Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13359 E. 2023/5371 K. 26.09.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 01:37


YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13359
KARAR NO : 2023/5371
KARAR TARİHİ : 26.09.2023

...
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3812 E., 2022/2933 K.
...
...
...
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/145 E., 2021/380 K.

Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; şirket ortaklarından ... tarafından kanunen zorunlu olması nedeniyle elektronik tebligat adresi başvurusunda bulunulduğunu, ...'un ortaklıktan ayrılması üzerine ... sisteminin şirketin diğer ortaklarından ...'in üzerine geçebilmesi için iptal başvurusunda bulunulduğunu, ancak uzun süredir ... sistemi şifresinin taraflarına iletilmediğini dolayısıyla sisteme girilemediğini, elektronik tebligattan haberdar olunmadığını, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte aktif kullanılan elektronik tebligat adresi bulunmadığını ileri sürerek usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 9.4.2021 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; tebligatın borçlu şirketin elektronik tebligat adresine usulüne uygun yapıldığını, borçlunun tacir olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğunu, tacirlerin MERSİS kayıtlarında, ticaret sicil kayıtlarında ve İTO kayıtlarında sorgu yapıldığında görülecek olan elektronik tebligat adreslerini ne sebeple olursa olsun güncellememiş veya değiştirmemiş olmalarının, bu adreslerle ilgili çeşitli iddia ve bahanelerde bulunmalarının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüklerini ihlal anlamına geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda 15.03.2021 tarihinde tebligatın yapıldığı, tebligatın aktivasyon işleminin ise ... tarafından online başvuru ekranlarından e-devlet şifresi ile giriş yapılarak 30.12.2019 tarihinde aktif hale getirilerek kullanıma açıldığı bu işlemin yapılan tebligattan çok önce olduğu şirketin tebligat tarihinde e tebligat adresinin bulunduğu bu haliyle tebligatın Eletronik Tebligat Yönetmeliğine uygun olarak yapıldığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde; Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 12’e göre, elektronik tebligatın muhatabın adresine ulaşmasına dair delil kaydının PTT ... tarafından doğrudan bildirilmesi gerektiğini, Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 9’a göre, PTT ...’nin elektronik tebligatı muhataba ulaştırması ve sonucundan muhatabı bilgilendirmesinin bir zorunluluk olduğunu, Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü 2021/ 3177 E sayılı dosyasında Tebligata konu icra dosyasında tebligat yapılan Kayıtlı Elektronik Posta hesabı Bilgilendirme Formundan anlaşılacağı üzere Telefon Numarası : ... Elektronik Posta adresi olarak da ... gösterildiğini, ... tarafından şirket adına uetss adresi alınmış ise de, uetss adresinin geçerli olabilmesi için tüzel kişinin kanuni temsilcisine ulaşmasının gerekli olduğunu, hesap açıldığı tarihte ... 'un şirketin kanuni temsilci olmadığını, şirketin, bu nedenle PTT tarafından sms veya normal e-posta yolu ile ... hesabına tebligat geldiğinden haberdar olmasının imkansız olduğunu, 02.02.2019 tarihinde, dosyaya sunulan ... ve ... hesap bilgileri ile sözleşme örneklerinden de anlaşılacağı üzere 22.01.2019 tarihi itibariyle şirketle hiçbir bağı kalmayan ...'a ait olan GSM ve e-posta adreslerine bilgilendirme mesajlarının gönderileceğinin kararlaştırıldığını, PTTUETS'den gelen yazı cevabında her nekadar Elektronik tebligat hesabının ... tarafından aktif hale getirildiği bildirilmişse de, şirket yetkilisi ...'in adına alınan ... adresinden bilgisi bulunmadığını, aktivasyon işleminin de müvekkili tarafından değil, müvekkilin e devlet adresine girilerek ... tarafından gerçekleştirildiğini, aktivasyon işleminin yapıldığı IP adresinin müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin bilerek ve isteyerek ... hesabını açmaması ve gelen tebligatlardan habersiz davranarak şirketi zarara uğratacak hukuki işlemlerden haber almak istememesinin hayatın olan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; PTT'ye yazılan müzekkere cevabına göre, davacı borçlu ... Giyim Tekstil İnş San. Ltd. Şti. Adına 01.06.2018 tarihinde ... tarafından elektronik tebligat adresi için başvuru yapıldığı, şirket yekilisi ... tarafından online başvuru ekranlarından e-devlet şifresi ile giriş yapılarak 30.12.2019 tarihinde adresin aktif hale getirilerek kullanıma açıldığı, istinaf dilekçesinde şirket yetkilisi ...'in adına alınan ... adresinden bilgisinin bulunmadığı, aktivasyon işleminin de yetkili ... tarafından değil, ...'in e devlet adresine girilerek eski ortak ... tarafından gerçekleştirildiği, aktivasyon işleminin yapıldığı IP adresinin şirket yetkilisi ...'e ait olmadığı ileri sürülmüş ise de, borçlu şirket yetkilisinin e devlet şifresi ile yapılan işlemin bağlayıcı olduğu, tebligat işleminin usulüne uygun olduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Tebligat Kanunu'nun 7/a, 32 nci maddeleri.
30617 Sayılı Elektronik Tebligat Yönetmeliği Hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




...