Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13251 E. 2023/617 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13251
KARAR NO : 2023/617
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3611 E., 2022/3433 K.
DAVALILAR : …, …
DAVA TARİHİ : 09.03.2020
HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Kararının Kaldırılması ile Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/171 E., 2022/326 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.

Kararın alacaklı vekili ve ihale alıcısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi karar gerekçesi değiştirilerek mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, ihalenin feshine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili ve ihale alıcısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı şikayetçi/borçlu vekili dava dilekçesinde; sair fesih sebepleri ile birlikte satış ilanının vekili varken borçlu asile tebliğ edildiğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; satış ilanının hak sahibi olarak görünen hissedarlar ve ilgili kişilere usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğini, avukatın dosyaya sonradan vekaletname ibraz etmek suretiyle vekil sıfatıyla dosyada yer alması bu tarihten önce asile yapılan tebligat ve diğer usulü işlemleri geçersiz kılmayacağını, davacı yanın tebligatlardaki usulsüzlük iddiaları asılsız olup borcun tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, kıymet taktirine ilişkin hiçbir itirazda bulunulmadığından taşınmazın düşük bedelle ihale edildiği iddiasının dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ihale alıcısı vekili cevap dilekçesinde;satış ilanının hak sahibi olarak görünen hissedarlar ve ilgili kişilere satış ilanı usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğini, avukatın dosyaya sonradan vekaletname ibraz etmek suretiyle vekil sıfatıyla dosyada yer alması bu tarihten önce asile yapılan tebligat ve diğer usulü işlemleri geçersiz kılmayacağını, davacı yanın tebligatlardaki usulsüzlük iddiaları asılsız olup borcun tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, kıymet taktirine ilişkin hiçbir itirazda bulunulmadığından taşınmazın düşük bedelle ihale edildiği iddiasının dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Somut olayda, … vekilinin vekaletnamesini 18.11.2019 tarihide icra dosyasına sunduğu, satış ilanının …’e 13.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 06.02.2020 tarihinde açılan menfi tespit davası ile … vekilinin davadan haberdar olduğu 03.03.2020 tarihinde şikayete konu taşınmazın ihalesinin gerçekleştirildiği, her ne kadar somut olayda, feshi istenilen ihaleye konu taşınmaza ilişkin ihaleden menfi tespit davasının açılması ile şikayet eden tarafça satıştan haberdar olmuş sayılabilecekleri düşünülebilecek olsa da tebligat kanunun 32. maddesinin uygulanabilmesi için muhataba usulsüz de olsa bir tebligatın yapılmış olması gerektiği icra dosyasında kendisinin vekil ile temsil eden davacı …’ ün vekilinin 18.11.2019 tarihinde icra dosyasına vekaletname sunduğu yalnız buna rağmen bu tarihten sonraki bir tarih olan 13.12.2019 tarihinde satış ilanının doğrudan davacı …’e tebliğ edildiği, vekil varken asıla yapılan tebligatın yok hükmünde olması sebebiyle tebligat kanunu 32. maddesi gereğince … vekilinin satış ilanından haberdar olduklarının kabulünün mümkün bulunmadığı ve bu itibarla davacı şikayetçi vekili adına çıkartılmış usulüne uygun şekilde geçerli bir tebligat bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili ve ihale alıcısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; Davacı-borçlu vekilinin Bakırköy 8.İcra Müdürlüğünün 2019/1142 Esas sayılı dosyasına vekaletnamesini ilk kez 22.11.2019 tarihinde Uyap üzerinden sunduğunu, vekalet harcının da bu tarihte ödendiğini, satış ilanına dair tebligatın Uyap kayıtlarınca sabit olduğunu, borçlu …’e ilk kez Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğünün 2019/3345 Tlmt. sayılı dosyasından 19.11.2019 tarihinde çıkartıldığını, tebligatın borçluya tebliğ tarihinin 13.12.2019 olduğunu, 19.11.2019 tarihinde davacı … vekilinin dosyada vekaletnamesinin bulunmadığını, davacı asile yapılan satış ilanı tebligatının usulüne uygun olduğunu, yerel mahkemece ihalenin feshine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı ihale alıcısı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkeme kararında tüm tarihlerin yanlış ve hatalı olduğunu,Uyap kayıtları ile uyuşmadığını, Davacı-borçlu vekilinin Bakırköy 8.İcra Müdürlüğünün 2019/1142 Esas sayılı dosyasına vekaletnamesini ilk kez 22.11.2019 tarihinde Uyap üzerinden sunduğunu, vekalet harcının da bu tarihte ödendiğini, satış ilanına dair tebligatın Uyap kayıtlarınca sabit olduğunu, borçlu …’e ilk kez Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğünün 2019/3345 Tlmt. sayılı dosyasından 19.11.2019 tarihinde çıkartıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin vekaletnamesini 22/11/2019 tarihinde Uyap üzerinden sunduğu, vekalet harcının da bu tarihte ödendiği, satış ilanının borçlu …’e Gaziosmanpaşa 6.İcra Müdürlüğünün 2019/3345 Tlmt. sayılı dosyasından 19.11.2019 tarihinde tebligat çıkartıldığı, UYAP ve PTT kayıtlarına göre, tebligatın 22.11.2019 tarihinde saat 10.41’de postaya verildiği, ancak davacı vekilinin dosyaya 22.11.2019 günü öğleden sonra, saat 15.00 sıralarında uyap üzerinden vekaletname sunduğu, satış ilanının postaya verildiği saatte henüz davacı vekilinin dosyada vekaletnamesi mevcut olmadığı için asile tebligat çıkartılması işleminde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, mahkemece bu gerekçeye dayalı olarak ihalenin feshine karar verilmesinin hatalı olduğu,…

Takip dosyasında bir örneği bulunan Bakırköy 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1130 Esas, 2020/124 Karar sayılı kararında davacının ihalenin dayanağı olan Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün 2019/1142 esas sayılı dosyasına ilişkin olarak yaptığı usulsüz tebligat şikayetinin reddine karar verildiği, kararın 04.02.2020 tarihinde istinaf edildiği, dairemizin 2020/2806 esas sayılı dosyasında istinaf talebinin reddine karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, şikayete konu ihalede ilk satış gününün 06.02.2020, 2.satış gününün ise 03.03.2020 olduğu, taşınmazın 03.03.2020 tarihli ihalede satıldığı, İİK 363/3 maddesi gereğince istinaf tarihi olan 04.02.2020 tarihi itibariyle satış işlemlerinin durması gerekirken, satış işlemlerine devam edilerek 03.03.2020 tarihinde ihale yapılması anılan yasa maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine, mahkeme kararının gerekçesinde hata yapıldığı için, HMK 353/1-b2 maddesi gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne, ihalenin feshine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili ve ihale alıcısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf talebinde ileri sürülmeyen hususların istinaf incelemesinde dikkate alınamayacağını, davacı tarafın icra dosyasındaki ödeme emrine karşı açmış olduğu gecikmiş itiraz davası sonucunda verilen davanın reddine ilişkin kararı istinaf etmesi nedeniyle satış işlemlerinin durmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ihale alıcısı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf talebinde ileri sürülmeyen hususların istinaf incelemesinde dikkate alınamayacağını, davacı tarafın icra dosyasındaki ödeme emrine karşı açmış olduğu gecikmiş itiraz davası sonucunda verilen davanın reddine ilişkin kararı istinaf etmesi nedeniyle satış işlemlerinin durmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 134 üncü ve devamı hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.