YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13139
KARAR NO : 2023/680
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine, ihale bedelinin %10’u tutarında para cezasının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
Kararın şikayetçiler tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçiler tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçiler vekili dava dilekçesinde; taşınmazın aile konutu olduğunu, eşin rızası alınmadığından ipoteğin hukuka aykırı şekilde konulduğunu, hukuka aykırı şekilde kurulan ipoteğe dayanarak yapılan satışın da hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın, uzun yıllardır müvekkili … ile dava dışı …’un aile konutu olarak kullandığını, ipotek tesisi sırasında …’un rızasının alınmadığını, taşınmaz için icra dosyasından alınan rapor ile tespit edilen kıymet takdirinin gerçek değerinden oldukça düşük olduğunu, mükellefiyetler listesi düzenlenmediğini, ilgililere tebliğ edilmediğini iddia ederek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; ipotekli gayrimenkulde eş muvafakatı olmadığından ipoteğin kaldırılması ile ilgili açılacak davanın davacısının sadece gayrimenkul maliki …’un eşi … olacağını, eş rızası olmadan aile konutu üzerine konulan ipoteğin kaldırılması konulu davada görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olduğunu, davacı vekili dava dilekçesinde muhammen bedelin düşük tespit edildiğini beyan etmişse de dosyadaki kesinleşmiş kıymet taktirinden sonra gayrimenkulün değerini değiştirecek olağan üstü bir vakıa da sunmadığını, ihaleye hazırlık işlemlerine ilişkin her türlü şikayetin taraflara tebliğden itibaren 7 gün içinde yapılması gerektiğini iddia ederek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhale alıcısı vekili cevap dilekçesinde; ipotekle yüklü taşınmazın takyidatında herhangi bir aile konutu şerhi bulunmadığını, aile konutu iddiasının yasada sayılan fesih nedenleri arasında yer almadığını, ipotekte eş muvafakatinin alınmadığı hususunda ileri sürülen iddiaların İcra Hukuk Mahkemesinde değil aile mahkemesinde dinlenilmesi gerektiğini iddia ederek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış ilanının şikayetçiler İcra İflas kanununda ihaleyi ve feshini düzenleyen maddeleri ve sebepleri sınırlı sayıda olduğu, ipotekte eş muvafakatı konusunun İhalenin feshi davasında incelenecek bir konu olmadığı, eş rızası olmadan aile konutu üzerine konulan ipoteğin kaldırılması konulu davada görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olduğu, davacı vekili dava dilekçesinde muhammen bedelin düşük tespit edildiğini beyan etmişse de dosyadaki kesinleşmiş kıymet taktirinden sonra gayrimenkulün değerini değiştirecek olağan üstü bir vakıa sunmadığı, ihaleye hazırlık işlemlerine ilişkin her türlü şikayetin taraflara tebliğden itibaren 7 gün içinde yapılması gerektiği, ihale hazırlık işlemlerinde, gerekse ihale sırasında usul ve yasaya aykırı bir durum gerçekleşmediği gerekçesiyle şikayetin reddine hale bedelinin %10’u tutarında para cezasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçiler vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçiler vekili istinaf dilekçesinde; ipoteğin eş muvafakati alınmadan usule aykırı olarak kurulduğunu, taşınmazın aile konutu olduğunu, satışa esas alınan muhammen bedelin taşınmazın gerçek değerinden düşük olduğunu, bu hususun mahkemece keşif yapılarak tespit edilmesi gerekirken doğrudan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından ihale konusu taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi olması sebebiyle satışının mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de; dava konusu taşınmazın üzerinde aile konutu şerhi bulunmadığı gibi taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhinin bulunmasının satışa engel oluşturmadığı, satış ilanının davacılar vekiline elektronik tebligat suretiyle ve usulüne uygun şekilde 09.08.2021 tebliğ edildiği, davacı tarafça en geç bu tarihten itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde satışa hazırlık işlemlerine yönelik şikayette bulunulmadıkça, sonradan bu hususların ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülemeyeceği, işin esasına girildiği için para cezası verilmesinde usule aykırılık olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçiler temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçiler vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın aile konutu olduğunu, eş muvafakati alınmadan kurulan ipoteğin hukuka aykırı olduğunu, satışa esas alınan muhammen bedelin taşınmazın gerçek değerinden düşük olduğunu, bu hususun mahkemece keşif yapılarak tespit edilmesi gerekirken doğrudan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 134. maddesi
3. Değerlendirme
1.İİK’nın 134. maddesinin 2. fıkrasında; “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere, yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin” isteyebileceği hususu düzenlendikten sonra, aynı madde ayrıca “…talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz” hükmüne yer verilmiştir. Anılan hükme göre “tapu sicilindeki ilgililer” de hukuki yararları olmak kaydı ile ihalenin feshi şikâyetinde bulunabilirler. Ancak tapu sicilindeki ilgililerden tapu sicil kaydında yazılı olan ve tapu sicil kaydının incelenmesi ile görülebilen kişiler anlaşılmalıdır. Tapu sicilindeki ilgililere örnek olarak ipotek alacaklıları, irtifak hakkı sahipleri, haciz alacaklıları, paylı mülkiyet satışında taşınmazın diğer paydaşları, tapu siciline şerh verilmiş ön alım, alım ve geri alım hakkı sahipleri ile tapu siciline şerh verilmiş olan taşınmaz satış vaadi alacaklısı cebri satışı da önleyecek şekilde lehine ihtiyati tedbir kararı almış olan kişiler verilebilir. “Tapu sicilindeki ilgililer” kapsamına tapu sicilinde tescil edilmemiş mülkiyet veya sınırlı ayni hak sahipleri girmez ve yorum yolu ile de tapu sicilindeki ilgililer kavramı genişletilemez.
Somut olayda, … 12. İcra Müd. 2019/4877 Esas sayılı icra takip dosyası ile alacaklı banka tarafından kredi sözleşmesinin asıl borçlusu … Oto Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile ipotekli taşınmaz malikleri …, … ve dava dışı … aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, şikayete konu 106 Ada 1 Parselde kayıtlı 2 numaralı bağımsız bölümün satışı yoluna gidildiği ve şikayetin ipotekli taşınmaz maliki … adına kayıtlı taşınmaza ilişkin olduğu; şikayetçi …’un kredi sözleşmesinin asıl borçlusu ve satışa konu ipotekli taşınmazın maliki olmayıp, ipotek verilen diğer taşınmazın (şikayete konu olmayan) maliki olduğu, tapu sicilindeki ilgili veya ihaleye pey süren kişi de olmadığı görülmektedir.
Buna göre, Bölge Adliye Mahkemesince, söz konusu taşınmaz yönünden şikayetçi …’un aktif husumet ehliyeti bulunmadığından işin esasına girilmeden ihalenin feshi isteminin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
2-Şikayetçi borçlu aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;
7343 Sayılı Yasanın geçici 18/son maddesinde “134. maddede bu maddeyi ihdas eden kanun ile yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte İlk Derece Mahkemeleri ve Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkumiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. …” düzenlemesi yer almaktadır.
Resen yapılan incelemede başkaca fesih sebebi de bulunmadığı gerekçesi ile ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu görülmekte ise de; 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3. maddesi gereğince, ihalenin feshi isteminin kötü niyetle ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı ve Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi nazara alındığında, şikayetçiler aleyhine hükmedilen para cezasının, ihale bedelinin %5’ine indirilmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 19.10.2022 tarih, 2022/545 E.- 2022/2395 K sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),
Çanakkale İcra Hukuk Mahkemesinin 02.12.2021 tarih, 2021/895E. 2021/953 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin “2”. satırında yer alan “İİK 134/2.maddesi uyarınca ihale bedelinin %10 tutarındaki para cezasının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına” cümlesinin tamamen silinerek karar metninden çıkartılmasına, yerine; “İİK’nın 134/2 maddesi gereği ihale bedelinin %5 tutarında para cezasının şikayetçiler … Oto Ticaret ve Sanayi A.Ş. Ve …’dan tahsiline hazineye irat kaydına ” cümlesinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca (ONANMASINA),
Karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.