Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13416 E. 2023/681 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13416
KARAR NO : 2023/681
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2172 E., 2022/2276 K.
DAVALILAR : …, Türkiye Cumhuriyeti … Anonim Şirketi
DAVA TARİHİ : 21.10.2021
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tire İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/203 E., 2022/43 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulüne, kararın kaldırılmasına, ihalenin feshine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı ile ihale alıcısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu dava dilekçesinde; satış ilanının borçlu asile tebliğ edilmediğini, kıymet takdirine itiraz davasında mahkemenin mazeretleri hakkında karar vermediğini, ilk rapora itiraz ettikleri halde mahkemece itirazları dikkate alınmayarak hatalı karar verildiğini, ilanın yayınlandığı gazetenin tirajının düşük olduğunu iddia ederek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; satış ilanının borçlu vekiline usule uygun tebliğ edildiğini, taşınmazın değerinin kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece tespit edildiğini, satış bedelinin satış masraflarını karşıladığını, ihelenin usule uygun olduğunu iddia ederek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vekille takip edilen işlerde vekile tebliğin zorunlu olduğundan tebligatların şirket vekiline yapıldığı, asile tebliğ yapılmadığına yönelik itirazın yerinde olmadığı, kıymet takdirine itiraz sonrasında davalının da kendisini vekille temsil ettirdiği davada mahkemece kesin olarak karar verildiği ve verilen karar doğrultusunda satışın yapıldığı, tebligatlarda ve ihale tutanaklarında herhangi bir usulsüzlüğün olmadığı, ulusal bir gazetede satış ilanının yapıldığı ve basın ilan kurumunun müzekkere cevabında Yeni Asır gazetesinin 2021 yılı temmuz ayında günlük fiili net satış ortalamasının 50.327 adet olduğu bildirilmiş olduğu, yapılan ilanın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine, ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili istinaf dilekçesinde; kıymet takdirine itiraz üzerine yapılan yargılamada mazeretleri konusunda herhangi bir karar verilmeden hüküm tesis edildiğini, bu davada mahkeme kabulünün aksine ilk bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, hatalı yargılama yapıldığı için müvekkilinin zarar uğradığını, ilanın yayınlandığı gazetenin tirajının yeterli olmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 7226 Sayılı Kanunla getirilen durma sürelerinin, İİK’nın 128/a-2. maddesinde düzenlenen 2 yıllık süreyi kapsamadığı, kıymet takdirinin icra müdürlüğünce 17.09.2019 tarihinde yapıldığı, davalı alacaklı tarafından kıymet takdirine itiraz edildiği, bu davanın yapılan yargılamasında alınan 02.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda ve 16.06.2020 tarihli ek raporda tarihli ek raporda taşınmazın değerinin 1.650.000,00 TL olarak bildirildiği, ancak bu tespitin hangi tarih esas alınarak yapıldığına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, Tire İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/118 Esas, 2020/34 Karar sayılı kararı ile de 1.650.000,00 TL değerin tespitine karar verilmekle birlikte yine kıymetin hangi tarih esas alınarak belirlendiğine yönelik tespit ve hüküm bulunmadığı, bu durumda İİK 128/a-2 maddesinde öngörülen 2 yıllık sürenin başlangıcı olarak sonradan kesinleşmesi koşulu ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı keşif tarihi olacağından ve fiili kıymet takdiri 17.09.2019 tarihi olup dava konusu ihale 14.10.2021 tarihinde yapıldığından 2 yıllık sürenin geçtiği, kamu düzeninden yapılan incelemeye göre ihalenin bu nedenle feshine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, ihalenin feshine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ile ihale alıcısı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklının temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunu, bölge adliye mahkemesinin dava dilekçesinde ileri sürülmeyen hususları re’sen dikkate alarak karar veremeyeceğini, 7226 sayılı kanunun geçici 1. maddesi uyarınca pandemi süresince yasal sürelerin durdurulduğunu, icra müdürlüğünce de söz konusu yasa maddesi uyarınca kıymet takdirinin geçerlilik süresisinin hesaplandığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ihale alıcısı temyiz dilekçesinde; 7226 sayılı yasa ile her türlü başvuru süresinin durdurulmasına karar verildiğini, yasa maddesinin açık hükmü uyarınca İİK 128/a-2 maddesi kapsamında düzenlenen 2 yıllık sürenin durma süresine tabii olmadığının kabul edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olacağını, kaldı ki borçlunun dava ve istinaf dilekçesinde bu hususu ileri sürmediğini, istinaf incelemesinde davacı tarafından ileri sürülmeyen hususların re’sen incelenmesinin hukuk aykırı olduğunu, alacaklının kıymet takdirine itirazı üzerine yapılan yargılamada 02.03.2020 tarihli, 16.06.2020 tarihli bilirkişi ek raporları alındığını, bu raporlarda taşınmazın güncel değerinin tespit edildiğini, kıymet takdiri için icra müdürlüğündeki keşif tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 134 . maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilinin ve ihale alıcısı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz eden davalı …’dan tahsiline, davalı T.C. … A.Ş.’den harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.