YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13171
KARAR NO : 2023/699
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3331 E., 2022/2805 K.
DAVA TARİHİ : 30.10.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 13. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/42 E., 2021/196 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ihalenin feshi şikayeti üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda:
1.1 yıllık satış süresinin geçirildiğini,
2.İpotek alacaklısı …’ya tebligat yapılmadığını ve satışın haber verilmediğini,
3.Rüçhanlı alacaklar ile diğer masrafların hesap edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı, borçluya ödeme emrinin 18.11.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, 26.08.2014, 09.12.2014 ve 28.12.2014 tarihlerinde satış talep edildiğini, Osman Selim Teomanlı’nın ipotek alacaklısı değil haciz alacaklısı olduğunu, vekili Av. …’e satış ilanının 14.09.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ihale bedelinin rüçhanlı alacaklar ve masrafları karşıladığını, şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Gerekçesiz hakimin reddi talebinin sehven kısa kararda değerlendirilmediği, tebligat usulsüzlüğü iddiasının ancak ilgilisi tarafından ileri sürülebileceği, tebliğ işlemlerinde bir usulsüzlük olmadığı, İİK’nın 150/e maddesine göre süresinde satış istendiği, başkaca fesih nedeni de bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine ve ihale bedelinin %10’u oranında 15.250,00 TL para cezasının şikayetçi borçludan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Borçlu,
1.Hakimin reddi talebi hakkında yasal gereğinin yapılmadığını,
2:Osman Selim Teomanlı’ya satış ilanı tebliğ edilmediğini, Av. …’in bu davada vekil sıfatının bulunmadığını, kaldı ki vekile yapılan tebligatın da usulsüz olduğunu,
3.Satış ilanında taşınmazın daire numarasının yazılmadığını,
4.Bir yıllık satış süresinin geçirildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2020 tarihli 2019/1643 Esas ve 2020/398 Karar sayılı kararıyla; 1 yıllık sürede satış istendiği, borçlunun üçüncü kişiye yapılan tebligatın usulsüzlüğünü ileri süremeyeceği, İİK’nın 129. maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 15.09.2020 tarih, 2020/3452 Esas ve 2020/6988 Karar sayılı bozma ilamı ile “Somut olayda, davacı-borçlu son celse öncesi tarihsiz dilekçe ile mahkeme hakimini reddettiği halde, reddi istenilen hakim tarafından HMK’nın 41 ve 42. maddeleri değerlendirilmeden, ret prosedürü usulüne uygun işletilmeden yargılamaya devam edilerek esasa ilişkin karar verildiği, borçlunun esas hükümle birlikte hakimin reddi hususunu istinaf talebinde belirtmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesi’nce sadece ihalenin feshine ilişkin inceleme yapıldığı, hakimin reddine ilişkin değerlendirme yapılmadığı, bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmediği, bunun usul ve yasaya aykırı olduğu görülmektedir. O halde Bölge Adliye Mahkemesi’nce, hakimin reddi hususunda değerlendirme yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir” gerekçesi ile bozulmuş, bozma nedenine göre ihalenin feshine ilişkin temyiz itirazları o aşamada değerlendirilmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2021 tarih, 2021/42 Esas ve 2021/196 Karar sayılı ilamı ile hakimin reddi talebinin ve ihalenin feshi isteminin reddine, ihale bedelinin %10’u oranında 15.250,00 TL para cezasının borçludan tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı borçlu; hakimin reddi hususunun merciince incelenmesi gerektiğini, hakimin bu davaya bakamayacağını, Osman Selim Teomanlı’ya satış ilanının tebliğ edilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarih, 2021/3331 Esas ve 2022/2805 Karar sayılı ilamı ile hakimin reddine ilişkin hiç bir somut delil sunulmadığı, hakimin reddi isteminin reddi talebinin yerinde olduğu, bir yıllık sürede satış istendiği, borçlunun üçüncü kişiye yapılan tebligatın usulsüzlüğünü ileri süremeyeceği, İİK’nın 129. maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu; istinaf hakimlerini reddettiğini, ilk derece mahkemesi hakiminin reddinin merciince incelenmesi gerektiğini, istinaf dilekçesini tekrarladığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 134. maddesi.
3. Değerlendirme
1-6100 Sayılı HMK’nın 40/4-2. cümlesinde yasal düzenleme uyarınca hukuk dairelerinin toplanmasını engelleyecek şekilde toplu ret taleplerinin dinlenmeyeceğinin anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçi borçlunun ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Şikayetçi borçlu aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;
İİK’nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27.maddesi ile eklenen fıkra ile;
“İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder.” hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
“134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak somut olay değerlendirildiğinde, ihalenin feshi taleplerinin yerinde olmadığı, resen yapılan incelemede başkaca feshi sebebi de bulunmadığı gerekçesi ile ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu görülmekte ise de; 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3. maddesi gereğince, ihalenin feshi isteminin kötü niyetle ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı ve Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi nazara alındığında, şikayetçi borçlu aleyhine hükmedilen para cezasının, ihale bedelinin %5’ine indirilmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
IV.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 29.09.2022 tarih ve 2021/3331 E. – 2022/2805 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),
İstanbul … 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 25.05.2021 tarih ve 2021/42 E. – 2021/196 K. sayılı kararının hüküm bölümünün 2. satırında yer alan “%10’u oranında 15.250,00 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “% 5’i” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.