Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13267 E. 2023/5302 K. 25.09.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 19:49


YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13267
KARAR NO : 2023/5302
KARAR TARİHİ : 25.09.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi


Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması davasından dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; alacaklının, yetki itirazının kaldırılması talebinin kabulüne, borçlunun yetki itirazının kaldırılmasına, borçlunun itirazının 369.664,15 USD asıl alacak ve 1.895,92 USD mahrum kalınan kar payı alacağı üzerinden kaldırılmasına, takipten sonra itirazın kaldırıldığı miktara "asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı" üzerinden faiz işletilmesi gerektiğinin tespitine, alacaklının fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Alacaklı İcra Mahkemesine başvurusunda; takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini öne sürerek davalı tarafça yapılan itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına, itirazın mesnetsiz, haksız ve kötü niyetli olmasından dolayı alacak üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Borçlu cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinin HMK'da belirtilen dava dilekçesine ilişkin şartları haiz olmadığını, dava dilekçesinin asile tebliğ edilmediğini, müvekkiline gönderilen hesap kat ihtarnamesinin Tebligat K'nun 21/2 maddesine göre aykırı olduğunu, davaya konu grup Genel Kredi Sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, İİK m. 68/b'nin kefil sıfatındaki müvekkili açısından uygulanamayacağını öne sürerek davanın reddine ve davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalı-borçlunun itirazının 369.664,15 USD asıl alacak ve 1.895,92 USD mahrum kalınan kar payı alacağı üzerinden kaldırılmasına, takipten sonra 1 numaralı karar ile üzerindeki itirazın kaldırıldığı miktara "asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarının usd ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı" üzerinden faiz işletilmesi gerektiğinin tespitine, alacaklının fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf başvurusunda; gönderilen hesap kat ihtarnamesinin Tebligat Kanunun'un 21/2. maddesine aykırı olduğu, davaya konu grup Genel Kredi Sözleşmesindeki imzanın borçluya ait olmadığı, İİK'nın 68/b maddesindeki kefil sıfatındaki borçlu açısından uygulanamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Genel Kredi Sözleşmesinde borçlu ...'in müteselsil kefil olduğu, kredi asıl borçlusu ve kefillere Ankara 15. Noterliği'nin 02.10.2019 tarih ve 12467 yevmiyeli kredi borcunun ödenmesine ilişkin gönderilen hesap kat ihtarnamesinin borçluya 04.10.2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların ihtarname içeriğine 1 ay içerisinde itiraz ettiklerine dair beyanları bulunmadığı gibi, davalının icra dairesine yaptığı borca itirazda da kendisine gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde açıkça bir itirazının da olmadığı, itiraz edilmeyen hesap özeti içeriğinin, İİK'nın 68/b maddesi gereğince aynı Kanunun 68/1. maddesinde yazılı belge niteliğini kazandığı; borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiği, davacı alacaklının itirazın tümden kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece yapılan yargılamada yetki itirazının kaldırılmasına ilişkin değerlendirme yapılmadığı, dairece yapılan değerlendirmede davacı alacaklının İstanbul İcra Dairesinde icra takibi başlatmasında yasaya aykırılık bulunmadığı, bu nedenle davalı borçlunun yetki itirazının da kaldırılması gerektiği bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenin sıfatına göre yapılan değerlendirme neticesinde, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, alacaklının, yetki itirazının kaldırılması talebinin kabulüne, borçlunun yetki itirazının kaldırılmasına, borçlunun itirazının 369.664,15 USD asıl alacak ve 1.895,92 USD mahrum kalınan kar payı alacağı üzerinden kaldırılmasına, takipten sonra itirazın kaldırıldığı miktara "asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı" üzerinden faiz işletilmesi gerektiğinin tespitine, alacaklının fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz başvurusunda istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık İİK'nın 68/b ve 68. maddelerine dayalı itirazın kaldırılmasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu'nun 68/b ve 68. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,


Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,


25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.