borca ve yetkiye itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK'nın 50. maddesi, 169/a. maddesi, HMK'nın 17. maddesi

3. Değerlendirme
1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup itiraz eden borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,


Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.