Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13431 E. 2023/5477 K. 28.09.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 01:50


YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13431
KARAR NO : 2023/5477
KARAR TARİHİ : 28.09.2023



...
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1613 E., 2022/2049 K.
...
...
...
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/50 E., 2021/173 K.

Taraflar arasındaki kambiyo şikayeti ve borca itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu keşideci itiraz dilekçesinde; alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız takipte, dayanak senedin ibrazı üzerine bankaca karşılıksızdır şerhi düşülmediğini, bu nedenle senedin kambiyo senedi vasfının bulunmadığını, dayanak senedin davalı alacaklı ile aralarındaki protokol gereğince teminat amacıyla verildiğini ve protokol gereğince üzerinde düşen tüm sorumlulukların yerine getirildiğini, bu nedenle borcunun bulunmadığını ileri sürerek kambiyo şikayeti ve borca itirazda bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; dayanak çekin bankaya ibraz edildiğini, çek arkasına düşülen açıklamaların hukuki değerinin bulunmadığını, şikayetçi borçlunun imzaya itirazda bulunmadığını, çeki düzenlediğini kabul ettiğini, bu nedenle teminat iddiasının dinlenemeyeceğini, şikayetçi borçlunun her türlü sorumluluğunu yerine getirdiği iddiasının borcun ifa edildiği anlamına geldiğini, dayanak çekin verilme amacının eksik işlerden kaynaklı olarak oluşan alacağın kısmi ifası olduğunu, ibraz tarihine kadar eksik işlerin tamamlanmadığını, şikayetçi borçlu ile aralarındaki sözleşmeye aykırı eksik imalat bulunduğunun mahkemece tespit edildiğini, borca itirazın İİK'nın 169/a maddesinde sayılan belgelerle ispatlanamadığını savunarak şikayetin reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından şikayetçi borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının bir adet çek olduğu, ödeme emrinin şikayetçi borçluya 20.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, başvurunun yasal süresinde yapıldığı, takibe dayanak çekin ... ... Sanayi Şubesine ait, 30.11.2020 keşide tarihli, 500.000 TL bedelli olduğu, çekin yasal süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulduğu, şikayetçi borçlunun itirazına dayanak gösterdiği, davalı alacaklı ile aralarında imzalanan "Teminat Vermeye İlişkin Protokol" başlıklı bila tarihli belgede "117-8,117-9, 117-10 ada parselde bulunan tadilat işlerin tamamlanması yapılacaktır. Bu tamamlanması istenilen işlerin yapılmasının teminatı olarak ... tarafından ...İnş. Şirketine keşideci İdeal 1 Yatırım İnş. AŞ, keşide yeri İstanbul, miktarı 500.000 TL, keşide tarihi 30.11.2020 olan ... ... Sanayi Şubesine ait çek TEMİNAT ÇEKİ olarak verilmiştir. İşbu çek yukarıda Belirtilen Tamirat-Tadilat işlerin tamamlanmaması halinde hukuki işlem yapılacaktır." düzenlemesine yer verildiği, bu haliyle anılan sözleşmede takip dayanağı çeke miktar, keşide tarihi ve muhatap banka şubesi gösterilmek suretiyle açık atıf yapıldığının görüldüğü, bu durumda takibe konu çekin, şikayetçi borçlu tarafından ibraz edilen ve varlığı davalı alacaklı tarafça açıkça inkar edilmeyen, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında düzenlendiği, sözleşmenin taraflara karşılıklı edimler yüklediği, bu haliyle çekten doğan alacağın varlığı ve miktarı ile tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile davanın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; dayanak çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edildiğini, çek arkasına düşülen açıklamaların hukuki değerinin bulunmadığını, şikayetçi borçlunun imzaya itirazda bulunmadığını, çeki düzenlediğini kabul ettiğini, bu nedenle teminat iddiasının dinlenemeyeceğini, şikayetçi borçlunun her türlü sorumluluğunu yerine getirdiği iddiasının borcun ifa edildiği anlamına geldiğini, şikayetçi borçlunun her türlü sorumluluğu yerine getirdiği iddiasının borcun ifa edildiği anlamına geldiğini, çekin veriliş amacının eksik işler nedeniyle oluşan alacağın kısmi ödemesine yönelik olduğunu, eksik işler giderilirse çek bedelinin ödenmiş sayılacağını ve şikayetçi borçluya iade edileceğini, eksik işler tamamlanmazsa çek bedelinin ödeneceğini, ikame durumun söz konusu olduğunu, ibraz tarihine kadar eksik işlerin tamamlanmadığını, şikayetçi borçlu ile aralarındaki sözleşmeye aykırı eksik imalat bulunduğunun mahkemece tespit edildiğini, borca itirazın İİK'nın 169/a maddesinde sayılan belgelerle kanıtlanmadığını, şikayetçi borçlunun imzaya itiraz etmediği gibi ifa savunmasında bulunarak borç ilişkisini ve borcun varlığını kabul etmesine karşılık mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibin çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibi olup, senet üzerinden anlaşılmayıp ayrı bir sözleşmeye dayalı teminat iddialarının İİK'nın 169. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olduğu, takip dayanağı çek üzerinde teminat kaydı bulunmadığı, borçlunun taraflar arasındaki “Teminat Vermeye İlişkin Protoko”'e dayandığı, protokolde çekle ilgi ve irtibatı sağlayan banka, miktar, keşide tarihleri ve taraflara ilişkin kayıtlar bulunduğu, bu atfın yeterli olduğu, anılan protokolde çekin tadilat işlerinin tamamlanması için teminat olarak verildiğinin açıkça yazılı olduğu, çekin takibe konulmasının tadilat ve tamirat işlerinin yapılmamasına bağlı kılındığı, çekin tahsilinin ya da iadesinin gerekip gerekmeyeceğinin şarta bağlandığı, haliyle çeke dayalı alacağın tahsilinin taraflar arasındaki sözleşme gereklerinin yerine getirilip getirmediğinin tespitini, dolayısıyla yargılamayı gerektirdiği, alacaklı dayanak çekin eksik işler nedeniyle oluşan alacağın kısmi ödemesine yönelik olduğunu savunmuş ise de, protokolde ödeme belgesi olarak verildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, protokolün açıklığı karşısında iddialarına itibar edilemeyeceği, şikayetçi borçlunun çek bedelinin ödendiği yönünde bir savunmasının bulunmadığı, borçlunun ifa savunmasının çekin düzenlenmesine ilişkin tamirat tadilat işlerinin yerine getirildiğine yönelik olup ödeme savunması değil teminat için alınan çekin bedelsiz kaldığı savunması niteliğinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; şikayetçi borçlunun imzaya itirazda bulunmadığını, çeki düzenlediğini kabul ettiğini, bu nedenle teminat iddiasının dinlenemeyeceğini, şikayetçi borçlunun her türlü sorumluluğunu yerine getirdiği iddiasının borcun ifa edildiği anlamına geldiğini, şikayetçi borçlunun her türlü sorumluluğu yerine getirdiği iddiasının borcun ifa edildiği anlamına geldiğini, çekin veriliş amacının eksik işler nedeniyle oluşan alacağın kısmi ödemesine yönelik olduğunu, eksik işler giderilirse çek bedelinin ödenmiş sayılacağını ve şikayetçi borçluya iade edileceğini, eksik işler tamamlanmazsa çek bedelinin ödeneceğini, ikame durumun söz konusu olduğunu, borca itirazın İİK'nın 169/a maddesinde sayılan belgelerle kanıtlanmadığını ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.



C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde kambiyo şikayeti ve borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 169, 169/a ve 170/a maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,


Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



...