YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13102
KARAR NO : 2023/514
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine ve para cezasına yer olmadığına karar verilmiş, sonrasında karara yönelik istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığına ilişkin ek karar verilerek istinaf dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
Ek kararın ve asıl kararın davacı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ek karara yönelik istinaf başvurusunun süresinde olduğu gerekçesiyle kabulü ile ek kararın kaldırılmasına, asıl karara yönelik ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; diğer borçlu Hale Kesici’ye ait taşınmaz hissesine bir sene önce yapılan kıymet takdirinin günümüz şartlarında düşük kaldığını, ihalesi yapılan taşınmazın değerinin arttığını ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı tarafça verilen cevap dilekçesinde; kıymet takdiri üzerinden 2 yıl geçmediğinden yeniden kıymet takdiri yapılamayacağını, ilk yapılan ihalenin feshine karar verilmesi üzerine yeniden ihale yapıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak şikayetin reddine ve para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; ihale konusu taşınmazın kıymet takdiri üzerinden 2 yıl geçmediğini, muhammen bedelinin üzerinde ihale edildiğinden satış bedelinin muhammen bedellerin üzerinde olduğu ve zarar unsurunun gerçekleşmediğini, satış ilanının borçluya tebliğine rağmen taşınmazın değerinde artış olduğu yönünde süresinde şikayette bulunulmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş ve sonrasında sunulan istinaf dilekçesinin süresinde olmadığından ek karar ile istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarla mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı borçlu vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde mahkemece şikayetin reddine dair verilen kararın borçluya 05.07.2022 tarihli duruşmada tefhim edildiği, borçlu tarafından 18.07.2022 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulduğu, ek karar ile borçlunun istinaf başvurusunun süresinde olmadığından reddine karar verildiği, iş bu ek karara karşı borçlu tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede, istinaf başvuru süresinin son gününün 15.07.2022 resmî tatil gününe, devam eden günlerin ise hafta sonuna denk gelmesi nedeni ile borçlu tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmış olup İlk Derece Mahkemesinin 01.09.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve işin esasının incelenmesine geçilmiş olup somut olayda, diğer borçlu adına kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesine 13.10/2021 tarihli keşif neticesinde 616.860,00 TL değer takdir edildiğini, kıymet takdiri ve satış ilanının şikayetçi borçluya tebliğ edildiği, buna dair herhangi bir şikayet nedeninin bulunmadığını, taşınmaz hissesinin 22.04.2022 tarihli ihalede 700.000,00 TL bedel ile muhammen bedelinin üzerinde ihale edildiği anlaşıldığından, davacı borçlu yönünden zarar unsuru gerçekleşmemiş olduğundan borçlunun ihalenin feshi isteminde hukuki yararı bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğundan bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili; dava dilekçesinin tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 134. madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.