YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13286
KARAR NO : 2023/538
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1899 E., 2022/2502 K.
DAVA TARİHİ : 31.08.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/327 E., 2022/373 K.
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve davacı aleyhine ihale bedelinin %1’i oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayet eden borçlu vekili dilekçesinde; kıymet takdir raporu ve satış ilanının ilgililere tebliğ edilmediğini, satış ilanının belediye de ve muhtarlıkta ilan edilmediğini bu durumun katılımın düşük olmasına sebep olduğunu, süresinde satış talep edilip satış avansının yatırılmadığını, ihale alıcısının teminatsız olarak ihaleye katılması ihaleye katılmak isteyenler üzerinde olumsuz etki bıraktığını, taşınmazın düşük değere ihale edildiğini, değerinin düşük tespit edildiğini ileri sürerek 541 ada 1 parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin 24.08.2020 tarihinde yapılan ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı … cevap dilekçesinde; tüm tebligatların usulüne uygun tebliğ edildiğini, taşınmaz değerinin o günün koşullarına uygun olduğunu, süresinde satış talep edilip avans yatırıldığını, soyut iddiaya dayalı şikayette bulunulduğunu beyan ederek şikayetin reddini istemiştir.
İhale alıcısı … cevap dilekçesinde; kıymet takdir raporu ve satış ilanının ilgililere usulüne uygun tebliğ edildiğini, şikayetçi iddialarının gerçek dışı olduğunu, ihalenin usulüne uygun yapıldığını beyan ederek şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış hazırlık işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, süresinde satış talep edilip satış avansınını yatırıldığı, satış kararına uygun ilanların yapıldığı, alacaklının ihaleye teminatsız olarak alacağına mahsuben girme hakkının yasadan kaynaklandığı ve ihaleye katılan başkaca şahısların bulunduğu bu sebeple şikayet edenin rekabet korkusu nedeniyle üçüncü şahısların ihaleye giremediği iddiasının yerinde olmadığı, ihale bedelinin satış masraflarını karşıladığı gerekçesi ile davanın reddine, davacının feshini istediği ihale bedelinin %1’i oranında olan 29.700 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayet dilekçesini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihale konusu malın muhammen bedelin üstünde satılmasından ötürü kural olarak ihalenin feshini istemekte hukuki yararın bulunmadığı, kıymet takdir raporuna alacaklının itiraz ettiği işbu itirazda davacı borçlunun savunmada bulunmadığı, rapora itiraz etmediği için taşınmaz değerinin düşük olduğu iddiasının ihalenin feshi aşamasında dinlenilemeyeceği, İİK’nın 150/e maddesi uyarınca süresinde satış talep edildiği (avansın yatırıldığı), şikayetçinin diğer fesih sebepleri taşınmaz muhammen bedelin üzerinde satılmasından ötürü değerlendirilmeyeceği, ihalenin kamu düzenine uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 27.04.2022 tarih 2020/327 Esas 2022/373 Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayet dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanununu 128/a-2 maddesi ve 134. maddesi
3. Değerlendirme
İİK’nın 128/a-2. maddesinde; “Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez” hükmüne yer verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu’nun 26.02.1992 tarih ve 1992/4-70 E.-1992/130 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, İİK’nın 128. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcı, sonradan kesinleşmesi koşulu ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı keşif tarihidir.
Kıymet takdirine itiraz davası; İİK’nın 128/a maddesinde düzenlenmiş olup, icra müdürlüğünce satışa konu malın bilirkişi marifetiyle yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığına yönelik bir şikayettir. Bu şikayette ilgili, müdürlükçe yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığı, malın belirlenen değerinin gerçek kıymetini yansıtmadığı iddiasıyla mahkemeye başvurmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; icra müdürü tarafından belirlenen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı, bir başka ifadeyle memur işleminin doğru olup olmadığını denetlemektir. Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetler. Bu itibarla; mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ya da anılan mahkeme kararında değerlemenin yapıldığı tarih açıkça belirtilmediği sürece, kıymet takdirine itiraz davasındaki keşif tarihinin, İİK’nın 128/a-2 maddesinde düzenlenen 2 yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, şikayet işleminin ruhuna da uygun düşmeyecektir.
Somut olayda, ihaleye konu taşınmazın kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 29.05.2018 tarihinde yaptırıldığı, alacaklının taşınmaza takdir olunan değerin yüksek olduğunu ileri sürerek kıymet takdirine itiraz etmesi üzerine, Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 14.11.2018 tarih ve 2018/396 E.-2018/642 K. sayılı dosyasında itirazın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Mahkemece hükme esas alınan 31.10.2018 tarihli raporda bilirkişi tarafından dava tarihi itibariyle (29.06.2018) değerleme yapılmış olduğu açıkça belirtilmiş olup, iki yıllık süre mahkemece aldırılan rapordaki değerleme tarihi olan 29.06.2018 tarihinden başlayacağından, satış tarihi olan 24.08.2020 günü itibariyle İİK’nın 128/a-2. maddesinde öngörülen iki yıllık süre geçmiştir.
Bu durumda kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıldan fazla süre geçtikten sonra ihale gerçekleştirilmiş olup, taşınmazın muhammen bedelin üzerinde ihale edilmiş olması re’sen gözetilen iki yıllık sürenin dikkate alınmasını ortadan kaldırmayacağından ilk derece mahkemesince taşınmaz ihalesinin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olmakla kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.