Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13108 E. 2023/4951 K. 13.09.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 21:51
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13108
KARAR NO : 2023/4951
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde davacı borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda; Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün 2019/20157 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, takipten yeni haberdar olduklarını ödeme emri tebliğ evrakının şirket yetkilisinden sonra gelen ve tebligatı almaya yetkili şirket çalışanına tebliğ edilmeden daimi işçiye kanuna ve yönetmeliğe aykırı olarak tebliğ edildiğini, takip konusu çekin üzerinde bulunan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, takibin kötüniyetli kişiler tarafından başlatıldığını ileri sürerek takibin iptalini ve alacaklının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ettiği, mahkemece, ödeme emri tebliğ evrakının, yetkilinin iş takibine gittiği ve birlikte çalıştığını beyan eden daimi işçisi imzasına 18.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirketçe tebligatı alan şahsın şirket çalışanı olmadığı yönünde iddiası bulunmadığından tebligatın usul ve yasaya uygun olduğu, imzaya itirazda yasal beş günlük sürede ileri sürülmediğinden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, kararın borçlu ve alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu vekili tarafından tebligatta yazılı şahsın şirket çalışanı olmadığı ileri sürülmediği, ayrıca tebligatın yapıldığı çalışan dışında şirkette tebligatı almaya yetkili kişi ve kişilere ilişkin bilgi verilmediğinden usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme emrine yönelik borçlu tarafından süresinde imzaya itirazda bulunulmadığından borçlu vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, alacaklı vekilinin istinaf talebinin uyuşmazlığın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle usulden reddine karar verildiği, anılan kararın borçlu vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 20 ve 21. maddelerinde, tüzel kişilere ve ticari işletmelere tebligat ile tüzel kişilerin memur ve müstahdemlerine tebligatın nasıl yapılması gerektiği açıklanmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 12. maddesinde; “Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir”, 13. maddesinde ise; “Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak
bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır” hükümleri yer almaktadır.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde ise; “(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. (2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. (3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır” hükümleri yer almaktadır.
Somut olayda; borçlu ...'ne gönderilen ödeme emri tebliğ evrakı; " tebligat yetkilinin iş takibine gittiğini ve birlikte çalıştığını beyan eden daimi işçisi G.. Ç...." imzasına tebliğ edildiği ancak tebligatı alan kişinin şirket yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş kişi olup olmadığı yukarıda anılan yönetmelik hükmünde ifade olunan şekilde araştırılmaksızın, doğrudan daimi çalışana yapıldığından anılan tebliğ işlemi usule aykırıdır.
O halde Mahkemece, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği şikayeti kabul edilerek davacı borçlu vekilinin sair itirazları incelenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Davacı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 19.10.2022 tarih ve 2021/4248 E.- 2022/3004 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 13.04.2021 tarih ve 2019/1171 E. - 2021/256 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13.09.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.