Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13159 E. 2023/252 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13159
KARAR NO : 2023/252
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/843 E., 2022/1324 K.
DAVALILAR : …, …, …, Kredi … Fonu
Anonim Şirketi
DAVA TARİHİ : 02.02.2022
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/65 E., 2022/129 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, davacının ihale bedellerinin %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; satış ilanının hukuka aykırı olduğunu, satışa hazırlık işlemlerinin tamamlanmadığını, taşınmazlarının kıymetinin düşük belirlendiğini, satış ilanının yerel gazetede yapılmasının usule aykırı olduğunu, 23769 ada 5 parsel numaralı taşınmazın bulunduğu yerin sanayi bölgesi olması ve taşınmazın da işyeri olması nedeniyle satışının bulunduğu yer muhtarlığında ilan edilmesi gerektiğini, satış ilanı ve kıymet takdiri raporunun tüm ilgililere usulüne uygun tebliğ edilmediğini, satış tutanağının icra müdürü tarafından imzalanmış olmasına rağmen mühürlenmediğini, açık artırma tutanağında alacaklıya ihale bedelini ödemek için kaç gün süre verildiği anlaşılmadığını, 12287 Ada No, 1 Parsel numaralı taşınmaza ilişkin bilirkişi raporunda taşınmazın yıpranma oranının %15 olduğu yer almakta iken satış ilanında taşınmaz yıpranma oranının %25 olarak yazıldığını, bu hususun taşınmaza talebi azaltıcı nitelikte olduğunu, 12448 ada 95 parselde yer alan taşınmaz ihalesinde taşınmaza ilişkin askı ilan bilgisi yer almadığını, söz konusu taşınmaz köy yerinde bulunan bir tarla olup taşınmazın vasfı gereği muhtarlıkta da ilan yapılması gerektiğini iddia ederek 3 adet taşınmazın ihalelerinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlunun ihaleden önceki sebeplere dayanarak ihalenin feshini talep edemeyeceğini, herhangi bir tebligatın usulsüzlüğünün, kendisine tebligat yapılan tarafından ileri sürülebileceğini, satış ilanının ve ilan askı sürecinin yasada düzenlenen şartlara uygun olarak gerçekleştirildiğini iddia ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış dosyasında satış ilanının ihalenin yapıldığı tarihten en az bir ay önce yapılmış olduğu, satış ilanında satış yerinin ve zamanın belirtilmiş olduğu, elektronik ortamda ilanın yapılmış olduğu, kesinleşen kıymet takdirinden itibaren 2 yıl geçmeden taşınmazın satışa çıkarıldığı, satış ilanın gün ve saatlerine uyulduğu, arttırmada ihale bedelinin muhammen bedelin %50’si ve satış ve paraların paylaştırılması giderlerini karşıladığı, hakimin resen bakması gereken kamu düzenine ilişkin hususlarda ihalenin feshini gerektirecek herhangi bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine davacının ihale bedellerinin %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek taşınmazların değerinin düşük tespit edildiğini, satışa hazırlık işlemlerinin usule aykırı olduğunu, satış tutanağının icra müdürü tarafından imzalanmış olmasına rağmen mühürlenmediğini, açık artırma tutanağında alacaklıya ihale bedelini ödemek için kaç gün süre verildiği anlaşılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her üç taşınmaz bakımından en az 4-5 kişinin ihalede pey sürdüğü, yeterli katılımın sağlanıp rekabet ortamının oluştuğu, satış ilanının borçlu vekiline e – tebliğ şeklinde 17.12.2021 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, usulsüz olduğu ileri sürülen hususun ihaleden önce şikayetçi tarafından öğrenilmemiş olması, öğrenilmiş ise İİK. nun 16/1.maddesinde öngörülen yasal yedi günlük sürede icra mahkemesi nezdinde şikayet konusu yapılmış olması gerektiği, şikayetçi/borçlunun kıymet takdirine itirazının Eskişehir 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2020/517 E- 2021/267 K sayılı dosyası ile incelendiği şikayete konu taşınmazların değerlerinin söz konusu karar ile kesinleştiği, İİK madde 128/a-2.fıkrası uyarınca kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten (03.10.2020) itibaren 2 yıl geçmeden 27.01.2022 tarihinde ihalenin yapıldığı, satış ilanı veya kıymet takdir raporu tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkı, sadece kendisine usulüne uygun tebligat yapılmayan ilgilisine ait olduğu, her ne kadar ihale tutanağında icra müdürlüğü mührü bulunmamakta ise de bu her an için tamamlatılabilecek bir eksiklik olduğu, 12287 ada, 1 parsel bakımından kıymet takdirine itiraz davasında aldırılan bilirkişi raporu ile satış ilanındaki taşınmaz yıpranma oranları farklı dahi olsa bu husus satışa hazırlık aşamasına ilişkin nedenler olduğu, borçlu vekiline satış ilanının tebliğinden itibaren yedi günlük süre içinde şikayet konusu yapılmadığından artık fesih nedeni olarak da ileri sürülemeyeceği, taşınmazlardan biri tarla vasıflı olsa dahi satış ilanı, satış kararına uygun yapıldığından ve satış kararından muhtarılıkta ilana ilişkin bir karar bulunmadığından bu hususun fesih nedeni olmayacağı, her üç taşınmazın da muhammen bedelin %50’si ve satış masrafları ve paraların paylaştırılması masrafları toplamını karşılayacak şekilde satıldıkları, şikayetçinin ileri sürdüğü nedenlerin hiçbirinin dosya kapsamına göre ihalenin feshine sebep olamayacağı, şikayetin reddine karar verilmesinin doğru olduğu, ileri sürülen fesih nedenleri ve ihale bedelleri göz önünde bulundurulduğunda takdir edilen para cezasında bir isabetsizlik bulunmadığı, kamu düzenine yönelik olarak da bir fesih sebebi bulunmadığı gerekçesiyle şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili temyiz dilekçesinde; önceki beyanlarını tekrarlayarak istihkak davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, takibin ilama aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine tesis edilen para cezasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 27.maddesi

3. Değerlendirme
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’ sen yapılan değerlendirmede;
İİK’nun ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 27.maddesi ile eklenen fıkra ile;
” İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra Mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. ” hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’ sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
” 134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir. ” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nun 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13.maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10′ u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Şikayetçi-borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi’nin 06.10.2022 tarih ve 2022/843 E. – 2022/1324 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Eskişehir 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 17.03.2022 tarih ve 2022/65 E. – 2022/129 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin iki numaralı bendinde yer alan “…%10’u oranında” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “… % 5’i oranında” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’ nın 33.maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.