Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13327 E. 2023/1174 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13327
KARAR NO : 2023/1174
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki meskeniyet şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayet eden-3. kişi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet eden-3. kişi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayet eden vekili dava dilekçesinde; şikayete konu taşınmazın müvekkilin eşi ve çocukları ile birlikte aile konutu olarak kullanıldığını, taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunduğunu, aile konutunun haczedilemeceğini belirterek taşınmaza konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde;

1)Davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın reddinin gerektiğini,

2)Meskeniyet iddiasına ilişkin şikayetin, İİK’nın 16/1 hükmü uyarınca süresinde yapılmadığını; diğer davalı borçlu …’e ait taşınmaza 05.01.2021 tarihinde hacze gidildiğini, haciz tutanağından görüleceği üzere haciz mahalinde borçlunun eşi olan davacı …’ün hazır bulunduğundan, kendisinin bu tarihte haczi öğrendiğinin kabulü gerektiğini,

3)Taşınmaz üzerinde aile konutu şerhinden önce dava dışı … Bankası lehine ipotek mevcut olduğunu, bu sebeple davacının meskeniyet iddiasından vazgeçtiğinin görüldüğünü,

4)Taşınmazın aile konutu olduğu kabul edilse dahi haline münasip evi olup olmadığının tespitinin gerektiğinden bahisle taraf sıfatı ve süre yönünden usule aykırı olarak açılan davanın usulden reddine, aksi halde şikayetin esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

5)Davalı borçlu cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi 3. kişinin eşi hakkında icra takibi yapıldığı, meskeniyet iddiasında bulunmak hakkının ancak takip borçlusuna ait olduğu, takipte taraf sıfatı bulunmayan şikayetçi 3. kişinin haczedilmezlik iddiasında bulunamayacağı, şikayetçinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden-3. kişi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayet dilekçesini tekrarla, müvekkilinin aktif dava ehliyeti olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 12.12.2019 tarih ve 2016/10454 sayılı kararı ile eşin de meskeniyet şikayetinde bulunma hakkı olduğuna karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK’nın 82/1-12.maddesinden faydalanma hakkının yalnızca takip borçlusuna ait olduğu, takipte taraf sıfatı bulunmayan şikayetçi-3.kişinin haczedilmezlik şikayetinde bulunma hakkının olmadığı belirtilerek davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığından bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden-3. kişi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayet ve istinaf dilekçesini tekrarla, müvekkilinin aktif dava ehliyeti olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 12.12.2019 tarih ve 2016/10454 sayılı emsal kararı ile eşin de meskeniyet şikayetinde bulunma hakkı olduğuna karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meskeniyet şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İcra İflas Kanunu’nun 82. maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayet eden-3. kişi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.