Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13110 E. 2023/4853 K. 11.09.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 20:52
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13110
KARAR NO : 2023/4853
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki usulsüz tebliğ şikayeti sebebiyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayet konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi ve karşı taraf ihale alıcısı tarafından katılma yoluyla istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; şikayetçi borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında; şikayetin kabulüne, İstanbul 2. İcra Dairesinin 2017/20672 Esas sayılı dosyasından borçluya gönderilen 22.06.2021 tarihli örnek 2 icra emrinin iptaline, kararın kaldırılma nedenine göre karşı taraf alacaklı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı karşı taraf ihale alıcısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili isteminde; şikayetçi hakkında başlatılan takipte taşınmazdan tahliye ve teslime dair şikayetçi asile icra emri gönderilmiş ise de dosyada vekil olarak görev yapmaları nedeni ile Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca vekil yerine müvekkil asile tebligat gönderilemeyeceğini ileri sürerek tahliye ve teslime dair icra emrinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Karşı taraf ihale alıcısı cevap dilekçesinde ; borçluya ait taşınmazın haczi ve satışının ardından taşınmazı ihale ile alan alacaklı ... tarafından taşınmazda halen oturmakta olan borçlunun tahliyesinin talep edildiğini, icra müdürlüğünce yanlışlıkla tahliyeye dair icra emri gönderilmesinin ardından tahliye muhtırasının gönderildiğini, muhtıranın vekile usulüne uygun tebliğ edildiğini, davacının yargılamayı uzatmaya çalıştığını, davanın konusuz kaldığını savunarak şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafından şikayetçi borçlu taraf aleyhine İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20672 Esas sayılı dosyası ile taşınırın teslimine veya taşınmaz tahliye veya teslimine ilişkin icra takibi başlatıldığı, icra emrinin 01.07.2021 tarihinde şikayetçi asil ...'ya tebliğ edildiği, Tebligat Kanunu'nun 11/1. maddesi gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği, şikayetçi borçlunun icra dosyasında vekilinin olduğu, icra müdürlüğü tarafından şikayet tarihinden sonra 07.08.2021 tarihinde tahliye emrine ilişkin muhtıranın davacı borçlunun vekiline tebliğ edildiği bu haliyle tahliye emrinin tebliğine ilişkin usulsüz tebliğ durumunun ortadan kalktığının anlaşıldığı gerekçesiyle konusuz kalan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuş ve karşı taraf ihale alıcısı vekili de katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tahliye emrine ilişkin icra emrinin vekil yerine asile tebliği nedeni ile icra emrinin iptalini talep ettikleri, dava henüz neticelendirilmeden tahliye muhtırası tebliğ edildiği, bunun kötü niyeti barındırdığı, şikayet tarihinde usulüne uygun tebligat olup olmadığının denetlenmesi ile karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek mahkeme kararının kaldırılması ileri sürülmüştür.
Karşı taraf ihale alıcısı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; şikayetçi borçlunun amacının yargılamayı uzatmak olduğu, mahkeme kararının nihai olarak doğru olduğu, şikayetçi tarafın kötü niyetli olduğu, bu nedenle HMK. M. 329'un uygulanması yönünde talepte bulunmalarına rağmen mahkemece bu konuda bir karar verilmediği, tahliye emrinin borçluya gönderilmesi işlemini yapan icra müdürlüğü nedeni ile alacaklının mağdur olduğu, istinaf başvurusunun da kötü niyetle yapıldığı, kararda alacaklı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmekle disiplin cezaları yönünden mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kamu düzeni gereği re'sen yapılan incelemede, icra müdürlüğünün 26.07.2021 tarihli kararında da kabul edildiği üzere; ihalenin kesinleşmesi neticesinde taşınmazı işgal ettiği tespit edilen borçluya taşınmazı on beş gün içerisinde tahliye etmesi için İİK. m.135/2 uyarınca tahliye emri tebliğ edilmesi gerekmekte olup bu nedenle borçluya tahliye emri gönderilmesi yerine, ilamların icrası hakkında uygulanacak olan örnek 2 icra emri düzenlenerek gönderilmiş olmasının usulsüz olup borçluya gönderilen icra emrinin kamu düzeni gereği iptali gerektiği, borçlu vekiline sonradan İİK. m.135/2 uyarınca tahliyeye dair muhtıra gönderilmiş olmasının ise somut olayda uygulama yeri olmayan icra emrinin sakatlığını ortadan kaldırmayacağı gerekçeleriyle; şikayetçi borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında; şikayetin kabulüne, İstanbul 2. İcra Dairesinin 2017/20672 Esas sayılı dosyasından borçluya gönderilen 22.06.2021 tarihli örnek 2 icra emrinin iptaline, kararın kaldırılma nedenine göre karşı taraf alacaklı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı taraf alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerini tekrar ederek itirazlarının HMK md. 329 hükümlerinin uygulanmamış olmasına yönelik olduğu ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin şikayetçi borçlu tarafa yükletilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmazın tahliyesi veya teslimine ilişkin icra emrinin usulsüz tebliğ edildiği şikayeti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ...
2. 2004 sayılı İİK md.135/2,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup karşı taraf alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.