Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13275 E. 2023/1221 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13275
KARAR NO : 2023/1221
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda icra mahkemesince; istemin kısmen kabulü ile … Genel Müdürlüğü’nün 2021/4032 E. sayılı takip dosyasında 236.036,00-TL asıl alacak yönünden borçlunun itirazının kaldırılmasına, borçlu aleyhine asıl alacağın %20 si oranında tazminat ile borçlunun alacaklıya ait takibe konu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.

Kararın alacaklılar ve borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklıların istinaf başvurusunun esastan reddine, borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.TALEP
Alacaklılar icra mahkemesine başvuru dilekçelerinde; borçluya yapılan ödeme emri tebligatına rağmen borçlu tarafından ödeme yapılmadığı gibi takip konusu taşınmazın tahliye de edilmediğini, borçlunun itirazlarının yerinde olmadığını ileri sürerek itirazın kaldırılması ile borçlunun taşınmazdan tahliyesini ve takip konusu alacak üzerinden en az % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
Borçlu cevap dilekçesinde;takip talebinin tahliyeye dair yasal şartları taşımadığını, tahliyesinin talep edildiği yerin açıkca takip talebinde yazılmadığını, ödeme emrinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,davacının iddialarını kabul etmediklerini, haksız ve usulsüz açılan davanın reddini, davacının haksız ve usulsüz davası sebebiyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

III. İCRA MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;davalı borçlu tarafından sunulan dekontlar dikkate alınarak dosyanın bilirkişiye tevdii edildiğini, 27.06.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda davalı şirket tarafından dosyaya sunulan banka dekontlarının incelenmesinde; davacılara 10.12.2020 tarihi ile 31.12.2021 tarihi arasında geçen süre için kira bedeli olarak 170.750,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, … kararı gereğince takip konusu miktardan banka dekontları ile ödenen miktarın düşülmesi sonucu bakiye kira bedelinin 406.786,00 TL -170.750,00 TL = 236.036,00 TL olduğunun tespit edildiğini, raporun bu haliyle hükme esas alınabileceği, davacı vekili tarafından her ne kadar alınan bilirkişi raporunda aynı dekontun mükerrer olarak hesaplandığı şeklinde itirazda bulunulsa da; sunulan dekontlar incelendiğinde her bir dekontun sıra numarasının farklı olduğu dolayısıyla farklı ödemeler olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının yerinde görülmediğini, davalı vekili tarafından halihazırda açılmış menfi tespit davası, sözleşmenin iptali davası ve kira tespiti davasının derdest olduğu ve bu dosyaların bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mahkemece verilen kararın sadece yapılan ödemelere ilişkin rapor aldırılması yönünde kaldırıldığından ilgili mahkeme dosyalarının beklenilmesine gerek görülmediğini, açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne, … Genel İcra Müdürlüğünün 2021/4032 Esas sayılı takip dosyasında 236.036,00 TL asıl alacak yönünden davalının itirazının kaldırılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı aleyhine asıl alacağın %20’si oranı olan 81.357,20 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar ve borçlu şirket istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi alacaklılar istinaf dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, borçlu tarafından sunulan ödeme dekontlarını kabul etmemekle birlikte kısmi ödemelerin kira borcu doğduktan, temerrüde düştükten ve icra takibinin başlamasından sonra olduğunu yapılan ödemelerin sözleşmeyle belirlenen bedelle uyuşmadığından davalı yana iade edildiğini, iade edilen tutarların 12.150,00 TL olup dekontların dosyaya sunulduğunu, raporun dördüncü sayfasındaki tablonun yedinci ve sekizinci sırada yazılı 05.01.2021 tarihli ödemelerin 2020 yılı Aralık ayına ait ödemeler olup davaya konu icra takibinin konusu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir

Borçlu şirket istinaf dilekçesinde, ödeme emrinin tebliğ edilmediğinden temerrüdün koşullarının oluşmadığını, davacı ile arasında kira bedeli ve kira miktarı hususunda anlaşmazlık bulunduğunu, taraflar arasındaki menfi tespit davasının derdest olduğunu, dosyada taraf teşkili sağlanmadığını, tahliye talebinin bölünemeyeceğini, davacının talebi böldüğünü, mülk sahiplerinin farklı olduğunu, tahliyeye karar verilen adresin mülk sahibinin takip yapan alacaklılar olmadığını, başkasına ait bir taşınmazdan tahliye talep edilemeyeceğini,tahliye kararının hukuka aykırı olduğunu, davacının kendisine ait olmayan kısmın kirasını istediğini, hissedar …’nun kendisine ait hisseyi üçüncü bir şahsa sattığını, davacının satmış olduğu hisseye ait olan kısmın kirasını da talep ettiğini, bu hususun takip talebinde ve dava dilekçesinde açıkca görüldüğünü, mahkeme kararının bu sebeple de yanlış olduğunu, davacıların tahliye talep etmesinde dava şartı yokluğu bulunduğunu, tahliye talep edilen yerin Ruhan Erkul adına kayıtlı olduğunu, davacıların taşınmazı miras yolu ile intikal ettiklerini,kira bedelini düzenli olarak ödemeye devam ettiğini, kira bedelinin davacıların uhdesine geçtiğini, temerrüde ilişkin haklı ihtar şartlarının oluşmadığını, yeni malikinde ihtarnamesinin mevcut olmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçluya ödeme emri tebliğ edilmeden İİK’da belirtilen sürelerin işlemeye başlamayacağından icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasının talep edilemeyeceğini belirterek alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine, borçlunun istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İcra Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi alacaklılar, borçluya ödeme emri gönderilmeden icra takibinden haberdar olduktan sonra yapmış olduğu itirazın hukuki sonuç doğuracağını, borçlu tarafından dava dilekçesinde bu hususa dair bir itirazda bulunulmadığını ve istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; İİK’nın 269. maddesine dayalı adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin ilamsız icra takibinde itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 63., 269.,269/d.,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklıların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Kural olarak ilamsız icra para (ve teminat) alacakları için öngörülmüştür. Ancak bir kuralın istisnasını oluşturan taşınmazların ilamsız icra yolu ile tahliyesi İİK 269-276 maddelerinde özel olarak düzenlenmiştir. Tahliye takibine özgü kurallar dışında ilamsız icraya ilişkin konularda Kanunun üçüncü babında yer alan kurallara gönderme yapıldığı görülmektedir. Taşınmazların ilamsız icra yolu ile tahliyesi, kira bedelinin ödenmemesi veya kira süresinin sona ermesi sebeplerinden birine dayalı olarak yapılabilir. Kira borcunun ödenmemesine dayalı olarak taşınmazlara ilişkin icra yolu ile tahliyesi talep edildiğinde takip talebinde tahliye talebinin olması, borçluya tahliye ihtarlı ödeme emrinin gönderilmesi gerekmektedir. Bu ödeme emrinde ödenmemiş kira borcu için ilamsız icra takibi, tahliye tehdidi ile birleştirilmektedir. Asıl amaç kira borcunun ödenmesi olup icra takibine rağmen ödenmez ise kiraya verilenin tahliyesi de talep edilmektedir.

İİK 269/1 maddesi bu takibin maddi hukukuna ilişkin dayanaklarını TBK’nun 315 ve 362 maddeleri olarak göstermiştir. Buna göre tahliye ihtarlı ödeme emri TBK 315 ve 362 maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni maddeleri geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılmasını isteyebileceği tebliğini ihtiva eder. Kiracıya kira borcunu ödemesi için verilecek süre adi kiralarda TBK’nın 315 maddesine göre 30 gün, hasılat kiralarında TBK’nın 362 maddesine göre 60 gündür.

Ödeme emrinde İİK 269. maddesinin ikinci fıkrasına göre borçlunun itiraz sebeplerini 62 madde hükümlerine göre icra dairesine bildirebileceği ihtarını da içerir. Ödeme emrinin hüküm ve sonuç doğurması, borçlunun temerrüde düşürülebilmesi için ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmiş olması şarttır. Ancak ödeme emrinin tebliğinden itibaren borçluya ödeme süresinin sonrasında alacaklı icra mahkemesinde itirazın kaldırılması ve tahliye, itiraz edilmemiş ise sadece tahliye ister. Borçluya ödeme emri tebliğ edilmemiş ise ödeme emrinde yazılı itiraz ve ödeme süreleri işlemeyeceği için borçlu haricen takibi ögrenip icra dairesinde itiraz etmiş ise alacaklı itirazın kaldırılması ve tahliye isteyebilir mi? Alacaklı itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunmuş olması halinde, çekişmeyi ve takibi sürdürme iradesini ortaya koyduğu böylece ödeme emri tebliğ edilmese de itirazın geçerli olduğunu benimsemiş olduğundan icra mahkemesi itirazın kaldırılması talebini inceleyerek karar vermelidir. Ancak ödeme emri tebliğ edilmediği sürece, ödeme süresi işlemeyeceğinden borçlu temerrüde düşürülemez. O nedenle tahliye istenemez.

Somut olayda, taşınmazların ilamsız icra yoluyla takibinde örnek 13 ödeme emri henüz tebliğ edilmeden borçlunun icra dairesine 24.2.2021 tarihinde itiraz ettiği, ödeme emri tebliğ edilmeden 17.5.2022 tarihinde alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunduğu, daha sonra ödeme emrinin 13.11.2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Alacaklının icra mahkemesine başvuru tarihinde henüz ödeme emri tebliğ edilmemiş bu nedenle 30 günlük ödeme süresi başlamamış olduğu için borçlu temerrüde düşmediğinden tahliyesi istenemez ise de, alacaklı itirazın kaldırılmasını talep etmekle borçlunun itirazını benimsemiş olduğundan icra mahkemesince itirazın incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir. Alacaklı, icra mahkemesinde itirazın kaldırılması kararı verilmesinden sonra, örnek 13 ödeme emri tebliğinden itibaren 30 gün geçmesinden sonra icra mahkemesinden temerrüt nedeniyle tahliye isteminde bulunabilir.

Yukarıda açıkladığım nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması görüşünde olduğumdan, ödeme emri tebliğ edilmediği için sürelerin işlemeye başlamayacağı gerekçesi ile istemin reddi kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 28.02.2023