YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13114
KARAR NO : 2023/560
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince ihalenin feshi isteminin reddine ve şikayetçi aleyhine %10 para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine ve şikayetçi aleyhine ihale bedeli üzerinden %1 para cezasına hükmedilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; İstanbul 2. Tüketici Mahkemesinin 2021/986 Esas sayılı dosyasında teminat karşılığında cebri icra ile satışın tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, mahkemeye teminatın yatırıldığını, tedbir ara kararına icra dosya numarasının hatalı yazılması ayrıca teminat yatırıldığı gün HSK tarafından İstanbul’da beklenen olumsuz hava koşulları nedeniyle çalışanların idari izinli sayılması nedeniyle mahkemece verilen tedbir kararının icra müdürlüğüne bildirilemediğini, satıştan önce mahkemece verilen tedbir kararı sunulmak suretiyle İcra Müdürülüğüne müracaat edildiğini ancak müdürlükçe taleplerinin dikkate alınmadığını, tedbir kararına rağmen satışın yapıldığını, ihaleye olumsuz hava koşulları ve idari tatil ilan edilmesi nedeniyle sadece alacaklı vekilin katıldığını, ihaleye yeterli katılımın sağlanmadığını, idari tatil nedeniyle satışların erteleneceğini düşünen kişilerin ihaleye katılmadıklarını bu nedenle taşınmazın çok ucuza satıldığını ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; diğer savunmalarının yanı sıra; mahkemece verilen kesin süre içerisinde şikayetçi borçlu tarafından teminat yatırılmadığından tedbirin kalktığını, satış günü idari tatil ilan edilmesinin ihaleye engel olmadığını, ihalenin usul ve yasaya uygun gerçekleştiğini belirterek davanın reddi istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul 2. Tüketici Mahkemesinin 2021/986 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen 18.03.2022 tarihli ara karar dikkate alındığında satışa engel bir tedbir kararının bulunmadığı, satışın yapıldığı günün yoğun kar yağışlı olması, adli personelin idari izinli sayılmasının ihalenin feshi nedeni olarak kabul edilemeyeceği davacının sair itirazlarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddi ile ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının şikayetçi borçludan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi 2021/986 E dosyasındaki dava değeri üzerinden teminatın dosyaya yatırıldığını, yasal sürede teminat yatırılmadığı iddiasını kabul etmediklerini, İstanbul’da beklenen olumsuz hava koşulları nedeniyle çalışanların idari izinli sayılmasına karar verildiği için tedbir kararına ilişkin müzekkerin icra müdürlüğüne gönderilemediğini, Tüketici Mahkemesinin 18.03.2022 tarihli duruşmasında ipotek bedeli üzerinden harç yatırılması gerektiği iddiası nedeniyle teminatın yeterli olmadığı ve toplam teminatın süresinde yatırılmadığı şeklinde gayri yasal bir gerekçe oluşturulduğunu, ihaleye olumsuz hava koşulları ve idari tatil ilan edilmesi nedeniyle sadece alacaklı vekilin katıldığını, idari tatil nedeniyle satışların erteleneceğini düşünen kişilerin ihaleye katılmadıklarını, HSK kararında satışların devam ettiğine dair bir açıklama olmadığını, yoğun kar yağışı nedeniyle adliyenin önüne girişin dahi mümkün olmadığı bir durumda taşınmazın çok ucuza ihale edildiğini, ipoteğin geçersiz olduğunu buna ilişkin açılan davanın beklenilmeden karar verildiğini, yapılan işlemlerin usulsüz olduğunu, para cezasının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Tüketici Mahkemesinin 01.03.2022 ara kararı ile takdiren %25 teminat karşılığında cebri icra satışının yargılama sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmiş ise de aynı mahkemece 18.03.2022 tarihli ara kararı ile borçlu tarafından, verilen süre içerisinde teminat yatırılmadığından satış işlemlerinin durdurulması yönünde icra müdürlüğüne müzekkere yazılmadığının belirtildiği, bu halde tedbirin infaz edilmediğinin kabul edilmiş olduğu ve anılan kararın usule uygun olup olmadığının İcra Mahkemesince denetlenemeyeceği, ihale günü hava koşulları nedeni ile HSK tarafından alınan idari izin kararının ihaleyi erteleyici nitelikte bulunmadığı, ipoteğin kaldırılması amacıyla açılan davanın ihalenin yapılmasına engel olmadığı, ileri sürülen sair istinaf nedenlerinin genel mahkemelerde yargılama gerektiren yolsuz tescile ilişkin davada ileri sürülebileceği, kamu düzeni gereği re’sen yapılan incelemede başkaca fesih nedeni de bulunamadığı gerekçeleriyle ihalenin feshi şikayetinin yerinde olmadığı belirtildikten sonra şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının %10 yerine %1 olarak tayin edilmesi maksadıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu şikayet ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 134, 7343 sayılı Kanun md. Geçici 18.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bir icra takip işlemi olan ihalenin kanuna ve olaya uygun olup olmadığını inceleme yetkisi ve görevi icra mahkemesine aittir. ( İİK m. 134/2) İcra veya iflas yolu ile yapılan takiplerde taşınmaz açık arttırma ile satılarak mülkiyet alıcıya ihale sureti ile geçirildikten sonra ihale icra mahkemesi kararı ile feshedilmedikçe tescilin yolsuz olduğu ileri sürülemez. İhale ancak İİK’nın 134. maddesi hükümlerine göre feshedildiği taktirde mevcut tescil yolsuz hale gelir ve bu halde sicilin düzeltilmesi davasının konusunu oluşturabilir. Çünkü İİK 134/2 maddesi uyarınca görevli icra mahkemesince ihale tapudaki tescil geçerli bir sebebe dayandığından yolsuz tescilden söz edilemez. Bu nedenle TMK 1024/2’ye göre yolsuz tescil nedeni ile tapu iptali ve tescil davası açılamaz. O halde ihalenin feshi nedeni olabilecek hususların ihalenin feshi şikayetinde incelenmesi gerekmektedir. İcra mahkemesince yapılan inceleme sonucunda ihalenin feshi sebebi tespit edilemez ise ihalenin feshi talebinin reddi ile yetinilmesi gerekirken” sair istinaf nedenlerinin genel mahkemelerde yargılama gerektiren yolsuz tesciline ilişkin davada ileri sürülebileceği…”şeklinde bir gerekçeye yer verilmesi cebri icra yolu ile ihale ve ihalenin feshi ile ilgili icra hukukunun kurallarına aykırılık oluşturduğundan isabetli görülmemiştir.
Bunun dışında temyiz edilen ihalenin feshi isteminin reddi ve şikayetçi aleyhine %1 para cezasına hükmedilmesi kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.