Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13304 E. 2023/5127 K. 19.09.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 21:42
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13304
KARAR NO : 2023/5127
KARAR TARİHİ : 19.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine özgü takipte memur işlemini şikayetten ve takip kesinleştikten sonraki zamanaşımı sebebiyle icranın geri bırakılması şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine başlatılan bonoya dayalı kambiyo takibinde özellikle 2011 yılı ve sonrasındaki dönemlerde usulüne uygun bir yenileme ve dosyayı ilerletici işlemler yapılmadığını, ortada derdest bir takip dosyasının ve geçerli bir haczin bulunmadığını, müvekkilinin 07.06.2022 tarihinde yapılacak taşınmaz satışlarının durdurulmasını talep ettiğini, icra müdürlüğünce dosyanın ve hacizlerin düşmediği gerekçesiyle talebi reddettiğini belirterek, icra müdürlüğünün 07.06.2022 tarihli işleminin iptaline, 3 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu için İİK71 ile İİK33/a maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına, takibin iptaline, tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; dosyanın hiçbir zaman takipsiz bırakılmadığını, icra takip alacağına ilişkin olarak davacı tarafından 26.08.20211 tarihinde ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/504 Esas, 2012/292 Karar sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını ve 14.06.2012 tarihinde açılan davanın reddine karar verildiğini, menfi tespit davasının açıldığı tarihten kararın kesinleştiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı süresinin işlemediğini, dosyada usule uygun haciz işlemleri yapıldığı için harç alınmasına ve yenileme emri gönderilmesine gerek olmadığını iddia ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan, senedin tanzim ve takip tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 661, 662. ve 663. maddelerinin uygulanması gerektiği, TTK'nın 661. maddesi uyarınca bonolar için 3 yıllık zamanaşımı öngörüldüğü, icra dosyasının incelenmesinde; takip tarihinin 03.12.2008 olduğu borçluya ödeme emrinin 13.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği, 17.12.2010 tarihinde haciz işleminin olduğu, 26.08.2011 ile 14.06.2012 tarihleri arasında menfi tespit davasının görüldüğü, 01.08.2014, 14.11.2014, 13.11.2015, 08.09.2016 tarihlerinde haciz işlemi olduğu, 13.11,2017 tarihinde satış talebi ve avansının yatırıldığı, 23.01.2019, 26.12.2019 ve 29.12,2021 tarihlerinde haciz işlemi ile satış talebinin olduğu, takibin kesinleşmesinden sonra belirtilen tarihlerde muhtelif zamanaşımını kesen icra takip işlemleri yapıldığı, şikayet tarihi itibariyle zamanaşımının oluşmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde; takibin açıldığı 2008 yılından bugüne kadar geçen sürede, özellikle 2011 yılı ve sonraki dönemlerde dosyanın takipsiz bırakılması, usulüne uygun bir yenileme olmaması ve dosyayı ilerletici işlemlerin yapılmaması nedeniyle TTK 749/1 maddesi hükmünde düzenlenen 3 yıllık süre fazlasıyla dolduğunu, takibe konu bononun zamanaşımına uğradığını, takibin kesinleştiği 24.01.2009 tarihi ile İİK 78 uyarınca 1 yıllık sürede herhangi bir işlem yapılmadığını, derdest bir takip dosyası bulunmadığını, İİK 71 ile İİK 33/a maddesi uyarınca zamanaşımı şartları oluştuğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklı tarafından 03.12.2008, 20.10.2010, 26.11.2010, 17.12.2010 haciz ve satış taleplerinde bulunulduğu, 26.08.2011 ile 14.06.2012 tarihleri arasında menfi tespit davasının görüldüğü, 24.06.2011 tarihinde satış talebinde bulunulduğu, 18.10.2011 tarihli haciz talebinden sonra bila tarihli haciz devam ettiğinden haciz talebinden vazgeçildiğinin beyan edildiği, devam eden süreçte 20.11.2012, 01.08.2014, 14.11.2014, 13.11.2015, 08.09.2016 ve 15.11.2016 tarihli tarihli haciz taleplerinde bulunduğu, 14.11.2017 tarihli satış talebinde bulunduğu ve satış avansının yatırıldığı, 22.11.2018 tarihli haciz talebinde bulunulduğu, 18.12.2018 tarihinde satışın düşürülmesi ve haczin yenilenmesi talebinde bulunulduğu, 23.01.2019 tarihinde haciz talebinde bulunulduğu, 26.12.2019 tarihinde haczin yenilenmesi talebinde bulunulduğu, 28.12.2020 tarihli satış avansının alınması ile haciz talebinde bulunulduğu aynı tarihte satış avansının yatırıldığı, 29.12.2021 tarihinde satış ve haciz talebinde bulunulduğu, 07.06.2022 tarihli satışın düşürülmesi ve haczin yenilenmesi talebinde bulunulduğu görülmüş olup, 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili temyiz dilekçesinde; takibin kesinleştiği 24.01.2009 tarihi ile İİK 78 uyarınca 1 yıllık sürede herhangi bir işlem yapılmadığını, derdest bir takip dosyası bulunmadığını, alacaklı vekili Av. Cihan Nebi Kökbudak'ın 04.01.2010 tarihli talebin açıldığı tarihte vekil olmadığını, vekillik görevini 29.11.2010 tarihinde üstlendiğini, 04.01.2010 tarihli talebinde adı geçen kıymet takdiri raporunun 02.11.2010 tarihinde düzenlendiğini, talep tarihinde böyle bir raporun bulunmadığını ve 04.01.2010 tarihli talebin yetkili vekil tarafından açılmadığını,bu işlemlerin İİK 78. maddesi ve ilgili hükümlerdeki süreleri kesmeyeceğini, icrayı ilerleten işlem olarak kabul edilemeyeceğini, dosyanın yenilenmediğini, 24.01.2010 tarihinden sonraki işlemlerin İİK'ya uygun olmadığını ve takibi ayakta tutacak işlem olmadığını, dosyanın 24.01.2010 tarihinde muameleden kaldırılması gerektiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı ilamsız takipte takibin kesinleşmesinden sonraki zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 Sayılı İİK'nın 170/b maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 71/2 ve 33/a maddeleri, 6762 sayılı TTK’nın 661, 662. ve 663. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.