Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13168 E. 2023/5311 K. 25.09.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 19:49
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13168
KARAR NO : 2023/5311
KARAR TARİHİ : 25.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki İİK’nın 71. maddesi uyarınca itfa nedeniyle takibin iptali isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir.
Kararın davalı-alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-borçlu vekili dava dilekçesinde; müvekkilli ile alacaklı arasında 09.12.2019 tarihinde borç tasfiye protokolü imzalandığı, protokolde taraflar arasındaki borç tutarının 700.000,00 TL olarak belirlendiği ve borç tutarının 10 eşit takside bölündüğü, vadelere rağmen tüm borcun 11.08.2020 tarihinde kapatıldığını, buna rağmen icra dosyasında davalı tarafından 30.06.2020 tarihinde 29.921,85 TL tahsilat yapıldığını, davalı-alacaklıya 12.08.2020 tarihinde Kartal 26. Noterliğinin 13178 yevmiye nolu ihtarı keşide edilerek borç tasfiye protokolüne konu olan çek ve senetlerin asıllarını iade etmesi talep edildiğini, davalı-alacaklının 25.08.2020 tarihinde Bakırköy 18. Noterliği'nin 11172 yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile taraflar arasında borç tasfiye protokolünün imzalandığı ve ödemelerin yapıldığının kabul edildiğini belirterek takibin İİK'nın 71. maddesi gereğince iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; protokol konusu senetlerin vadesinde ödenmediğinden 09.12.2019 tarihli protokol geçerliliğini yitirdiğini, İİK’nın 71. maddesine uygun ödeme yapılmadığını, davacının iddiasının aksine dava konusu icra takibinde 30.06.2020 tarihinde herhangi bir tahsilat yapılmadığını belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aynı taraflar arasında ... 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/309 esas sayılı dava dosyasında uzman bilirkişiden alınan 10.12.2020 tarihli raporda taraflar arasında düzenlenen borç tasfiye protokolünde belirtilen 7 adet takip dosya borcu karşılığında düzenlenen 700.000,00 TL borcun tamamının ödendiği belirtildiği, mahkemece bu raporun hükme esas alındığı, sonuç olarak, davaya konu takip dosya borcunun tarafların kabulünde olan borç tasfiye protokolü ile yeniden yapılandırıldığı, borçluya borcunu ödemesi konusunda mühlet verildiği, protokolde belirtilen 70.000,00 TL tutarındaki 10 eşit taksit halinde ödenmesi gereken toplam 700.000,00 TL'nin ödendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borç tasfiye protokolünden anlaşılacağı üzere davacı ...'ün protokolde imzası bulunmadığını, müvekkilinin protokolün tarafı olmadığını kaldı ki ödeme dekontları incelendiğinde ödemelerin hiç birinin müvekkili ... adına yapılmadığının görüleceğini, yerel mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmayıp, sadece beyanlar ve ... 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/309 Esas sayılı dosyasına verilen bilirkişi raporunu esas alarak mahkemenin kabul kararı verdiğini, protokol konusu senetler vadesinde ödenmediğinden 09.12.2019 tarihli protokolün geçerliliğini yitirdiğini, İİK’nın 71. maddesine uygun ödeme yapılmadığını, davacının iddiasının aksine dava konusu icra takibinde 30.06.2020 tarihinde herhangi bir tahsilat yapılmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen 2020/404 Esas sayılı dosyanın incelenmesinde bu davanın da 09.12.2019 tarihli borç tasfiye protokolüne dayandığı, davacının da takibin iptalini istediği ancak mahkemece davalı-borçlunun 09.12.2019 tarihli protokolde imzasının olmadığı, dolayısıyla bu protokolün onun yönünden hüküm ifade etmeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay denetimden geçerek onandığı, hal böyle olunca artık davalının protokolün müvekkili yönünden hiç bir hüküm ifade etmeyeceği zira protokolün tarafı olmadığı yönündeki istinafının yerinde olduğu, dayanak protokolde davalı ...'ün imzası bulunmadığından bu protokolün davalı ... yönünden hükümsüz olduğu ve dolayısıyla mahkemenin protokolü baz alarak borcun ödendiğinden bahisle takibin İİK'nın 71. maddeye dayalı olarak iptal etmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı-alacaklının istinaf başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-borçlu vekili temyiz dilekçesinde özetle;takip dayanağı olan borcun taraflar arasında imzalanan 09.12.2019 tarihli borç tasviye protokolü çerçevesinde ödendiğini, davalı tarafın vekili tarafından 09.12.2019 tarihli borç tasviye protokolünün imzalandığını ve bu hususun Bakırköy 18. Noterliğinin 25.08.2022 tarih ve 11172 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile ikrar edildiğini, Bölge Adliyesi Mahkemesi tarafından hükme esas alınan ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/404 E. sayılı kararının maddi anlamda kesin bir hüküm teşkil etmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK’nın 71. maddesi uyarınca itfa nedeniyle takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK'nın 71. maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının İİK'nın 364/2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.