Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13261 E. 2023/5299 K. 25.09.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 19:49


YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13261
KARAR NO : 2023/5299
KARAR TARİHİ : 25.09.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi


Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda; TK 35. maddeye göre tebligat yapılarak takibin kesinleştirildiğini, 20.09.2018 tarihinde şirketin fiili olarak kullandığı merkez adresine haciz yapılması için gelindiğinde takipten haberdar olduğunu, tebligat adresinden fiili olarak taşındığını ve resmi adres değişikliği için şirketin yabancı hissedarının Türkiye'ye gelmesi gerektiğini, eski adrese tebligat yapıp takibi kesinleştirerek yeni adrese hacze geldiğini, tebligatın bu nedenle usulsüz olduğunu beyanla; 20.09.2018 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulüne, İcra Müdürlüğüne yapmış oldukları itiraz kabul edilerek itirazın reddine dair kararın kaldırılmasına, takibin durdurulmasına, dosya kapsamındaki bankalara hacizlerin kaldırılması için müzekkere yazılmasına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının basiretli bir tacir gibi davranarak fiili olarak değiştirdiği adresini Ticaret Sicil Müdürlüğüne de bildirmesi ya da ticaret sicilde gerekli değişikliği yapmadan şirketi fiili olarak taşımaması gerektiği, Tebligat Kanunu 35. maddesine göre yapılan tebligatta bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf başvurusunda, alacaklının kayıtlı olmasa da gerçekte fiili olan adresini bildiğini belirterek istinaf beyanlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun ticaret sicilde kayıtlı adresine gönderilen ödeme emrinin adresten taşındığı belirtilerek iade edildiği, daha sonra çıkartılan tebligatın ise ticaret sicilde kayıtlı olan adrese TK 35. maddesine göre 11.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından ticaret sicilde kayıtlı adresin değiştirildiği belirtilmiş ise de söz konusu değişikliğin ticaret sicile işlenmediği, bu nedenle davacı şirketin ticaret şirkette kayıtlı adresine TK 35/4 maddesi de gözetildiğinde yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz başvurusunda istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK'nın 16. maddesi, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.