Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13368 E. 2023/777 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13368
KARAR NO : 2023/777
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi (ortaklığın giderilmesi nedeniyle) yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi hissedar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihalenin feshi isteminin zarar unsuru gerçekleşmediğinden hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine, para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi hissedar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi hissedar; ihale bedelini yatırmak üzere İİK’nın 130. maddesine aykırı biçimde 10 günlük süre verildiğini, ihale alıcısının son teklifinde 1.000.100,00 TL teklif etmesine rağmen bu teklifin 1.000.001,00 TL olarak yazılıp bu bedele göre ihale yapıldığını, bu durumun menfaatini zedelediğini, İİK’nın 111/b maddesine göre peyin en az 100,00 TL’lik arttırımla sürülmesi gerekirken 1,00 TL’lik pey sürülmesinin kanun hükmüne aykırılık teşkil etiğini, diğer hissedarların bir kısmına yapılan satış ilanının tebligatının usulsüz olduğunu, ek beyanla da; sonradan öğrenildiği ifade edilerek, ihale alıcısı adına yanında gelen yakınının pey sürdüğünü, maske bulunduğundan pey süren kişilerin ayırt edilememiş olabileceğini, vekaletnamesi olmayan kişinin pey sürmesinin ihaleye fesat karıştırma niteliğinde olduğunu ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Bir kısım davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihale tutanağında alıcıya bedeli yatırması hususunda 10 günlük süre verildiği hususunun ihalenin feshi sebebi olmadığı, tellal tarafından üç kez bağırılarak yeni alıcı çıkmaması üzerine en yüksek teklifi verene ihale edildiğinin yazılı olduğu, tutanağın herhangi bir ihtirazi kayıt konmadan tüm ilgililerce imzalandığı, teklifler arasında en az 100,00 TL fark olması gerektiği hususunun ise elektronik ortamda yapılan tekliflere ilişkin bir düzenleme olduğu ve ihalenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunmadığı, ilgilisi bizzat ileri sürmedikçe diğer hissedarlara satış ilanının tebliğ edilmediği iddiasının ileri sürülemeyeceği, ihale tutanağının kimlik tespiti yapılarak imzalanmış olduğu, farklı kişi olduğu iddia edilen tarafların ihalenin feshi isteminde bulunmadığı, bu hususun ihale tutanağı ile eşdeğer belgeyle ispat edilebileceği ihalenin feshini gerektiren bir durum bulunmadığı, işin esası incelendiğinden para cezası ile cezalandırılması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine, şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi hissedar; ihale esnasında salgın hastalık nedeniyle tüm kişilerde maske bulunduğundan pey süren kişilerin ayırt edilememiş olabileceğini, ihale alıcısı yerine yanında gelen yakının pey sürdüğünü, bu kişinin kendi adına ihaleye katılmadığını, ihale alıcısı adına vekaletname sunmadığını, taraf olmayan kişinin pey sürmesinin ihaleye fesat karıştırma niteliğinde olduğunu, bu konuda kamera kayıtlarının çözümlenmesi ve tanık dinletme taleplerinin de kabul edilmediğini, re’sen araştırma ilkesinin geçerli olduğunu, para cezasının da kaldırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu, fesat iddiasının açıkça fesih nedeni olarak ileri sürülmediği, sonradan beyan dilekçesi ile ileri sürüldüğü, bu durumda beyan dilekçesi ile ilk kez bu dilekçede ileri sürülen fesat iddiasının 7 günlük ihalenin feshi şikayet süresi içerisinde olmadığından değerlendirilemeyeceği, ihaleye fesat karıştırıldığına yönelik usulüne uygun bir iddiada bulunulmaması ve kıymet takdirinin itiraza uğramadan kesinleşmiş olması karşısında somut olayda zarar unsurunun oluşmadığının kabulü gerektiği, işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği gerekçesi ile şikayetçinın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihalenin feshi isteminin zarar unsuru gerçekleşmediğinden hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine, para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi hissedar temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi hissedar; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmekle beraber, fesat iddiasının kamu düzenine ilişkin olup resen nazara alınması gerektiğini, iddiaların ispatı için tutanak ile eş değer bir belge ispat edilebileceğinden bahsedilmiş ise de sonradan fark edilen bu usulsüzlüğü kamera kaydı ve ihale esnasında orada bulunan tanıklar aracılığı ile ispattan başkaca bir delil bulunmadığını, kamera kayıtlarının incelenmediğini, tanıkların dinlenmediğini, kamu düzenine aykırı işlemlerde 1 yıl içinde ihalenin feshi davası açmanın mümkün olduğunu ve ihalenin feshi davası açıldıktan yaklaşık 1 ay sonra bu hususu öğrenmiş olduğunu, delillerin incelenmesi ile fesat iddiasının gerçekliğe dayandığının görüleceğini, resen araştırma ilkesinin geçerli olduğunu, ihalenin feshi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ortaklığın satış suretiyle giderilmesi ilamı sonucunda yapılan taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
HMK’nın 322/2. maddesi, İİK’nın 134. maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.