YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13317
KARAR NO : 2023/764
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1619 E., 2022/1727 K.
DAVA TARİHİ : 08.01.2021
HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılması/Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/670 E., 2022/112 K.
Taraflar arasındaki ihalenin feshine ilişkin şikayet nedeni yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine ve şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilmek üzere HMK madde 353/1-b-2 uyarınca kaldırılmasına, şikayetin reddine, ihale bedelinin %1’i oranında para cezasının şikayetçi borçludan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; borçlu şirket hakkında iflas işlemlerine devam edildiğini, satış ilanının taraflarına tebliğinin usulsüz olup, iflas idaresi memurlarının hepsine de tebliğ edilmeden ihale yapıldığını, satışın yapılacağı gün bir grup tarafından taşınmazın ipotekli olduğu, ipotek miktarının yüksek olduğu şeklinde telkin yoluyla diğer muhtemel alıcıların duyacağı şekilde beyanlarda bulunduklarını, gerçek alıcıların böylelikle ihaleye girmelerinin engellenmiş olduğunu, diğer ihale alıcılarının ihaleye girmemeleri yönünde telkinde bulunup, müstakbel ihale alıcılarını yanılttıklarını ve gerektiğinde baskı ile ihaleye girmelerinin engellendiğini öğrendiklerini, alıcılara ihaleden çekilmeleri için para teklif edilmesinin ihaleye fesat karıştırmak olduğunu, taşınmazın son imar durumunun ilanda açıkça gösterilmediğini, şartnamenin hangi tarihten itibaren herkes tarafından görülebileceği hususunun yazılmadığını, askı ilan tutanağının hangi ilana ilişkin olduğunun belli olmadığını, askı indirme tutanağının tutulmadığını, elektronik ortamda teklif vermenin hangi günler mümkün olabileceğinin satış ilanında belirtilmediğini, ihale tutanağından tellalın kim olduğunun belli olmadığını, satış ilanının belediyede ilan edilip edilmediğinin belli olmadığını, elektronik ortamda teklif veren bulunup bulunmadığının ihale tutanağında belirtilmesi gerektiğini, tellaliye bedelinin alınmadığını, ilanın yayınlandığı gazetenin satış kararına uygun olmadığını, ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; ihalenin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanlarından ihale günü ihaleyi etkileyecek herhangi bir olumsuz davranışın olmadığı, ihale masalarının bulunduğu koridorun İcra Müdürlüklerinin bulunduğu katla aynı katta bulunduğu bu nedenle ihalenin yapıldığı koridorun kendisine has bir kalabalığı olduğu, insanların ihaleyi girmesini önleyecek herhangi bir olayın olmadığının anlaşıldığı, ihaleye fesat karıştırmaya ilişkin herhangi bir şüphenin bulunmadığı, ihalenin feshi sebebi olarak değerlendirilemeyeceği, satış ilanının ihale tarihinden en az iki ay önce yapıldığı, ilanda satış yer ve zamanının belirtildiği, elektronik ortamda ilanın yapılmış olduğu, kesinleşen kıymet takdirinden itibaren iki yıl geçmeden taşınmazın satışa çıkarıldığı, satış ilanının gün ve saatlerine uyulduğu, artırmada ihale bedelinin muhammen bedelin %50 ve satış ve paraların paylaştırılması giderlerinin karşıladığı, hakimin re’sen bakması gereken kamu düzenine ilişkin hususlarda ihalenin feshini gerektirecek herhangi bir aykırılık bulunmadığı, satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olması halinde zarar unsurunun oluşmayacağı somut olayda zarar unsurunun gerçekleşmediği, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, esası girilmediğinden şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesindeki hususların tekrarı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hazırlık işlemlerine karşı en geç satış ilanının tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük süre içerisinde şikayet yoluna gelinmediğinden satışa hazırlık işlemleri ile ilgili hususların fesih nedeni olarak ileri sürülemeyeceği, satış ilanında taşınmazın tapu kaydı ve imar durumunun açıkça belirtilmediği, ihale tutanağında tellalın görev aldığı isim ve imzasının tutanakta bulunduğu, satış karar tarihinden önce istinaf başvurusunda bulunan borçlu şirket hakkında iflasına karar verildiği, satış ilanının tüm iflas idare memurlarına tebliğ edildiği, dinlenen tanık beyanlarına göre ihaleye fesat karıştırılmasının söz konusu olmadığı, satış ilanında tapu kayıt ve imar durum bilgilerinin açıkça yazılı olduğu, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl geçmeden ihalenin yapıldığı, ilanın yapıldığı gazetenin tirajının ellibinin üzerinde olduğu, yurt genelinde dağıtımının yapıldığı, satış ilanlarının usulüne uygun olmadığı iddiasının bu nedenle yerinde olmadığı, taşınmazın muhammen bedelin üzerinde satılmış ise de fesat iddiası incelendiği ve fesih nedenleri doğru olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilmek üzere HMK madde 353/1-b-2 uyarınca kaldırılmasına, şikayetin reddine, ihale bedeli üzerinden %1 oranında para cezasının şikayetçi borçludan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili şikayet ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.İİK’nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;
“İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. ” hükmü getirilmiştir.
2. Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
3. Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
4. Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hem de temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.
5. Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’nın 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
“134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.” hükmünü içermektedir.
3. Değerlendirme
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Şikayetçi aleyhine takdir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;
Yukarıda geçen yasal düzenlemeler dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin %1’i oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olduğu görülmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %1’i olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin üçüncü parağrafında yer alan ” %1 oranında 1.600,00 TL” ibaresi çıkartılarak yerine “%5’i oranında” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.