YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13253
KARAR NO : 2023/864
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; satış ilanının tüm ilgililere tebliğ edilmediğini, belediyede ilan yapıldığına dair cevabi yazının dosyada bulunmadığını, 1/2 hisseli olan taşınmazın her bir hissesinin ayrı ayrı satışa çıkartılması gerektiği halde iki ayrı hissenin bir bütün olarak tek ihalede satılmasının davacıları zarara uğrattığını, İcra Müdürlüğünün 10.03.2022 tarihli tensip kararı ile satış kararında, satış ilanında ve şartnamede yapılan değişikliğin ilan edilmediğini belirterek satışa konu iki adet taşınmaza ilişkin davanın kabulü ile ihalelerin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı alacaklı cevap dilekçesinde;
Davacı tarafın bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, zarar unsurunun gerçekleşmediğini, ihalenin İİK’nın tüm hükümleri yerine getirilerek usulüne uygun olarak yapıldığını, davacı tarafın kötü niyetli hareket ederek satışı yapılan taşınmazların tescilini geciktirmek sureti ile bankanın alacağına ve ihale alıcısının taşınmazlara kavuşmasını engellemek amacında olduğunu, ihalenin, ihale salonunda, icra müdür yardımcısı ve belediyenin görevlendirdiği tellal memur nezaretinde yapıldığını, katılım sağlandığını, satış tutanaklarının ilgili kişilerce imzalandığını, satışın usulüne uygun olarak yapıldığını, takipte yer alan diğer tüm borçlulara ve vekiline, tapu kaydında yer alan haciz ilgililerine tebligat yapıldığını, ½ hisseli taşınmazın olması hisselerinin ayrı ayrı satılması yada ayrı ihaleye konu edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının arsa payı ile ilgili bahsettiği husus ile ilgili icra müdürlüğünce satıştan önce düzeltme ilanı yapılmasını gerektirecek bir husus olmamasına rağmen yapıldığını, ihaleye katılımın çok fazla olduğunu, öncelikle işin esasına girilmeksizin hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde ihalenin feshi davasının reddini istemiştir.
2- Davalı ihale alıcısı vekili cevap dilekçesinde;
Satış ilanının hem tüm ilgililere tebliğ edildiğini, hem de … Gazetesi’nde ilan edildiğini, ilanın yapıldığına dair Basın İlan Kurumu’nun cevap yazısının dosyada mübrez olduğunu, davacının taşınmazın 1/2 hisseli olması nedeniyle her bir hissenin ayrı ayrı satışa çıkarılması durumunda daha yüksek bir bedelle satılabileceğini iddiasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, her ne kadar İİK md.134/8 gereği ihale kesinleşinceye kadar peşin olarak yatırılan ihale bedelinin bankalarda nemalandırılacağı kararlaştırılmış olsa da günümüz ekonomik koşullarında bu hüküm dahi nakit olarak yatırılan ihale bedelini enflasyona karşı korumaya yetmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için ihalenin feshi davasının kabulü ihtimalinde işbu dava sonuçlanıncaya kadar gayrimenkul piyasasındaki artışlar ve paranın değerini kaybetmesi sonucu ihale bedeli olarak yatırdığı para ile bir gayrimenkul alma imkanı olmayacağını, ihale bedeli olarak yatırdığı paranın banka teminat mektubu ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ettiğini, ihalenin feshi davasının reddine, ihale bedeli olarak yatırılan paranın banka teminat mektubu ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satışa konu taşınmazların birinin muhammen bedelinin 700.000,00 TL olduğu ve 2.000,000 TL ye ihale olduğunu, 450.000 TL muhammen bedelli olan taşınmazın ise 1.376.000-TL bedelle ihale edildiğini ve satış bedellerinin muhammen bedelin üzerinde olması nedeniyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlular vekili, satış ilanının tüm ilgililere tebliğ edilmediğini, belediyede ilan yapıldığına dair cevabi yazının dosyada bulunmadığını, 1/2 hisseli olan taşınmazın her bir hissesinin ayrı ayrı satışa çıkartılması gerektiği halde iki ayrı hissenin bir bütün olarak tek ihalede satılmasının davacıları zarara uğrattığını, İcra Müdürlüğünün 10.03.2022 tarihli tensip kararı ile satış kararında, satış ilanında ve şartnamede yapılan değişikliğin ilan edilmediğini,şikayete konu taşınmazların değerlerinin satış bedellerinin çok üstünde olduğunu, yapılan kıymet takdirleri usul ve yasaya aykırı olduğundan değerin altındaki satışların değerin üzerinde gibi göründüğünü, yapılan kıymet takdirinin reel ve gerçekçi olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların taşınmazların değerlerinin hatalı olarak belirlendiği yönünde iddiası bulunmadığından kıymet takdirlerinin kesinleştiğinin kabulü gerektiğini, 700.000,00 TL muhammen bedelle satışa çıkarılan … İlçesi, … Mahallesi, 720 ada, 111 parsel, 26 nolu bağımsız bölümün 2.000.000,00 TL bedelle ve 450.000,00 TL muhammen bedelle satışa çıkarılan … İlçesi, … Mahallesi, 11365 ada, 194 parsel, 3 nolu bağımsız bölümün 1.376.000,00 TL bedelle ihale edildiğini, dolayısıyla satış bedellerinin kesinleşen muhammen bedellerin üzerinde olduğunu, davacıların fesat iddiasının da bulunmadığından ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğini, davacıların ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığını, İlk Derece mahkemesinde ileri sürülmeyip ilk kez istinaf dilekçesinde ileri sürülen kıymet takdirlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasının HMK’nın 357. maddesi uyarınca istinaf aşamasında değerlendirilmesine olanak bulunmadığından bahisle istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlular vekili istinaf sebebi olarak ileri sürdükleri hususlarla kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK 112,118,134 üncü ve devamı madde hükümleri
7343 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 17inci Maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlular vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.