YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13363
KARAR NO : 2023/3465
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3315 E., 2022/2709 K.
DAVALI/BORÇLU : …Kaplama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
DAVA TARİHİ : 14.11.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/496 E., 2021/179 K.
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişi vekili; müvekkilinin işyerine 24.07.2019 tarihinde haciz için gelindiğini, müvekkiline ait bilgisayar ve makinelerin haczedildiğini, haciz mahallinin borçlu şirket ile ilgisinin olmadığını ileri sürerek davanın kabulü ile haczedilen malların müvekkile aidiyetinin tespitine ve haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlunun muvazaalı işlemlerle mal kaçırmaya çalıştığını, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haciz mahallinde borçlu firmaya ait faturaların bulunduğu, davacının borçlu şirket ortaklarından olup borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ bulunduğu, haciz yerinin alacaklıdan mal kaçırmak amacı ile muvazalı olarak devredildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, tanık beyanının doğru olduğunu, davalı alacaklının muvazaa iddiasını ortaya koyacak somut ve kesin bir delili bulunmadığını, kararın gerekçesi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haciz yapılan adresin dayanak mahkeme kararında belirtilen eski sicil adresi olduğu, davacının borçlu şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu, davacının işe başlama tarihinin borcun doğumundan sonra 09.01.2019 olduğu, ayrıca haciz sırasında “…Kaplama …” adına faturalar görüldüğü, istihkak iddiasının muvazaalı olarak ileri sürüldüğü, haczedilen menkullerin davacıya ait olduğunun ispatlanamadığı, 3. Kişi ile borçlu arasında organik bağ bulunduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davac vekili, tanık anlatımları ve dosyadaki mevcut delil durumu göz önüne alındığında müvekkilinin muvazaalı hareket ettiğini gösterecek delil olmadığını, müvekkilinin bir dönem borçlu şirketin ortağı olarak görünse de şirket yetkilisi ağabeyinin vefatından sonra kendi işyerini açarak ticari hayatına devam ettiğini, mahkemenin kira sözleşmesini ve şahıs olarak ticari hayatına devam etmesini gözardı ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96 ncı vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nın 97 ve 99 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.